<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168</id><updated>2012-01-29T22:44:31.701+02:00</updated><category term='Haftanın Klibi'/><category term='Günlük'/><category term='Benim Ben'/><category term='Psikoloji'/><category term='Deleted Scenes'/><category term='Konser'/><category term='Ben Çocukken'/><category term='The Greatest Hits'/><category term='Kişisel'/><category term='Sonbahar'/><category term='Beni Benden Alanlar'/><category term='Yağmur'/><category term='Festival'/><category term='Aşk'/><category term='Okul'/><category term='Takıntılar'/><title type='text'>L4i! - Deleted Scenes</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>738</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6147650730307650080</id><published>2011-12-27T00:39:00.002+02:00</published><updated>2011-12-27T00:51:52.413+02:00</updated><title type='text'>Ockham's Razor - Part III The End</title><content type='html'>Düşünceler içerisinde geçen anlar saniyelere, saniyeler dakikalara, dakikalar saatlere, saatler günlere, haftalara, aylara dönüşüyor.. bu söylerken bile dayanamıyorken geçirdiğin zamana nasıl dayandığını düşünsene.. Ockham'ın usturası bileğinle kalmamış heryerini paramparça etmiştir.. vücudunun her noktasından akan kanla beraber ruhun da seni terk ediyor. kapkaranlık bir geçmiş önlenemez şekilde her yanı karartıyor. Ne yapacağını bilmiyorsun. Nefret, Aşk, Uzaklaşmak, Aşk, Tekrar Nefret, Kararsızlık.. daktiloyla yazılırcasına sesiyle uyutmuyor seni. Her saniye kafanın içinde harflerin darbelerinin yankıları, o harflerin oluşturduğu kelimelerin sayfalarca cümlelerden oluşan yansımaları, paranoyaları, düşünceleri, aşkları.. kendini kaybetmişsindir artık. Doğru bir karar verecek noktayı da çoktan geçmişsindir. Akan ruhunun yerine yenisi de gelmeyecek. Son.. artık kaçınılmaz. Her nefes bir ömür kadar sürüyor her düşüncede bir hayatı baştan sona yaşıyorsun. Geçmişini silmek için kalan tüm ömrünü feda edebilirsin. bundan sonrası için karar verdiğinde geçmişin bu karanlığının seni ele geçireceğini biliyorsun. Sonunu bilerek teninde dolaştırdığın ustura artık seni geri dönülmez bir noktaya getirdi. Son.. söylendiğinde hiç bu kadar bitirmemişti daha önce..&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;SON&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6147650730307650080?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6147650730307650080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6147650730307650080' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6147650730307650080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6147650730307650080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2011/12/ockhams-razor-part-iii-end.html' title='Ockham&apos;s Razor - Part III The End'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-724459879794791852</id><published>2011-10-10T00:03:00.003+03:00</published><updated>2011-10-10T00:19:18.602+03:00</updated><title type='text'>Chronicles: Ockham's Razor - Part II</title><content type='html'>Ockham'ın usturası bir an bile bileğinden ayrılmıyor. gitgide daha çok tenine girmeye çalışıyor. küçük kan damlacıkları, o soğuk çeliğin üzerinden sonsuz bir boşluğa damlıyor. dipsiz bir kuyuya yolculuğa çıkan ruhunun küçük parçaları karanlıkta kayboluyor. hep hata olarak gördüklerini tekrarlamaktan yorulduğun anlarda geri çeliyor.. biraz olsun nefes alıyorsun. işte evet tek kurtuluş bu diyorsun. aynı şeyleri tekrarlarken kaybolan ruhunun parçaları nerelerdedir? kim bilebilir ki.. arkasında iz bırakmadan kaybolup gittiler karanlık sonsuzlukta. derinlerde bir yerde hatayı sorguluyor düşünceler. hepsi birbirine girmiş.. sonsuz sessizlikte birbirlerine bağırıyorlar. sonsuz karanlıkta birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlar. soğuk çelikten yansıyan ışık sonsuzluğu deliyor.. karar veriyorsun.. evet! aynı hataları tekrar yapmamak için. bu defa ustura kalbine değiyor. soğuk çelik damarlarının içinde dolaşıyor sanki. ockham'ın ikileminde o soğuk çeliğin yansımasında görebiliyorsun bunu kimin yaptığını.. kendi elinin yansıması herşeyi bastırıyor sonsuzluğun içerisinde..