Benim Ben No.6

powerpuff girls'ü seven, tanıyan, isimlerini ezbere sayan kız, benim gözümde etrafında ışık halesiyle görünür. taparım ben. istese hemen evlenirim bile. ama kek yapabiliyor olması şartı da var tabii ki. bi de birşey daha vardı çok olmasını istediğim ama onu unuttum bi türlü hatırlayamıyorum. onu hatırlayana kadar da kimseyle evlenmeyeceğim. hayatımın, rüyalarımın kızı olup olmadığını nasıl bilebilirim yoksa. değil mi? değil aslında ama öyle diyelim.

hayata dair birçok fikir verebilirim. aforizmalarla aklınızı karıştırıp sonrasında "sen delisin be!" demenize sebep olabileceğim gibi "eroy ben sana aşık oldum galiba" demenize de sebep olabilirim ama en kötüsü cevapsız bırakılan aramalarım. ben senden hoşlanmıyorum bebeğim bi dahaki sefere demek bu kadar zor olmamalı. her kızla sevgili olunmaz ki canım ;)

eskiden çok yaptığınız, artık yapmaz olduğunuz ve yaptığınız günleri özlediğiniz 3 şey nedir? çok merak ediyorum. yorum yazmaktan çekiniyorsanız bana mail de atabilirsiniz. bozkurteray@gmail.com beni merakta komayın. kimseye söylemiycem söz. isimsiz olarak yayınlıycam. istatistik çalışması.

bir kız eğer her kızdığında sevgilisini tırnaklarsa tabii ki evde kalır. erkekler hakkında konuşmuyorum. ne bileyim sevmiyorum erkekleri. rakip gibi görüyorum ;p beş tane sıkı dostum olsun geri kalan tüm erkekleri dünyadan silebiliriz ki rekabet etmeyi sevmeme rağmen üşenmekten zor nefes alıyorum bile denebilir bazen. ben çünkü amazon ülkesine kral olmak istiyorum. tek eşli yaşarım ben orda (kimi kandırıyorum ben de bilmiyorum ;p)

- eroy, yeni gördüm bunu feysbukta arkadaş atmış "sevdim de ne oldu efes pilsen zengin oldu" diye bi grup varmış hihi.. komik geldi bana
- ben de seni seviyorum.

kitap yazıyorum ben. bunu dedim mi bilmiyorum. çok acayip, hiç bilmediğim bir konuda. ilk defa mühendis gibi çalışmak zorundayım ki bunun düşüncesi bile beni yoruyor şu an. beni para kazanmak bırakan tüm herkese teşekkürlerimi sunuyorum. ne güzel evde oturucaktım ben.

Live 4 it! blogunu ne kadar geniş kitlelere yayarsanız beni o kadar mutlu edersiniz. evden çıkamayağım sabahlara kadar çalışacağım günlerde bana arkadaşlık edersiniz.

kahve içmeye çıkarım canım dışarı o kadar da değil.

Küba'ya yerleştiğimde çok güzel olacak herşey. bigün bu olacak hayaliyle yaşamak güzel :) ufak bir elektrikçi açıp dükkan önünde tüm gün kocaman bir puro ve esnaf arkadaşlarla tavla başında sohbet ederek yaşlanıcam ben..

Live 4 it! Haftanın Klibi



kişiliğinin ister istemez bir parçası olmuş bir şekilde paketten çıkartılan sigaranın yine eski günlerden kalan bir çakmakla ateşe verilmesi sanki bir ayin gibi bu anlarda. herşey değişir evet. bu da değişecektir birgün. çok fazla felsefeye girmeye de gerek yok çünkü ne sarhoşum ne de birini etkilemeye çalışıyorum şu an. olabildiğince basit olsun herşey. o zaman daha kolay oluyor değişim. daha acısız. eğlenceli kısmı da yok değil aslında.

