Chronicles: Ockham's Razor - Part I
Ockham'ın usturası elindedir. Ya bileklerini kesersin ve bitersin ya da kalbini kesip atarsın ve biter.. Sonra.. Sonrasında hayat senin için yeniden başlar..
Ockham'ın usturası elindedir. Ya bileklerini kesersin ve bitersin ya da kalbini kesip atarsın ve biter.. Sonra.. Sonrasında hayat senin için yeniden başlar..
Cumartesi, Eylül 03, 2011
Kategoriler:
Yazan Çizen:
eroy
aptalca hatalar&düşününce ne için olduğunu görünce aptallığın içinde kaybolmak&sevmek&sevilmemek&ne desen boş&zayıflık&telefon ekranlarında ismi belirdiğinde aklının uçması&bilgisayar ekranlarında ismini her yerde aramak&fotoğraflarında kaybolmak&siyah beyaz bir fotoğrafına bakmak her gün&onun tek bir düşünce balonu içinde yer alamamak&her şeyini ona adamak&sevmek mi yoksa sevmeyi sevmek mi&o olmasa başka biri için de aynısını yapardım yeter ki sevse gibi saçmalıklar&yalnızlık&daha da büyüyen yalnızlık&içinden çıkamamak&saçmalamalar&nereye gittiği belli olmayan yaşam&büyüyen bir hiçlik&kaybolmak..
Pazar, Eylül 26, 2010
Kategoriler:
Yazan Çizen:
eroy
bir arkadaşın evinde geçen ilk gece gibi.. senden önce böylesi olmadı yalanına kanmak.. senin için herşeyi yaparım adamıyla senin için herşeyi yakarım kadınının sevişmek için birbirlerine duyduğu tutku. birbirine kavuşmak için sarfedilen onca çaba ve birlikte geçen gecelerin ardından birbirini görmemek için duyulan nefret. sonu olmayan bir hikaye. başka insanlar aynı hikayeler.. bir nefes ve bir shot atıp birbirimize sahip olsak ya.. sonrasını düşünmeden..
Perşembe, Ağustos 19, 2010
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy
herşeye gücünün yettiğini düşün. yapabileceklerinin sınırı yok. görkemli bir şatoda kocaman camların arkasından yemyeşil ovalara, karanlık ormanlara, derin denizlere, pervasızca gürüldeyen şelalelere, kocaman dağlara.. vs herşeye tepeden bakıyorsun. hepsinin üstünde yadsınamaz etkinle sorgulanamaz kudretinle sen var olduğunu düşünüyorsun. tek başına.. bu gücü paylaşmak hiç aklından geçer miydi? sanmıyorum.
Perşembe, Ağustos 12, 2010
Kategoriler:
Yazan Çizen:
eroy
kendi cümlelerinizi kullanarak boşlukları doldurun... tüm hayat boyu sürebileceği gerçeğini hatırlatacak kadar iyi kalpli davranıyorum.
Cuma, Ağustos 06, 2010
Kategoriler:
Yazan Çizen:
eroy
farklı olmaya çalışmayı anlıyorum. kurallardan, önyargılardan, bağımlılıklardan,.. uzak yaşama isteğini. farklı ve özgür olma isteğinin altında ergen özenti tohumlarının ve onun getirdiği ilüzyonların olmadığını da görüyorum. tüm bunlar için artık yaşlı sayılırız. 15 yaşındaki birinin hayata duyduğu nefret acınacak bir duygu gibi görünürken 10 yıl sonraki nefret korkutucu bir hal alıyor. aynı duyguların başındaki etiketler gördüğü saygıyı etkiliyor. duygunun güvenilirliği yaşanılan zamanla daha artar teorisine katılmamak elde değil. ama zamana değil sürece inanan bir insan olarak aslında geçen zamanın ötesinde tecrübe edilen olayların sayısı daha önemli aslında. içinde bulunduğun çevrenin etkisi de azımsanacak birşey değil. çevrendekilerin de aynı süreçleri tamamlamış olmaları sağlıklı duygular ve olgun fikirler üretirken yanı başından ayırmayacağın ağrı kesicilerin olacaktır. beni ilgilendiren kısmı aslında yaşlara göre duygu ve fikir üstüne aforizmalar saçmak değildi. benim derdim senle aslında. seni seviyorum, senden nefret ediyorum, senle vakit geçirmekten hoşlanıyorum, seni görmeye tahammül edemiyorum, seninle sevişiyorum, seni terkediyorum, sana kur yapıyorum, seni aldatıyorum ama seni anlıyorum.. sen asla ilk anladığın sen değilsin.