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-724459879794791852?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/724459879794791852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=724459879794791852' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/724459879794791852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/724459879794791852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2011/10/chronicles-ockhams-razor-part-ii.html' title='Chronicles: Ockham&apos;s Razor - Part II'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1942122225049030016</id><published>2011-10-09T14:22:00.003+03:00</published><updated>2011-10-09T14:31:55.841+03:00</updated><title type='text'>yakalambaç</title><content type='html'>şimdi bişey yerken boğazıma takılsa bir fındık, direkt harikalar diyarına gideceğim gerçeği hayattan soğutuyor beni. böyle düşününce kalp acısı, eski sevgili, iş hayatı,.. gereksiz lan. bir sigarayla geçiştirdiğim otobüs durağındaki beklemeler kadar gereksiz. vapurlar var hayata anlam katan ama o var. var işte. biyerden yakalıyor seni..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1942122225049030016?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1942122225049030016/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1942122225049030016' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1942122225049030016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1942122225049030016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2011/10/yakalambac.html' title='yakalambaç'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1575947627084292605</id><published>2011-10-08T05:19:00.004+03:00</published><updated>2011-10-08T05:52:16.293+03:00</updated><title type='text'>başlangıç</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/6222030386/" title="başlangıç by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm7.static.flickr.com/6227/6222030386_b310055dda.jpg" width="474" height="356" alt="başlangıç"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu ana kadar yaptığım her şey yanlıştı.. iyi bir başlangıç noktası belki ama onca yanlışın bedeli ne olacak? tam da gecenin en kör anında uyanıp da sevgiliniz yanınızda yattığını görüp mutlu olduğunuz anlarda hayat güzeldir. gerisinde hayat boktan. peki.. hayatı güzel kılan o ise senin varlığının ne önemi var ki? tekil ve boktan olabilir ama hayat bazen hiç yaşanmasa daha güzel oluyor. eskisi gibi değilim dediğin anda öleli belki de birkaç yıl oluyor.. ölümden sonra yaşam var mı? diye sorduğunda aslında cevap kendin oluyorsun. içinden akıp giden düşüncelerin içinde ne zaman ne de ölüm durdurabiliyor seni. kendi gözlerinin içine baktığında gördüğün tek kelime seni sürüklüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1575947627084292605?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1575947627084292605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1575947627084292605' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1575947627084292605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1575947627084292605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2011/10/baslangc.html' title='başlangıç'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm7.static.flickr.com/6227/6222030386_b310055dda_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5046212084091114385</id><published>2011-09-03T01:14:00.002+03:00</published><updated>2011-09-03T01:22:21.448+03:00</updated><title type='text'>Chronicles: Ockham's Razor - Part I</title><content type='html'>Ockham'ın usturası elindedir. Ya bileklerini kesersin ve bitersin ya da kalbini kesip atarsın ve biter.. Sonra.. Sonrasında hayat senin için yeniden başlar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5046212084091114385?