özcan deniz kısmını atalım çünkü hayatta sevmediğim bi milyon şeyin ilk sıralarında geliyor. sebebini bilmiyorum ama öyle. ama pamela.. bitmeyen bir sevgim var ona karşı. ilk kez ankara'da biryerde çıktığı için ben hep ankaralı diye hatırlıyorum (ki değil ama benim için öyle banane, sanane ve en nihayetinde hepimizene). boş yere ağlama kalbini bağlama ankara kızlarına mı desem kendi kendime. ki ankarayı severim. tekrardan kalbim atar şekilde gidecek miyim acaba birgün..

Pamela-Fuat (Özcan Deniz'i saymıyorum bile çünkü ilk dinlediğimde onun da olacağını yeminle bilmiyordum.neyse) - Herşey Değişir ile bizlerle. Aslında ben bu şarkıyı ilk dinlediğimde 19 Temmuz'u kutluyordum. Çok ilginç birgün gerçekten.

Rock'n Coke'a gidişimi ilk planlarkenki benle o gün orda duran ben değişmişti. Yanımızda olacaklarla o gün olanlar da değişmişti tabii ki. O günü nasıl kutlayacaktık ki nasıl geçirdik herşey değişmişti. Bu şarkıyı ilk kez dinlerken orada olan eroy olmak istemezdiniz eminim ama çarklar dönüp beni buna getirmişti. Tanrım benimle böyle oynuyorsun ya elbet birgün ölücem o zaman hesaplaşacağız :) konuşmamızı tüm eski sevgililerimle görüşmekten bile daha çok iple çekiyorum. Aslında o ana bakınca bana tokat gibi ders veriyorsun ya ben anlamak istemiyorum. Ben yüce bir varlık değilim, bilgeliğimin, yeteneklerimin sınırları var.

Birkez daha tebrik ediyorum ki ders güzeldi. O an çalan müzik, yanımda arkadaşlarımızın sevgili olalım diye buluşturduğun kız, aslında bu konuda biraz hayalkırıklığına uğradım ama neyse beni en çok etkileyen kadın pamela ordaydı ya vereceği her ders güzeldi. Hayal değil mi mutlu olmak? Hadi canım sen de.. Ona bir şans tanıyınca. Hayat mutluluğu herkese verir. 3 öğün yemek 5 öğün dayak gibi bir rutinle bazen.

Ben aslında burada duymuştum (Bulduğum en güzel görüntü bu ne yazık ki HD yayına geçemedim henüz. Neyse en azından biri televizyondan da olsa çekmiş sağolsun varolsun. Bir de özcan yok orda dikkatinizi çekerim tekrar ;p).

Çalan müzikle kendimi pamelaya adama hissi, hiç tanımadığım biriyle elele tutuşup aralarından geçtiğimiz insanların arasından tüm engelleri aşıp durduğum güzel yerde müzikle mutlu olmak, kimse ile sonrasının olmasını istemediğini anlamak, hepimize yeter mutluluk. Benim için hayaldi ama. Benim elinden tutup omzumda konseri izlemek istediğim insan pamela'nın diyarlarında uzaklardaydı.

Ben hala o andan almam gereken dersi almadığım için telefona sarılmadım değil. Şarkı sözlerini anlamamışım hala. Gerçi herşeyi bir kenara bırakırsam güzel birgündü sadece aşk hayatı adına kötü birgün. Yoksa eğlenmek dersen her anın tadını çıkarıyorum ben hala :) Linkinpark'ı görmek güzeldi ama ben Cartel için gittim :)

Basit basit basit.. Aklımı başıma alıcam söz. Benim henüz tanışmadığım bir sevgilim var oralarda bir yerlerde şu an. Hadi gidelim mutluluğa.. Ya da lütfen sen gel ben burdayım söz :)

Tatlı sözleriyle mutlu olun. Ben her sözün farkındayım ve söylüyorum içten içe. Hepsini okuyan herkese söylüyorum aslında. Ben yazarken farkında olduğum hayat derslerini düşünürken size iyi bir hafta diliyorum. Yarın görüşürüz.. (Bu kez söz ;) ).