Salı, Ağustos 03, 2010
Kategoriler:
Yazan Çizen:
eroy
insanlık varolduğu sürece fahişeliğin bulunmamış olması imkansızdı zaten. benim de geceleri yol kenarında mini eteğiyle şehvete susamış pisliklere vücudunu sunan kölelerden bir farkım yok. sizin olduğunuzu sanıyorsun bence buradan sonrası tam size göre. eğer üstünüze ilahi ışık doğdu ve evet doğru söylüyor diye aydınlandıysanız aynı fikirdeki insanlarız ve bence güzel olanlarınızla güzel bir gece geçirmek evrimin ilerleyerek devam etmesi açısından hayati önem taşıyor. fahişeler diyorduk değil mi konudan sapmışım gibi geldi..
öncelikle giydiğimiz kıyafetlerden başlarsak ki şekilci bir insan olarak benim için ideal bir başlangıç noktası. tamamen kendimiz dışında kalanlara nelere sahip olduğumuzu göstermek için ilk adım. "başkasının ne düşündüğü beni ilgilendirmez. ben ne yapıyorsam kendim için yapıyorum" diyen yalancıların ağzı biber sürdükten sonra devam edebiliriz. parfüm, cep telefonu, özentiler ya da bir hayat tarzı olarak benimseyenler için sigara gibi aksesuarlar çoktan raflarda yerini aldı bile. ayrıca fahişeliği sadece bir bayan mesleği olarak gören ve muhteşem buluş sadece kendilerininmiş gibi üstlerine alıp sonra da bundan alınan kadınlara da kızıyorum. sadece tek bir tarafa ait olmak için fazla mükemmel bir meslek!
aslında bunun çıkış noktasına gelirsek, işten başlayabiliriz. okuduğumuz okullar, katıldığımız faaliyetler, sertifikalar, projeler, yabancı diller, bilgisayar programlarını kullanabilme yetenekleri vs. hepsini kağıda döküp bak ben nasıl da müthişim diye reklam veriyoruz her yere. bir fahişenin vücut ölçülerini, bildiği pozisyonları ve bugüne kadar yattığı önemli şahsiyetleri yazması da aynı cv gibi olmaz mı? bence bu şekilde işleri büyütebilir ve sınıf da atlayabilir. kurumsal bir şirkette iş bulmak gibi.. o zaman daha pahalı elbiseler, telefonlar alabilir hatta kendi evine ve arabasına da sahip olamaz mı? aklıma yatmadı değil aslında. müthiş bir marketing olayı. çığır açacak cinsten. küçük işletmeler için büyük çözümler üretiyoruz..
şimdi hepsini bir kenara bırakalım. müthiş bir teklifle sana geliyorum. bana günde en az 9 saatini ayırmanı istiyorum. öğlen yemek veriyorum. arada istersen sigara içmek için dışarı da çıkabilirsin ama çok uzun süre kalmamak şartıyla yoksa kızarım. verdiğim her işi yapmanı istiyorum ki bunlar sana daha önceden teklifimin içerisinde geçmeyen şeyler olabilir. merak etme sabahtan akşama sevişelim demiyorum çokça telefonla konuşmak, bilgisayar başında saatler geçirmek, krizlere çözüm getirmek gibi basit şeyler istiyorum. (bunları okuduktan sonra en iyisinin sevişmek olduğunu kabul ettiğini duyar gibi oluyorum) yanıma gelirken kendine özen göstermeni, güzel kıyafetler giymeni, benim yanımdayken senden üstün olduğumu kabullenen bir konuşma biçimi takınmanı ve söylediğim hiçbirşeye itiraz etmeden itaat etmeni istiyorum. (sevişmek istiyorum! dediğini mi duydum yoksa bana mı öyle geldi..) tabii bazı günler bu süre uzayacak, sabahlara kadar dediklerimi yapmak zorunda kalabilirsin. yemeğin dışında sana verdiğim başak bir güzel hediye de evine bırakmak olabilir. hatta hastalanırsan filan hastane masraflarını da vericem merak etme. çok makul davrandığımın farkındayım. şantiyelere, karlı dağlara, soğuktan donacağım ve sıcaktan kavrulacağın yerlere de yollayacağım üzülme. (sevişmek isteyen erkekler başka bir bloga gitmeli çünkü gay'lerden ve transeksüellerden feci korkan bir insanım) ha tabii bunların sonunda giderken cebine harçlık da koyacağım merak etme. hiçbirşeye yetmez muhetemelen ama hiç yoktan iyidir.