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5046212084091114385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5046212084091114385' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5046212084091114385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5046212084091114385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2011/09/chronicles-ockhams-razor-part-i.html' title='Chronicles: Ockham&apos;s Razor - Part I'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-2089571446924521625</id><published>2011-03-01T00:21:00.013+02:00</published><updated>2011-03-01T00:55:48.316+02:00</updated><title type='text'>part IV: epik feyıl</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/5486609571/" title="epic-fail by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm6.static.flickr.com/5179/5486609571_bb700fd848_z.jpg" width="474" height="630" alt="epic-fail" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta elimi neye attıysam ya bok püsür oldu ya da kurudu kaldı.. Artık korkudan otuzbir bile çekemiyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-2089571446924521625?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/2089571446924521625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=2089571446924521625' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2089571446924521625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2089571446924521625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2011/03/part-iv-epik-feyl.html' title='part IV: epik feyıl'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm6.static.flickr.com/5179/5486609571_bb700fd848_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-2731464219977556507</id><published>2010-09-26T04:29:00.004+03:00</published><updated>2010-09-26T04:36:41.567+03:00</updated><title type='text'>ve</title><content type='html'>aptalca hatalar&amp;amp;düşününce ne için olduğunu görünce aptallığın içinde kaybolmak&amp;amp;sevmek&amp;amp;sevilmemek&amp;amp;ne desen boş&amp;amp;zayıflık&amp;amp;telefon ekranlarında ismi belirdiğinde aklının uçması&amp;amp;bilgisayar ekranlarında ismini her yerde aramak&amp;amp;fotoğraflarında kaybolmak&amp;amp;siyah beyaz bir fotoğrafına bakmak her gün&amp;amp;onun tek bir düşünce balonu içinde yer alamamak&amp;amp;her şeyini ona adamak&amp;amp;sevmek mi yoksa sevmeyi sevmek mi&amp;amp;o olmasa başka biri için de aynısını yapardım yeter ki sevse gibi saçmalıklar&amp;amp;yalnızlık&amp;amp;daha da büyüyen yalnızlık&amp;amp;içinden çıkamamak&amp;amp;saçmalamalar&amp;amp;nereye gittiği belli olmayan yaşam&amp;amp;büyüyen bir hiçlik&amp;amp;kaybolmak..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-2731464219977556507?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/2731464219977556507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=2731464219977556507' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2731464219977556507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2731464219977556507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/09/ve.html' title='ve'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-9153055034910668426</id><published>2010-08-19T03:59:00.002+03:00</published><updated>2010-08-19T04:52:05.617+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deleted Scenes'/><title type='text'>Deleted Scenes</title><content type='html'>bir arkadaşın evinde geçen ilk gece gibi.. senden önce böylesi olmadı yalanına kanmak.. senin için herşeyi yaparım adamıyla senin için herşeyi yakarım kadınının sevişmek için birbirlerine duyduğu tutku. birbirine kavuşmak için sarfedilen onca çaba ve birlikte geçen gecelerin ardından birbirini görmemek için duyulan nefret. sonu olmayan bir hikaye. başka insanlar aynı hikayeler.. bir nefes ve bir shot atıp birbirimize sahip olsak ya.. sonrasını düşünmeden..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4906364784/" title="Model_Kamila_smoking_by_LASMN by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4077/4906364784_f9de039ea1.jpg" width="474" height="314" alt="Model_Kamila_smoking_by_LASMN" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-9153055034910668426?