bir arkadaşın evinde geçen ilk gece gibi.. senden önce böylesi olmadı yalanına kanmak.. senin için herşeyi yaparım adamıyla senin için herşeyi yakarım kadınının sevişmek için birbirlerine duyduğu tutku. birbirine kavuşmak için sarfedilen onca çaba ve birlikte geçen gecelerin ardından birbirini görmemek için duyulan nefret. sonu olmayan bir hikaye. başka insanlar aynı hikayeler.. bir nefes ve bir shot atıp birbirimize sahip olsak ya.. sonrasını düşünmeden..
Perşembe, Ağustos 19, 2010
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy
her canım sıkıldığında ortaya çıkıp beni teselli etmek istemeni sadece dostça duygulara vermeyeceğimi sen de biliyordun. beraber içtiğimiz ders arası kahvelerde ve gece yarısı içkilerinde sadece istediğinin benim mutluluğum olduğunu söylerken bunu beraber yaşamak istediğini biliyordum. istersen.. aslında ben istiyorum çok ama.. eğer bir şansımız olsa bunun için şu an herşeye hazırım, veremeyeceğim, hayır diyeceğim hiçbirşey yok.. içki ve sigaranın kokusu parfümünün bastıramamıştı. o güzellik ancak böyle kokardı zaten. sıcak yaz günlerinde gece gelen hoş serinlikle beraber dışarıda dolaşmak ayrı bir güzeldi. bir anlık istekle bir apartman girişine sıkıştırıp da kulağıma fısıldamak içinden geçenleri yansıtıyordu belki de. kim hayır diyebilirdi ki buna? istediğimiz buydu belki de. beraber geçirdiğimiz onca zaman aslında apayrı birkaç saati yaşamak içindi. içimden geçenleri bilmiyordun diyemem. anlattığım halde anlamak istemiyordun belki de. aradan uzun zaman geçti uzak kaldık, görüşmedik, istemedik görmeyi birbirimizi. birkaç göz göze gelmenin ardından gözlerimiz birbirimizi aramadı bile. zaman yolculuğu filmlerindeki gibi yavaş yavaş ortadan kayboldu silüetlerimiz.. o zamana benzeyen fotoğraflar var bize ait olmayan..

Cumartesi, Nisan 18, 2009
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy

Uzun zaman önceydi. Kapının açılışından bile birşeyleri olması gerektiği gibi olmadığı belliydi. Hissetmiştim sanki. Karanlığı yaran merdiven ışığıyla beraber gölgem kocaman görünüyordu. İçerisi soğuk ve garip bir şekilde karanlıktı. Nesi garip olabilirdi ki? Ama garipti işte. "Lütfen ışığı yakma.." bu garip karanlığın içinden gelen ağlamayı yeni bitirmiş, boğazındaki düğümün henüz çözülemediği anlatan bir ses geldi. Kapının kapanmasıyla tekrar karanlık heryere egemen oldu. Ona karşı koyan tekşey sigaranın ucunda her nefeste biraz olsun parıldamaya çalışan küllerdi. Fazlasıyla ıslanmış üstümü çıkarırken bunlar bittikten sonra yüzleşmemiz gereken şeylerin ne olabileceğini düşünüyordum. Geçtiğimiz birkaç günü düşündüm. Bir saniye bile sürmedi belki ama yıllarca düşünsem bulamazdım aklıma gelenleri. Yanına doğru ilerlerken, cezasının açıklanacağı anı bekleyen bir mahkum gibi bir bekleyişte olduğumu hissettim. Sorun neydi? Ne olacaktı?.. Karşısında durup bir sigara yakıp oturdum. Kadehinin yarısına kadar içtiği şarabı uzatıp al bak bizim içindi bu son kadeh. Konuşmamız gerek..
Cumartesi, Kasım 01, 2008
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy
Başlangıç sanki sonmuş gibiydi ama her ikisinde de garip bir heyecan vardı. Hissediyorum evet.. Damarlarımızdaki alkolden daha fazla sarhoş etmişti bizi heyecan. Renksizliğe boğulmaya başlamadan önceydi. Soğuk bir gün gibiydi, hava sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlıydı.
Çarşamba, Mart 26, 2008
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy
Merhaba, arkandan gelen bu sesin ben olduğuma inanması biraz zor oldu. Eray'ın sesini unutmuş olması doğaldı. Ama hala yüzünü tanıyordu. Hem de burda görmek ayrı bir şaşkınlık yaratmıştı. Merhaba, nasılsın, nasıl gidiyor, ne yapayım işte çift lisans koşturmaca, gelecek yıl güzde bitiyor, daha staj filan uzun zaman, hıhım.. yüksek yapıcam ama daha nerde olduğuna karar vermedim, ee.. daha daha,... vs. hiçbir anlam taşımayan içi boş cümleler, zoraki nezaket belki de biraz, sonuçta ne durumda olduğunu gidip anlatacak, hehe.. hiç değişmemiş diyecek.. gibi uzayıp gidiyor işte.