Live 4 it! Haftanın Klibi


Live 4 it! Haftanın Klibi'nde The Cardigans - My Favourite Game ile bizlerle.. Uzun bir aranın ardından aralıksız bir Live 4 it!...

Yarışı da geride bıraktıktan sonra tekrar eve döndüm ve sonunda birkaç günü yalnız geçirme fırsatım oldu. Bunu da insanların arasına karışıp, birazını da uyumakla geçirdim. Herşeye yeniden yeniden ve yine yeniden başlamak için güzel bir zaman.

Bir kez daha en sevdiğim şeyde başarısız olmak mı yoksa bundan aldığım zevkle vakit geçirirken aklımın başıma dank! diye çarpması mı bilmiyorum. Ama şimdi iyiyim :) çok güzel bir hayatım var ve mutsuzum ama iyiyim. Güzel çünkü.

Her seferinde yeniden başlamaya pek alışkınken şimdi biraz daha farklı kuralların geçerliliğinde gidiyor herşey. Ne aradığımı neyi istediğimi biliyorum. Sağa sola çarpa çarpa gittiğim yolların hepsinin sonunda biryerlere tosladım. Kaybetmek mi hoşuma gidiyor yoksa ya kazanırsam ümidi ile körükörüne koşmak mı tartışılır. Ama yaptıklarımın çok azı bir yerlere varırken ben hala bir yerlere toslamamışım gibi yoluma devam ediyorum. Kaybettikçe daha da güçlenip, çarptıkça daha da hızlanıyorum. Daha da kendimi kaybedip, kendimi daha iyi tanıyorum. Hepsinin sonunda ise ben bundan zevk alıyorum. Şimdi bunu nasıl kullanacağımı biliyorum. Yeni kartlarımla yeni bir oyun. Hehehe :) cidden pis bir gülümseme ile hayatın zevkini çıkarıyorum. Ama mutsuzum. Eksiğim çünkü. Sevişmekten mutlu olmamak gibi. Eureka! Kendimi buluyorum bazen.

Ne olursa olsun sonunda bunu yapacak gücü buluyorsun. Pardon.. Sen bulamazsın ben sana nasıl bulacağını gösterdim aslında. Belki bulabilirsin. Bilmiyorum. Pek de umursamıyorum. Umursadıkça daha da acınıyorum. Ne diyeceğim hakkında bi fikrim yok. Böyle durumlarda en güzeli aklına gelen herşeyi söylemek aslında sonradan pişmanlıkla söylediklerini açıklamak daha zevkli. Başta düşünerek geçireceğim süreyi sonra kendimi açıklayıp olanları düzeltmeye çalışmakla geçirmek daha maceralı oluyor. O yüzden kaybediyorum ya. Bu yüzden zevk alıyorum kendimden. Yine kendimi kaybedip sonra bulunca mutlu oluyorum. Dayanılmaz zevkli bir kısır döngüde yaşamak mutlu ediyor kısa kısa. Ne yapacağımı biliyorum ben. Büyüdüm de geldim yeniden. Her yıl bu zamanlarda büyüyüp, geri kalan zamanı kendimi yiyip bitirmeye adadım.

Küba'ya gitmeden önce yapacağım son şey olan çölü arabayla gidip motorsikletle dönmek. Burdaki gibi sıcak başıma vurmazsa kendimi kaybetmezsem geri kalan zamanımı mutlu geçireceğim gibi bir his var ama bakalım. Yarın görüşürüz..

Live 4 it! Haftanın Klibi


Herşey birbirine girdi. geceler gündüzler. zamandan bağımsız biryerde yaşıyorum. ayak uydurmak güç aslında. şimdi yarış zamanı. bugün izmir'e gidiyorum. haftaya pazar günkü finale kadar izmir'de 3 yıldır peşinde takıldığım arabaların arasında en büyük eğlencemin içine dalıyorum. haftalar oldu herşey birbirine karışalı. şimdi yarışmak istiyorum. uzun zamandır bunu istiyorum. her seferinde de devam edecek.. görüşeceğiz.. seviyorum herkesi aslında göründüğüm kadar uzak değilim.