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/9153055034910668426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=9153055034910668426' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/9153055034910668426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/9153055034910668426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/08/deleted-scenes.html' title='Deleted Scenes'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4077/4906364784_f9de039ea1_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-8643809113915700752</id><published>2010-08-12T00:21:00.004+03:00</published><updated>2010-08-12T02:01:20.595+03:00</updated><title type='text'>part III: eroy vs god</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;herşeye gücünün yettiğini düşün. yapabileceklerinin sınırı yok. görkemli bir şatoda kocaman camların arkasından yemyeşil ovalara, karanlık ormanlara, derin denizlere, pervasızca gürüldeyen şelalelere, kocaman dağlara.. vs herşeye tepeden bakıyorsun. hepsinin üstünde yadsınamaz etkinle sorgulanamaz kudretinle sen var olduğunu düşünüyorsun. tek başına.. bu gücü paylaşmak hiç aklından geçer miydi? sanmıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;yataktan tekrar sigara içmek için doğruldum. son sigarayı da içmiş olduğumu hatırlamama rağmen umutsuzca tekrar bakma ve yanılmış olma isteğim o kadar içtendi ki. anne baba sevgisi bile bu kadar içten olamazdı herhalde. boş kutu, sevgilinin seni terketmiş olması kadar acı verici ve boşlukta bırakan bir sahneydi. yerimde doğruldum. alkolün verdiği tatlı dengesizlikle loş ışıkta yürürken tünelin ucunda bir ışık olsa çok dramatik bir son gibi görünebilirdi. sağa sola saçılmış eşyaların, kitapların ve birkaç da şişenin arasında bulduğum yepyeni paket sanki isa'nın doğumunu müjdeliyordu. neden? diye düşünürken bulduğum cevapların hiçbiri hoşuma gitmiyordu. çokça kişisel eleştiri, çokça resmin dışına çıkılıp yapılan tespitler, bir sürü yapılması gereken şey... sonu düşünmekle ve yapmakla gelemeyecek gibi. karanlığın içinde o kendine özgü sesiyle parlayan kibritin ışığı sigaranın sesine dönüşmesi için tek nefes yeterliydi. alevini dumanlı nefesimle söndürürken güzel bir görüntü çıkardığıma eminim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4883154443/" title="tempted_girl_by_dani4ka by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4073/4883154443_0be16e8ebf.jpg" width="400" height="500" alt="tempted_girl_by_dani4ka" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;sonra ilk nefes.. yanan tütün ve kağıdın çıtırtısı.. derin nefesi içine çekerken havanın içine dolması hissi.. nefesini dışarı verirken dolduğun ve gösterdiğin nefret.. tekrar tavanı izlemeye koyulduğumda yatarken içmenin verdiği o melankolik ve beyin fırtınasına bürünmüş halim hoşuma gitmiyor değildi. her zaman şekilci olmayı sevmişimdir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;tanrının şizofrenik bir yansıması olarak benim ve hepimizin yaptığı hataların aslında hata olarak görülmemesi sonucuna varmam çok kısa sürdü. kendisini arayan biriydi ve elinden geldiğince empati kurmaya çalışmıştı. bunun için onu suçlamaya niyetim yok. "neden.." ile başlayan tüm olumsuz sahiplik sorularının bir anlamı yok. tanrı bile kendi istediğine sahip olamıyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;kendi dünyamın yanında onun evrenini düşünürken. bir şekilde ikimiz de kendi yarattığımız sonsuzlukta kaybolmuşuz. ikimizin de insanlara duyduğu aşk platonikleşmiş ve çoğunu nefret kaplamış. ama mücadele ediyoruz birbirimizle. hangimizin kazanacağının önemli olmadığı bir savaştayız. sadece bela arıyoruz. yaralanırsak, acı çekersek ya da kaybolursak sanki kendimizi bulacakmışız gibi. özgür iradelere karşı koyamayacak kadar zayıfladık. biz birbirimizle uğraşırken dışarıda koca bir dünyanın döndüğünü görmezden geldik. