sobelendik, bi kere kaçış yok.

yaptığım 4 iş: etrafa neşe saçmak, fotoğrafçılık, çift anadalcılık ve blogculuk.
en 4 film: star wars, kelebek etkisi, matrix, karayip korsanları.
en 4 dizi: married with children, malcom in the middle, kanıt peşinde, süper baba.
yaşadığım 4 yer: yıldız teknik üniversitesi beşiktaş yerleşkesi, bayrampaşa, bayrampaşa - beşiktaş arası otobüs ve raylı sistem hattı.
en 4 tv programı: avrupadan maç özetleri, trt1' de pazar sabahları yayınlanan kovboy filmleri kuşağı, kanıt peşinde, tüm belgeseller.
tatil için gittiğim 4 yer: antalya, edirne, giresun, gümüşyaka.
en sevdiğim 4 yemek: bezelye, pizza, patates, börek.
hemen şimdi olmak istediğim yer: karayiplerde bir ada
sobelediğim 4 aşçı:zimbab, sevda sözleri, yaz köşesi

vahşi kedi dehşet saçmış

okulda her gördüğüm kediyle haşır neşir olmak gibi bir huyum var. ama artık daha dikkatli olmaya karar verdim nedeni de bu görüntü oldu :) yarın öbür gün bizim okulda kayıp bir öğrenci filan olursa sanırım olayın kanıtı da burda :P
kedi gözlerini bana çevirince olay mahalinden hemen uzaklaştım. ( korkudan gitmedim, dersim vardı :P )

kar nerde, hani?

yağacak kar bu kadar mıydı? ben şimdi boşuna mı eldiven aradım, kaldırdığım yerden geri çıkarana kadar canım çıktı. ayıp oldu şimdi ama :P

8 mart

hep birşeyleri gecikmeli olarak yapıyorum. bundan dolayı da kendimle bir iç çatışma yaşıyorum. ama tüm bunları şu an bir kenara bırakayım.
9 mart gece 01:28 tarihini yazayım da 8 mart' ı henüz geride bıraktığımız anlaşılsın :)
tüm kadınların " dünya kadınlar günü" nü kutlarım ( geç olsun güç olmasın )

fener vs. cimbom bölüm I - burası kadıköy burdan çıkış yok!



muhteşem bir futbol izleyemediysek de mücadele takdire değerdi. maçtan önce tüm takım çoluk çocuk toplanıp yeminimizi de ettik ve kazandık. kaybettiğimiz liderliği de en kısa zamanda almak dileğiyle...

ben karı çok seviyorum!..

sabah yataktan kalkar kalkmaz acaba kar yağıyor mu diye bakmak için pencereye koştum. çünkü 4-5 gündür kar yağacak diyorlardı ve ben bunun hurafe mi yoksa gerçek mi olduğunu bir türlü kontrol edememiştim, bir türlü hava durumunu izleyememiştim. ama şimdi kar yağıyor. demek ki doğruymuş bir de yerler kar tutarsa nioahahaha! :P kara doyulmuyor işte. ben gidip finlandiya' ya filan yerleşeyim. beni ancak orası paklar :)

pazar köşesi

birgünü berbat edebilecek şeyleri düşünürsek sabahları berbat bir başağrısı ile uyanmaktan daha kötüsü aklıma gelmiyor. bu sabah öyle kalktım ve bu baş ağrısıyla beraber vücudumun artık 3-4 saat uykuya alıştığını anladım fazlası baş ağrısı yapıyor :) bu yazıyı yazmamın sebebi de başağrısının yeni geçmiş olması yapacak birşey düşünene kadar yazımı yazarım sonra da oyunumu oynarım :P tam yazarken zil çaldı bakalım kimmiş?
-ve kahramanımız bilgisayar başındayken zil çalar. geldiğini düşündüğü kişi asla tahmin edemeyeği bir insandı. kapıyı açtığında karşısında karanlık bir geçmişten gelen gizemli bir güzel vardı...
ehehe bu düşünce hep vardır kafamda :P ama gelen dayımmış :) neyse belki bir dahaki sefere.

beyaz başlıklı kedi


kedileri çok seviyorumm, onlarla oynamayı da bir o kadar seviyorum :)

deney zamanı

bugün bahar yarıyılının ilk deneyini yaptık. denedik ve çalıştığını gördük."neyi denediniz?" sorusunu sorarsanız size cevabım "dc kıyıcı" olur. "ne öğrendin?" sorusunu sorarsanız benim cevabım "sonunda sınav yapılan deneylere asla çalışmadan gelme!" olur :)

osiloskobu ( şekilde görülen garipçe alet ) ne zaman görsem "biiir derdiiim vaarr.." diye şarkı söylemeye başlıyorum. bu yüzden birkaç kez arkadaşlar tarafından elektrik çarpma tehtidiyle karşı karşıya geldim. ama benim elimde değil hele bir de o yeşil çizgi saçma sapan oynamaya başlayınca iş çığrından çıkıyor :)

mart kedicikleri

dünyada kedileri benim kadar seven her gördüğü kediyi alıp kucağında okşayıp sevmek isteyen kaç kişi daha vardır? çok azdır :)
ama mart ayı geldi çattı. bilindiği üzere yıldız kampüsümüz kediyle dolup taşıyor ve bu ayda okullarda görmek istemediğimiz sahneler ne yazık ki oluyor :P hem hayvanlara yazık hem de öğrencilere, bazen garip garip miyavlamaları yüzünden derslerde kahkaha tufanları oluyor, ne ders kalıyor ne ilim ne irfan :P

efes - cibona



uzun bir aradan sonra yine bir euroleague maçında efesin saflarında yer aldık ama alışkanlık haline gelmiş cibona zagreb yenilgilerine yenisini ekledik. hayatımda ilk defa kardeşimle beraber salonda basket maçı izledik :) ama anladık ki uğurlu olmadı :P olsun daha çok maç var diyip önümüzdeki maçlara ( ki panathinaikos maçı var, yav ne atmosfer oluyor maçta :) ) bakacağız :)

efsanee geri döndüü

yav yazmayalı çok mu oldu nedir nası yazı yazacağımı unutmuşum foto koyacaktım nasıl yapıyorum diye bir an sürüncemede kaldım.
kahvemi ve gecenin bu saatinde bana bir nimet olarak bağışlandığına inandığım ve nerden geldiğini bilmediğim bir kekstramı ve bir de topkekimi alıp seri yazılarıma başlayayım. önce topkeki yemeye başlayayım ki iyi olan sona kalsın :P