Beni Benden Alanlar No.4

bi kere sadece küçük harflerle yazmak beni o kadar mutlu ediyor ki sanki sevgilimle, arkadaşımla konuşuyormuşçasına samimi geliyor. her cümlenin ilk harfi büyük yazılır, özel isimlere de aynı ayrıcalığı hatta bu da yetmiyormuş gibi kesme işareti hizmetini sunuyorsun yok canım daha neler artık bi yerden sonra. ne kadar özel bir isim olabilir ki bu kadar hizmet görsün. bir de tabii noktalıvirgül var ki.. ya anlatmak istiyorum ama başıma ağrılar girer gibi oluyor. o benden benden ondan uzak duruyoruz. kötü ayrılmış bir çift gibiyiz. bi de ayrılığın iyisi kötüsü olmaz ki.

gecenin en sessiz anında yatağa giriyorum ya işte o sessizlikte mutlu oluyorum. gün bitmiş oluyor. bir sonraki güne sayılı saatler kala ben bir öncekini düşünüyorum bugün ne yaptım diye. hep birşeyler eksik gibi yetmemiş zaman da kalmış öylece. değiştiremeyeceğimiz geçmiş üstüne ne diye düşünüyorsam artık. ama ders almak önemli aslında da işime gelmiyor. yorulmak çok yorucu ve zahmetli değil mi.

en ufak birşeyi yapmış olmak ne biliyim. yolda bi böceğin üstüne başarılı bir basış olabilir, tabağı kırmadan bir rafa koyabilmiş olmak olabilir, en sevdiğim grubu veyahut şarkıcıyı dinlemiş olmak olabilir, dışarıda güzel bir gece,.. vs. bi sürü şey önemli olan yapmak istediğimi yapmış olmak beni ne kadar mutlu ediyor anlatamam. kalsın böyle olduğunu bilin yeter.

bir karar vermeden önce, birşeyi düşündükten sonra ya da canım istediğinde ama gerçekten canım istediğinde yakılan bir sigara ömrüme ömür katıyor sanki.

sırf güzel bir kalemim oldu diye artık daha sorumluluk sahibi bir insan oldum sanki birden. 2 gündür kendimi aştım. bi kalem lan alt tarafı. ama hiç düşünmediğim zamanda, sevdiğim bir arkadaşımdan beklenmedik bir hediye, uzak çok uzak bir galaksiden gelen alt tarafı bir kalem. düşünüldüğümü bilmek mutlu etti sanırım. zaten beni seven kaç kişi kaldı ki diye düşünürken.

oturduğum yerden çöp kutusuna soktuğum her başarılı atış benim için dünya hakimiyeti kadar önemli birşey aslında.

her yıl 19 temmuz benim için önemli birgün. fenerbahçeliler günü olmasının dışında. çok şey yaşanıyor o gün. yarın yeni bir 19 temmuz..

Live 4 it! Haftanın Klibi



Öncelikle felsefemiz "bugüne kadar yaptığımız herşey yanlıştı." olmalı. geçen haftanın üstüne artık güzel olacak. Kalıp neler olacağını görmek daha eğlenceli olacak. Son zamanların en eğlenceli haftası geçti aslında. Görmem gereken herşeyi gördüm. Filmin hareketli müzik eşliğindeki güzel bölümleri başlıyor. Asla bitmeyen aynı eski hikayelerden başka birşey. Ya ben herkesten farklıysam? Denemeye değecek...