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;teolojiye tam olarak inandığımızı düşünelim o zaman melek gibi süper bir varlık varken ki kanatları filan var yani nasıl desem öyle böyle değil uçuyo filan. sonra her istediğini de yapıyor. benim gibi kötü alışkanlıkları ya da saplantıları da yok yemez içmez.. bir sürü şey varken. neden benim gibi bir risk alıyorsun ki? biliyorsun benim seni bir yerden sonra çileden çıkaracağımı. sonra üstüme göndereceğin yıldırımları savuşturmaya çalışıp "ben hala buradayım!" diye haykıracağımı. neden bu deneme? neden bu macera? kendini bulmaya çalışmanda benim gönüllü denek olduğumu ben hatırlamıyorum? yaptıklarımı iyi veya kötü olarak nitelendiremezsin. mutlak kuralların olmadığı tek mutlak doğruyken iyi-kötü kavramını biz kendi aramızda sen söylemişsin diye kararlaştırıp birbirimizi yerken neyi görmeye çalışıyorsun? kendi kişiliğine dışarıdan bakmak için gerçekten büyük bir zahmete giriştiğini kabul ediyorum. saygı duyuyorum. her başım sıkıştığında sana koşacağımızı da biliyorsun ki yapmıyor değilim itiraf ediyorum. ama bu insan evriminin bir parçası. insanlar geliştikçe köreleceğine inanıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium; "&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4883154103/" title="i_don__t_wanna_be_an_angel_by_SubterfugeMalaises by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4079/4883154103_1fc435c9a4.jpg" width="365" height="500" alt="i_don__t_wanna_be_an_angel_by_SubterfugeMalaises" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;tüm bu saçmalığa, anlamsızlığa karşı hala ellerinde asalarla, totemlerle sevginden bahsedip insanları kendi yarattığın manipülasyona mahkum etmeye çalışanların etrafta kol gezmesine izin verirken tatlı bir gülümseme takındığını biliyorum. birbirini yiyen karıncalar gibi oradan oraya birşeyler atıyoruz birbirimize. izlemek zevkli olsa gerek. yalakalar.. sana sadece istediklerini vermeye çalışıyorlar.. ben sana ihtiyacın olanı vermeye çalışıyorum. hala birbirimize tahammül etmemizin sebebi de bu zaten. her sorgulamada kendine dair daha fazlasını görmek seni mutlu ediyordur inanıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4883154639/" title="there__so_lost_by_heavens_drive by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4101/4883154639_e8780249fa.jpg" width="474" height="330" alt="there__so_lost_by_heavens_drive" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;insan vücudunun sınırlı kapasitesinde sıkışıp kalmaktan, sonsuzluğa ulaşmak için birşeyler icat etmeye çalışmaktan sıkılacağımızı ve buna isyan edeceğimizi biliyorsun değil mi. 5 duyuyla ve birkaç duyguyla sınırlı bir dünyada bizden nefretin dışında birşey beklemeyeceğini umuyorum. sen aynı durumda olsan ilk baş kaldıranlardan olurdun. eminim. cennetin o basamaklarını çıkabilmek ve bakirelere ulaşmak için kadın erkek demeden herkes birbirini boğazlamaya hazır. gerçekten göğe yükselmek bu kadar önemli mi? bu ilüzyonu daha ne kadar sürdürmemizi istiyorsun. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;ne kadar daha sürer bilmiyorum ama artık farklı dünyalardayız... sen bana inanmayı bıraktın ben sana değil. o yüzden artık farklıyız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4883154955/" title="winter_smoking____by_FttSniper by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4138/4883154955_678a1f5df5.jpg" width="474" height="474" alt="winter_smoking____by_FttSniper" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;tanrıyı yok saymaya çalışırken kendi benliğini yok etmeye çalıştığını biliyorum. bir anda bu belirsizliği yok ettiğinde kendi kurallarını ilan edeceksin. onun yerini almaya çalışırken umarım başarılı olursun. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-8643809113915700752?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/8643809113915700752/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=8643809113915700752' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8643809113915700752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8643809113915700752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/08/part-iii-eroy-vs-god.html' title='part III: eroy vs god'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4073/4883154443_0be16e8ebf_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-8462546987140639038</id><published>2010-08-06T05:18:00.004+03:00</published><updated>2010-08-06T05:24:23.165+03:00</updated><title type='text'>part II: fill in the blanks</title><content type='html'>kendi cümlelerinizi kullanarak boşlukları doldurun... tüm hayat boyu sürebileceği gerçeğini hatırlatacak kadar iyi kalpli davranıyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;....................................................................................................................................................................