Keşke birşey olsa da şunu giderse, ne bir ilaç, ne bir insan, ne bir duygunun yapamadığını yapsa. Birbirimizi dinliyor muyuz gerçekten konuşurken... hıhım.. derse gitmem gerek. Görüşürüz... Bir daha nerde göreceksek artık. Gördüğün gibi. Beni merak etme ben iyiyim anne diyen çocuk kadar yalancı görünüş..
Çarşamba, Mart 26, 2008
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy
Şimdi geriye dönüp baktığımda daha rahat görüyorum yaşanan herşeyi. Şu anda baktığımda da yaşanabilecek herşeyi. Geleceğe kadar gördüklerimin hepsi birer rüya gibi kehanet belki de öngürü daha bilimsel olarak konuşmak gerekirse ki fiziğe olan aşkım beni böyle konuşmaya itiyor. İki gündür zor nefes alıyorum ve 2 haftadır da çok kilo aldım ki 5 kiloya ulaştı ne oldu bilmiyorum kendimi bıraktım sanırım. Rejenerasyona ihtiyacım var ve buna başladım şimdi. Nereye gideceğine karar vermeden önce nereden geldiğine bakmalı.
Geçmişe her bakışımda keşkeler birçok cümlenin başında yer etmiş, sonu yalvaran kelimelere mahkum olmuş cümleler geçmişi anlatan hikayenin neredeyse tamamını oluşturmuş. Şimdi düşünüyorum da hala o hikayeyi seviyorum. Birçok kez tekrar etmeme rağmen hala güzel hala birşeyleri farkediyorum nasıl da görememişim dediğim. Geçmiş bir film gibi belki de hikaye gibi değil gözümün önünden geçiyor her seferinde bir başka kesilmiş sahne eklenmiş bir şekilde o yüzden her izleyişimde yeni sahneler. Oyuncuların aynı olması kaçınılmaz, kesilmiş sahneler...
Herşeyin harika olduğunu sandığım dünyamda aslında hiçbirşey göründüğü gibi değilmiş. Hani şimdi tanrıya inanıyorsun da öldüğünde bir bakıyorsun tanrı yok.. Hiç tanrıya inanmıyorsun hayatın boyunca ama gözlerini son kez kapatıp açtığında ben buradaydım bak diye karşında duruyor olduğunu görmek gibi...
İki bölüm okumak, birçok projede yer almak, sorumlulukların altına korkmadan girmek, ne biliyim aklına esti diye tur organizatörlüğüne girişmek, içmeye gitmek, her şeye el atmak, yeni insanlar tanımak,.. ama tüm bu koşuşturmacanın içinde hala tatminsizlik ve keşke demek.. Ben yaşamıyorum. Burada sadece zaman öldürüyorum. Evet bunu farkettim sadece bunu da yaptım demek için herşeyin peşinde koşup sadece zaman öldürmek. Ama daha da fazlasını yapabileceğini bilerek..
Bu yazdığım geçmiş geleceği mühürlüyor. Yaşanabileceklerin önüne set çekiyor. Mesih'i beklemekten başka yapacak birşey yok. Şimdilik...
Pazar, Kasım 11, 2007
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy
Sanki herşey bugün başlamış da dün bitmiş gibi. O kadar uzun süre geçmiş ki üzerinden artık hiç unutmayacağım kadar kazınmış. Hala acıyor. Sanki beş dakika önce elime batmış bir diken kadar taze o kadar az zaman geçmiş gibi üstünden.
Herşey bu gece yeniden başlarken, gelecek şekillenirken ve her kelimesini kendim yazdığım kader dediğimiz kitapta tam da çizgisiz kağıda kelimeleri dümdüz ve okunaklı yazarken, sadece hüzünlü cümlelerde adın geçiyor. Bazı harflerin mürekkebi üstüne damlayan gözyaşlarından dağılmış. Kötü duruyor. O sendin... Senden önceydi ama biranda o, sen oluverdin.
İrademe karşı neden bu kadar zayıfım? Yüzmekten yorulunca suyun insanı içine çekmesi gibi. Yine içine çekiyor beni. Dibi görünmeyen kapkaranlık bir denizde tek başına... Seçimlerinden pişman olmamam gerektiğini kendime kabul ettireli epey oluyor.
Ben, bu gece hiç olmadığı kadar sana sarılmak isterken. Karanlıkta, seni sadece dokunarak görmeyi bu kadar isterken. Bu gece ama sadece bir gece daha. Sen nerdesin?...