haftanın klibi

tek başına evde kalmak çok tanıdık bir duygu değill kendi evimin dışında kaldığım zaman ya arkadaşlarım ya da sevgilim beni yalnız bırakmazzdı geceleri. karanlıpktan korkan bir çocuk gibi şefkate ihtiyaçc duyduğuma inanıp göğsüme yaslanırdı. ki şua nfarkettim konudan çok uzaklaşmışım. tam da bana göre birşey zaten bu. onun orda olması beni nasıl hisseettirdiğin,i bilirdi. yine uzaklaştım. yalpalayarak yürüyen birinninm yarım yamalak yazması da beklentirleri karşılar nitelikte birşey. bir hafta yalnızım. yaşasın ki bu hissi seviyorum. herşey i seviyorum. aslında herşeyden herkesten nefret ediyorum ama o kadar çok seviyorum ki. satırlar ve sütunlar yetmezmiş gibi sanki. tüm sevdiğim kadınlarla aynı evde yaşsam da hiç ayrılmasam ama sadece sevbsem herksin hayatını paylaşıp sadece kendiminkini yaşasam. ama hayat o kadar kolay ve güzel değil. umrumda da değil aslında.

çok içiyorum çünlkü aklım başında olduğunda zihnim beni öldürüyor. şu an ki gibi hayatı parça parça görüntüler ve anılardan ibaret götürmek en güzeli.

yol ayrımını kendim istedim. önümdeki tabelalara bakıp nereye gidiceğime karar vermeye çalışıyorum. ya herkesi bırakıp uzaklara gidicem ki bunun için önmce ayılmalyım ve evet istesem ben buyum yeteneklerimin bir sınırı yok sadece tasmamı sıkı tutmanız gerek diye uzun zaman sonra görüşürüz diyip defolup gitmeliyim. ya da ertesi güne beni saçma sapan maceralara sürükleyen tek hayalimin peşinden yine en aptalca şeylere atılmalıyım. bir hiç için herşeyi vermek..ç hiç adil değil gibi ama zaten hayat bu kadar adilö ve güzelş olamazdı.ç

heheheee evde tek başıma kalıcam ondan sonra hep her geceyi kendimle sabah kadar konurşark geçiririm belki bifün öğreinmirm nasıl adann olacağomoı ve bişreyler olur mutlu olurum. ya da diğeride iyi aslında. beni seçim yapmak zırunda bırakmayım artık. ne sevdiğim insan ne de diğerlerişnden bri şey göremiyorum. kendim bile beni sevmiyor sanki. her gece yatağa bşakasını atan cool yazar modundayım. ki ben kendime su bile vermem ben olsam. en yisi benim. en birinci ben oldum.1! ya da ne kadar aptalım ben bile bilmiyorum.

bu hissi seviyorum. insanları değil. bende yarattıkları hisleri seviyorum. siz de kendinize dönün ve bakın çok azınız hadi canım sen de!! dersiniz. az olanlar da durumun gfarkında değildir bence. yine de olayımız kendimiziz. mutlu olmak için göze alamayancğımız şey mutsuz edemeyeciğimiz insan yok.
pervasızca ve samimiyetsizce değilim. sadece kendimi ve karşımdakileri görüdlkçe hisettiklerim bunlar.

bi sürü güzel şey var aslıda. alakasız oldu. herşeyi seviyorum hepsinden nefret ediyorum. kadehimi tüm hepimzie kaldırıyorum. şarkı da koymak istiyorum. senin onun benim için. kendim için. sadece bana.olsun. kendim için birşeyler yapmış olmaryı isterdim ama onu bile beceremediöm. süerp birşey. çok eski zamanlardan beri çalıyor sanki kulaklarımda. beni istiyorsan önce bunu dinle.kaçıncı kezdir çalıyor ben de bilmiyorum. hiç susmamış gibi..

Live 4 it! Haftanın Klibi



yok yok yaz aşkı filan yok. geceleri yalnız gökyüzü altında geçiriyorum. yalnız kalmak da bazen güzel. kendinle geçirecek vaktin oluyor. sonra kendini tanıyorsun filan. hayat ilginç.