&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4865041620/" title="body_by_fishboneOUT by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4078/4865041620_4d60e478b0.jpg" width="500" height="430" alt="body_by_fishboneOUT" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-8462546987140639038?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/8462546987140639038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=8462546987140639038' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8462546987140639038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8462546987140639038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/08/part-ii-fill-in-blanks.html' title='part II: fill in the blanks'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4078/4865041620_4d60e478b0_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-188996248397171695</id><published>2010-08-03T03:57:00.014+03:00</published><updated>2010-08-03T05:28:36.046+03:00</updated><title type='text'>part I: no reason</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;farklı olmaya çalışmayı anlıyorum. kurallardan, önyargılardan, bağımlılıklardan,.. uzak yaşama isteğini. farklı ve özgür olma isteğinin altında ergen özenti tohumlarının ve onun getirdiği ilüzyonların olmadığını da görüyorum. tüm bunlar için artık yaşlı sayılırız. 15 yaşındaki birinin hayata duyduğu nefret acınacak bir duygu gibi görünürken 10 yıl sonraki nefret korkutucu bir hal alıyor. aynı duyguların başındaki etiketler gördüğü saygıyı etkiliyor. duygunun güvenilirliği yaşanılan zamanla daha artar teorisine katılmamak elde değil. ama zamana değil sürece inanan bir insan olarak aslında geçen zamanın ötesinde tecrübe edilen olayların sayısı daha önemli aslında. içinde bulunduğun çevrenin etkisi de azımsanacak birşey değil. çevrendekilerin de aynı süreçleri tamamlamış olmaları sağlıklı duygular ve olgun fikirler üretirken yanı başından ayırmayacağın ağrı kesicilerin olacaktır. beni ilgilendiren kısmı aslında yaşlara göre duygu ve fikir üstüne aforizmalar saçmak değildi. benim derdim senle aslında. seni seviyorum, senden nefret ediyorum, senle vakit geçirmekten hoşlanıyorum, seni görmeye tahammül edemiyorum, seninle sevişiyorum, seni terkediyorum, sana kur yapıyorum, seni aldatıyorum ama seni anlıyorum.. sen asla ilk anladığın sen değilsin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4855673172/" title="melancholy_by_marshmallow_pies by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4116/4855673172_56cffa512c_b.jpg" width="474" height="711" alt="melancholy_by_marshmallow_pies" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;hayata karşı nefret duymak belki de farklı olmak için ilk adım. hangisi ilk olarak ortaya çıkıyorum bilemiyorum ama kesin olan şey hep yanyana oldukları. birden hayat anlamsızlaşıyor. kendi kurallarını koymak istiyorum. toplumun kuralları yerine kendi kurallarını koyarak yeni bir düzen yaratmaya çalışıyorsun. başarılı olamadığın zaman yeni bir toplum seçiyorsun. yeni arkadaşlar üzerindeki baskını kuramadığında yeni yerler keşfetmek, yeni egemenlikler kurmak için kaçmayı seçiyorsun. aslında kaçtığının toplumun saçmalığı, insanların berabatlığı ya da hayatın anlamsızlığı değil.. sen kendinden kaçıyorsun. kendinden kaçarak olmak istediğin o yeni kendinin kollarına koşuyorsun, biliyorsun ki onun kollarında da mutlu olamayacaksın kaçmaya devam ettikçe hiçbirşey düzelmeyecek. kalıp savaşırsan da erdemli bir hareket sergilemiş olacaksın, öğrendiklerin seni daha farklı biri haline getirecek.. ne kadar asil.. anlamsız aynı zamanda. kaçmak, kalmak, savaşmak,.. anlamsız. hayatın kendi değeri olabilir. müthiş bir gücün eseri, mükemmel bir mühendislik çalışması ya da harika bir rastlantı olarak ortaya çıkmış olsa da anlamsız.. üzerine bu kadar farklı anlam yüklenebiliyorsa o zaman bütün anlamlar kendisini yitirir. kararsızlık, anlaşılmazlığa dönüşür.. yüklenilen anlamların hepsi ortaya saçıldığında meydana gelen kaos içinde boğulmaktan, hepsini biraraya getirmeye çalışmaktansa bunu karmaşayı ve anlamsızlığı kabul etmek gerek..