Perşembe, Kasım 01, 2007
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy
hergün aynı zamanda uyanıyoruz. birbirinden iki dakika uzaklıkta istasyonda bekliyoruz. ve sanki hergün daha da açılan aramıza, unutulan anılarımıza biraz daha birşeyler eklercesine ayrı yönlere gidiyoruz. biliyor musun ben her sabah o iki dakikalık mesafede senin bekliyor olabileceğini düşünüyorum. havalar soğuk olduğunda boynundaki atkını veya takmaktan hoşlanmadığın bereni düşünüyorum. tekrar soğuktan buz kesmiş ellerimizi karşılaştırıp bak hangimizin eli daha küçük demek isterdim daha sadece senin beni sevdiğin dönemlerden kalan bir anıyı tekrar hatırlayıp şu an benim sana aşık olduğum senin benden nefret ettiğin zamanları yaşarken. roller nasıl da değişti değil mi nasıl da acımasız herşey.
o iki dakikalık mesafenin sonundaki istasyondan her geçişimde kapılar açıldığında kafamı dışarı uzatır seni ararım. göremeyeceğimi biliyorum. asıl beni korkutan seni görmek. evet. seni görmekten o kadar çok korkuyorum ki.. ama gözlerim her an seni arıyor en büyük korkusuyla yüzleşmeye çalışan küçük bir çocuğun yatağının altında canavar olup olmadığına bakarken hissettiği heyecanı yaşıyor her an. ben bununla tekrar yüzleşmek için o kadar çok dilekte bulundum ki. gittiğim her kör kuyuya, her güzel havuza bir metal para attım. ve şimdi onlar sadece diğer umutsuz dileklerin yanında suyun dibinde yatıyor. herkesin umutsuz dilekleri birbirine bakıp kendinlerine benzeyen başkalarını da görüp umutsuzca zamanı yaşıyorlar. sonra kapı kapanıyor yine de hızla yanında geçtiğimiz insan silüetlerinde seni arıyorum. keşke o hayaletlerin arasında bir kez görsem. ya da hiç olmayacağını artık anlasam...
bazen geceleri o istasyondan geçerken seni arıyorum. açılmayan bir telefon ve ardı ardına gelen o çalma sesleri.. her ses bir sonraki lütfen gelmesin diye yalvarıyor gibi. bir an önce biz kesilelim artık sadece kelimeler olsun. ama olmuyor. son ses de artık istasyona trenin gelmeyeceğini söyleyen o yaşlı tren görevlileri gibi hüzünlü ve umutsuzca orada bekleyen insana gerçeği tekrar hatırlatıyor. sonraki iki dakika boyunca ağlıyorum. o istasyondan tekrar geçerken bir daha başlayacak olan o hüznü kendi evimin önündekine geldiğimde unutmaya çalışıyorum.
neden böyle, nasıl bu kadar çok, ne yaptığımın farkında mıyım, nereye kadar sürer, nasıl biter ya da keşke nasıl başlar bilmiyorum ama ben seni hala seviyorum...
Pazartesi, Ekim 22, 2007
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy
derin bir nefes ver... sonra bir nefes daha.. bazen insanın eli titrer, gözleri yaşarır, boğazı düğümlenir ne hissedeceğini bilemez. kendisini herşeyden herkesten uzak hisseder hiçbirşeyden tat alamaz, gözleri dolduğundan dünyayı farklı görür artık. herşey, herkes, heryer buğuludur, silüetler geçer, kendi düşüncelerinin sesinde boğulduğundan hiç kimseyi duyamaz. tüm algıları kapanır, sadece duygular kaplar heryeri dayanılmaz bir kötülük herşeyin üstüne çökmüş, kendisinin üstüne çökmüş. bırakmıyor.. lanetliyorsun bu kötülüğü her seferinde ama sanki bundan güç alıyormuşçasına daha da üstüne çöküyor. nefret ve aşk sanki birbirinden farkı yok ikisi bir olmuş üstüne geliyor. aşk daha önce gözüne göründüğü o pembelikten, o tatlı kokusundan, tadından, seni okşayışından uzak, geçmişteki her öpücüğün dudaklarında bıraktığı o tat artık yüzüne tokat gibi geliyor. acıtıyor. hiç bitmeyen bu acıların içinde daha ne kadar dayanabilirsin? neden diğer insanlardan kaçıyor sana uzanan ellere, açılan kalplere uzak duruyorsun? bu ürkeklik, bu korkuneden? ne kadar daha buna katlanabilir ne kadar daha bekleyebilirsin? aslında beklemek değil de asla gelmeyeceğini bilmek seni sıkan, ağlatan, hayattan koparan. aslında o kadar da çok sevmediğini biliyorsun kendin de. ama... ama işte...
Cuma, Ekim 05, 2007
Kategoriler:
Deleted Scenes.
Yazan Çizen:
eroy