yukarıdaki paragrafta adı geçmeyen kişi ve kuruluşlar tamamen gerçek olup hiçbiriniz asla kabul etmeyeceği teklifleri sunuyorlar değil mi? ama biz buna iş diyoruz ve her zaman daha iyisi için kendimizi parçalıyoruz. zevk için okuyan kaç kişi varız lütfen..
kendimizi pazarlamaya çalıştığımız müşterilerimiz olan işverenlerimiz de sonra bizi kullanarak başka müşterilerine kendini pazarlayan cansız birer fahişeler. şişme bebekler gibi..
saygı duyuyorum fahişeliğe.. tüm hayatımız boyunca fahişelik yapıyoruz ve bunu kendimize itiraf edemiyoruz. müthiş sosyal cesaretlerimiz nerede?.. açık konuşan ve ne yaptığını saklamayan insanları seviyorum. (gay'ler ve transeksüeller hariç üzgünüm gerçekten feci korkuyorum)
üstün fahişelik yeteneklerime başvuruyorum şimdi. yazdıklarımla kendime yeni bedenler bulmaya çalışyorum.. sabah ise tamamen yeni bir yol kenarı bulup şişme bebeklere kendimi pazarlamak için ayrılıyorum. aslında hiç düşünmek istemiyordum ama fahişeliğin en güzel yanlarından biri de esnek çalışma ortamları olsa gerek.
kendimi keşfederken aslında herkesi anlıyorum. bulunmaması imkansızdı. yol kenarına çıkmadan önce hepimizin güzel birer uyku çekmesi ve sabaha hazır olması şart. iyi geceler.. iyi şanslar...
Perşembe, Temmuz 29, 2010
Kategoriler:
Yazan Çizen:
eroy
her yüzün düştüğü anda ortaya çıkıp teselli etmeyi sadece dostça duygulara vermeyeceğimi sen de biliyordun. beraber içtiğimiz ders arası kahvelerde ve gece yarısı içkilerinde sadece istediğinin benim mutluluğum olduğunu söylerken bunu beraber yaşamak istediğini biliyordum. istersen.. aslında ben istiyorum çok ama.. eğer bir şansımız olsa bunun için şu an hayır diyeceğim hiçbir şey yok.. değiştirebileceğim de..
Cuma, Temmuz 16, 2010
Kategoriler:
Yazan Çizen:
eroy
tüm şarabı dudaklarından içmişken, sigara dumanı dudaklarından nefesime karışırken, öperken kalbimi bile yerinden çıkaracak kadar bedenimi baştan çıkarırken aynı dudaklardan dökülen nefret ve sonu ünlemlerle dolu cümleleri duymak mı hayatın garip yanı yoksa aynı şeyleri tekrar tekrar farklı isimlerde görmek mi? ama yine de dur gitme rujunu düşürdün diye peşinden koşarken pervasız cümleler nasıl oluyor da yerini hiç birşey söylenmemiş gibi ilk anki güzelliklere bırakıyor. sanki herşey kısır bir döngü gibi. anlatılan olaylar gerçek kişiler yalan. aslında kocaman bir yalandan ibaret hepsi. birbirimizden saklıyoruz sevişmelerimizi. isteklerimizi sakladığımız süslü cümleleri kullanıyoruz duvarlarımızı aşmak için.
Cuma, Temmuz 02, 2010
Kategoriler:
Yazan Çizen:
eroy
tam olarak şöyle gibi sanırım. kulak dolusu müziğe eşlik ederken sanki sen söylüyormuşsun gibi gelir. taa ki müzik kesildiğinde herşeyin bir hayalden farksız olduğunu anlarsın. mükemmel sandığın kendinin ne olduğunu tam olarak duyarsın. duyduğun tam olarak sensindir. ama birkaç saniye önce çevrendeki seslerin seni kendine olmadığın biri gibi gösterdiğini farkedebilir miydin. kalabalığın seni eller üstünde taşırken hissettiklerini, verdiğin kararları taşıyan biriyken de verebilir misin? müzik sustu, kalabalık dağıldı ve gece bitti.. konser sonrası boş alanda sadece o kocaman boşluk kaldı.
Salı, Haziran 29, 2010
Kategoriler:
The Greatest Hits.
Yazan Çizen:
eroy