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4855672334/" title="Crowd_by_makemehappy by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4134/4855672334_515bc79b38.jpg" width="474" height="316" alt="Crowd_by_makemehappy" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;mutsuz, amaçsız, depresif, saçma hareketlerin mazereti olamaz bu. hayata bir süreç olarak bakarsın, amaçların olur. birinden diğerine atlarsın ve biter.. gerisinde süper anlamlar yüklemenin her duyguyu binlerce parçaya ayırıp son düşünce balonuna kadar incelemenin bir anlamı yok. yüzeysellik içerisinde de boğulma. bu da çok saçma olur. evrimin geldiğimiz aşamasında sonraki basamakların geriye dönüp tekrar maymun olmalarının benim için bir önem taşımaması öyle olmasını istediğimi göstermez. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;bırak... içindeki nefretin seni kendinden alıp götürmek istediği yerler, insanlar, sana yaptırmaya çalıştıkları senin istediklerin değil. farklı benliklerin üstünde kurmaya çalıştığı hegamonyaların ilüzyonu. farkında olmak daha da can acıtıyor. daha fazla içki, daha fazla sigara, daha fazla uyku ya da daha fazla uykusuz gece, ilaç bağımlılığı.. bunca acı başka nasıl örtbas edilebilir. uykusuzluğun etkisinde yazıyla kurulmaya çalışan dünyanın rüyada kurulmaya çalışılan dünyadan bir farkı yok aslında. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;herkes korkak, herkes aptal.. kimse ne yaşadığın farkında değil. boşvermişliğin dibinde olan da hayata dört elle sarılan da ne yaptığın farkında değil.. sonuçların ne olduğunu göremeyecek kadar körler. tanrım.. bu nefretin verdiği gücü hissederken, seninki gibi bir güce sahip olmak için ne kadar nefretle dolu olmak gerektiğini düşünüyorum. nefretini hissediyorum.. onca gücü bir anda savurmak için neler vermezdim.. o boşalma hissinin tek bir kum tanesi kadarı için her gece sevişiyoruz.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4855698200/" title="The_City_Has_Sex__by_lorelix04 by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4093/4855698200_978a508e47.jpg" width="474" height="316" alt="The_City_Has_Sex__by_lorelix04" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;ama sen tüm hayatını bir hiç için geçiriyorsun. bir hiç için acınacak haldesin. aynaya her baktığında kendinde bunu görürken göz bebeklerinin içinde ben varım. bahsettiğin amaç, anlamsızlık,.. herşey yaptıklarınla ve söylediklerinle çelişiyor. bir an önceki senle bir an sonraki arasındaki farka sen de şaşırıyorsun. herşeyin farkında olup değiştirmemek sana acı veriyor. her karar anında kaçıyorsun. sonunda bir köşede yakalandığında yeni bir köşe buluyorsun. tüm bunların bir rüya olduğuna inanmaya başlıyorum artık çünkü ancak bir rüyada insan dünyasını bu kadar çabuk değiştirebilir. gerçekliğin ne olduğunu sorgularken senden korkuyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4855672102/" title="b540b810d665c0ea6d7337a2a57216f5 by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4073/4855672102_e5de993999.jpg" width="474" height="474" alt="b540b810d665c0ea6d7337a2a57216f5" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;zayıflıklarına yenik düştüğün sürece elinde mükemmel mazeretler olacak.. her seferinde son diyeceksin. ama sonra birden farklı bir şey olacak. en büyük eksiğin, hayatta tanrı olarak bakabildiğin şey ilk kez karşına çıktığında bu sefer gücünün bir anlamı olmadığının farkına varacaksın. yeniden diyeceksin.. başka bir yerde.. başka bir zamanda.. amaçsızca.. acınacak halde.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;iyi geceler, iyi şanslar..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-188996248397171695?