Rüyalardan ibaret

Sadece seni görmek istediğim zamanlar uyuyorum. Geçirdiğim zamanın gerçek olmadığını, olamayacağını bilmenin verdiği acıya rağmen kabulleniyorum. Kabusların içinde peşinden koşmaktan yoruluyorum. Ama yine de.. Nefessiz kalana kadar devam ediyor herşey. Bir an uyanıyorsun. Hangisi gerçek dünya? Olmak istediğin yerle olduğun yer ne kadar da farklı. Uyumak acı veriyor. Ama kabul ediyorsun. Bir hayalle başlayan herşey şimdi kötü bir rüyadan ibaret. Mumları üflediğimde, ince dumanlarının karanlıktaki dansı, onlara eşlik eden sigara dumanı. Her nefeste belli belirsiz aydınlanan vücudumun üstüne kalan parmak izlerinin peşinden gitmek isteyen ben.. Gözlerimi kapayamadan geçen gün doğumları.. Herşey saçma bir rüyadan mı ibaret yoksa?

Live 4 it! Sezon Finali..

Live 4 it! 4. sezonunu bitirdi. Serinin belki de en kötüsü olarak imdb'de ve blog günlüklerinde yerini alacağı kesin gibi. Ama bu sezonda yazarımız birbirinden dehşetli maceralara atıldı. Sevgi, aşk, nefret, başarı, hayal kırıklığı, entrika, güzel kızlar ve hızlı arabalar, dünyayı yönetenler, gizli tarikatlar, dram, melekler ve şeytanlar, hatta tanrının kendisi bile bu sezonun silinmiş sahnelerinde sizleri bekliyor. 4. sezon kendimden esirgediğim herşey, fazlasıyla 5. sezonda olacak.

Geriye dönüp bakarsam, geçirdiğim zamanlar evrimden başkası değil. Kapıdan ilk giren benle şimdiki ben arasındaki farkı görebilecek kadar zaman geçireceğiz.

Hepsini bir kenara bırakırsak, neredeyse tüm bir sezonu beraber geçirdiğimiz esas kız yok artık. Hatta 2 aydır yok. Esas oğlan, ben de az kalsın dizi finalini yapıyordum.

Kendi limitlerimi gördüm. Düşebileceğim en son noktayı yukarıdan baktığımda görebilecek kadar derinlere indim. Az kalsın boğuluyordum, bir daha asla çıkamayacağım kadar derindi gittiğim yer. Son iki ay gece ve gündüz yaşayan iki farklı benle geçti. Güneş batmadan önce, gün doğumunu görmeden uyumadığım birkaç gecenin dışında her güne ışıkla başladım. Kendimi hiç olmadığı kadar birşeyler yapmaya verdim. Başarılı oldum mu vermek konusunda? Hiç de değil aslında. Ama bu kadarı bile beni istediğim yerin de yukarısına taşıdı. Başarılı oldum. Bunun tadını çıkardım.

Ama benden götürdükleri çok fazlaydı. Kendisi ne kadar rahatsa ben o kadar mutsuzdum. Düşmeyi ben istedim.. Dedim ya dibini görmem gerekiyordu. 2 aydır hastayım ve günde 20 saat ayakta geçiyordu. Nerde bi dur demem gerektiğini görmek istedim. Bu şekilde pek fazla yaşayamazsın, ciddi hastasın ve kontrol edilmen gerekiyor gibi birşeyler dedi annemin kolumdan çekip de götürdüğü doktorlar. Nerdeyse kanserli hasta gibi bakıyorlardı bana. Bu acınası bakış komik geliyor bana. Ne güzel işte ben ölürüm de onlar da vicdan azabı çeker demeye kadar getirdim ki bu da komik birşey. Sonra belimi de kötü sakatladım. En son böyle fiziksel birşeyi ne zamandı hatırlamıyorum ama bir hafta yürüyememiştim eskiden bi zaman kafama top çarpıp da menenjit olduğumu şans eseri öğrendiklerinde iğnelerden dolayı birşeyler olmuştu vesaire vesaire.. Şimdi hem kanserli hem de yarı büklüm hasta olarak bakılıyordum ki 100 yaşında hissediyordum kendimi o bakışlar altında.

Şimdi son iki ayda gördüğüm üzere ölmeye meyilli birşeyler vardı. Yukarıda seven birkaç kişi kalmış ki, burada sevenim yok gibi neredeyse. En sonuncusu trafik kazasında genç mühendis öldü gitti diyeceklerdi. Çok kötüydü. Hayatımın en ciddi anıydı belki de bi de esas kızdan ayrıldığım gece olmuştu ki onda kurtulmayı başaran esas oğlan sezon finalinde gidiyordu. Sezon çok sürüncemeli bitiyordu az kalsın. Herşey 9 Haziranda oldu ki direksiyon başına geçişimin 1. yılı şerefine bir kutlamaydı sanki.

Minibüs son anda direksiyonu kırdı ve benim kapımdan bana girmemeyi başardı. Sol arka taraftan çarpınca araç kendi etrafında spin attı. Arabanın parçaları sağa sola savruldu. Kafamı direksiyona vurduğumda kısa film şeridini izleme fırsatım oldu. Tüm sezonları hatta daha fazlasını gördüm. Bu son uyarı gibi birşeydi. Araba telef oldu ama ben iyiydim hala. Bu da birşey. Dersimi aldım. Hayat güzel birşey.. Hep biliyordum ben, buna ne gerek vardı.

Şimdi ise Live 4 it! 5. sezonu açıyor. Live 4 it! - The Revenge Season. Şimdi intikam zamanı.. Kişisel algılamayın. Ne esas kızdan ne de başka birinden intikam almak gibi bir düşüncem var. Benim derdim hayatla. Şimdi kimin kazanacağını göreceğiz.

Live 4 it!..

Live 4 it! - The Season Finale

DSC00576

son kiii üç dört..

gecenin bi yarısını da geçip sabahın kör saatine varıyor artık dönüş zamanları. herşeyden, herkesten uzak insanların arasında geçirmediğim zamanların tümü okulda bişeyleri yapmaya çalışmayı denemekten öte değil. en son ne zaman doğru dürüst uyudum ki.. çok oluyor. 5 yaşındaki çocuk gibi kolumdan tutup doktora götürdüler sonunda beni. söylediğine göre sağ ciğerimde birşey varmış. ve ayrıca birine göre henüz kötüye gitmemiş diğerine göre de bayağı öbür taraf yolcusu gidici bir halim varmış. kulak asmıyorum artık insanların söylediklerine bunları da duymazdan geldim. ne olduğunu bilmiyoruz ama bir ara baktırıcam söz ama şimdi gerçekten hiç zamanım yok diye yanından çıkarken. artık tüm eski sevgililerimden beni kanser ettiniz diye iç burkucu bir intikam alabilirim. komik bence bu. şu ana kadar yaptığım emek verdiğim herşeyi aslında yapmasam da olurmuş. asla kullanmayacağım 182 parça paslanmaz çelik çatal-kaşık-bıçak takımı almak gibi birşeymiş.

muhteşem ben.. sonum çok sıradan oluyor aslında. ama bu kadar kolay değil.. sezon finali geldi. bu öylesine bir son değil ama. hiç olmadığı kadar farklı oldu herşey. ahaha sen mutlu musun şimdi.. diye anlamsız, çocukça bağırıp kızmak istiyorum sevilmişin kim olduğuna bakmadan..

ben zaten hep bu son günleri beklemiştim. tüm hayat sonların nasıl olduğuyla ilgili aslında. bütünün, sürecin, yapılanların hiç bir önemi yok. son cümlenin dışında duyduğum hiçbirşeyi dinlemedim ki. sen göründüğün gibi değildin. hiçbirşey değil. hatta tanrı bile göründüğü gibi değil aslında..