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/188996248397171695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=188996248397171695' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/188996248397171695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/188996248397171695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/08/part-i.html' title='part I: no reason'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4116/4855673172_56cffa512c_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1524312462089459371</id><published>2010-07-29T03:53:00.008+03:00</published><updated>2010-07-29T04:43:33.214+03:00</updated><title type='text'>fahişe!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;insanlık varolduğu sürece fahişeliğin bulunmamış olması imkansızdı zaten. benim de geceleri yol kenarında mini eteğiyle şehvete susamış pisliklere vücudunu sunan kölelerden bir farkım yok. sizin olduğunuzu sanıyorsun bence buradan sonrası tam size göre. eğer üstünüze ilahi ışık doğdu ve evet doğru söylüyor diye aydınlandıysanız aynı fikirdeki insanlarız ve bence güzel olanlarınızla güzel bir gece geçirmek evrimin ilerleyerek devam etmesi açısından hayati önem taşıyor. fahişeler diyorduk değil mi konudan sapmışım gibi geldi..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4839608082/" title="prostitute_by_PanicoPanico by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4108/4839608082_64ef0a6273.jpg" width="474" height="373" alt="prostitute_by_PanicoPanico" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;öncelikle giydiğimiz kıyafetlerden başlarsak ki şekilci bir insan olarak benim için ideal bir başlangıç noktası. tamamen kendimiz dışında kalanlara nelere sahip olduğumuzu göstermek için ilk adım. "başkasının ne düşündüğü beni ilgilendirmez. ben ne yapıyorsam kendim için yapıyorum" diyen yalancıların ağzı biber sürdükten sonra devam edebiliriz. parfüm, cep telefonu, özentiler ya da bir hayat tarzı olarak benimseyenler için sigara gibi aksesuarlar çoktan raflarda yerini aldı bile. ayrıca fahişeliği sadece bir bayan mesleği olarak gören ve muhteşem buluş sadece kendilerininmiş gibi üstlerine alıp sonra da bundan alınan kadınlara da kızıyorum. sadece tek bir tarafa ait olmak için fazla mükemmel bir meslek!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;aslında bunun çıkış noktasına gelirsek, işten başlayabiliriz. okuduğumuz okullar, katıldığımız faaliyetler, sertifikalar, projeler, yabancı diller, bilgisayar programlarını kullanabilme yetenekleri vs. hepsini kağıda döküp bak ben nasıl da müthişim diye reklam veriyoruz her yere. bir fahişenin vücut ölçülerini, bildiği pozisyonları ve bugüne kadar yattığı önemli şahsiyetleri yazması da aynı cv gibi olmaz mı? bence bu şekilde işleri büyütebilir ve sınıf da atlayabilir. kurumsal bir şirkette iş bulmak gibi.. o zaman daha pahalı elbiseler, telefonlar alabilir hatta kendi evine ve arabasına da sahip olamaz mı? aklıma yatmadı değil aslında. müthiş bir marketing olayı. çığır açacak cinsten. küçük işletmeler için büyük çözümler üretiyoruz.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;şimdi hepsini bir kenara bırakalım. müthiş bir teklifle sana geliyorum. bana günde en az 9 saatini ayırmanı istiyorum. öğlen yemek veriyorum. arada istersen sigara içmek için dışarı da çıkabilirsin ama çok uzun süre kalmamak şartıyla yoksa kızarım. verdiğim her işi yapmanı istiyorum ki bunlar sana daha önceden teklifimin içerisinde geçmeyen şeyler olabilir. merak etme sabahtan akşama sevişelim demiyorum çokça telefonla konuşmak, bilgisayar başında saatler geçirmek, krizlere çözüm getirmek gibi basit şeyler istiyorum. (bunları okuduktan sonra en iyisinin sevişmek olduğunu kabul ettiğini duyar gibi oluyorum) yanıma gelirken kendine özen göstermeni, güzel kıyafetler giymeni, benim yanımdayken senden üstün olduğumu kabullenen bir konuşma biçimi takınmanı ve söylediğim hiçbirşeye itiraz etmeden itaat etmeni istiyorum. (sevişmek istiyorum! dediğini mi duydum yoksa bana mı öyle geldi..) tabii bazı günler bu süre uzayacak, sabahlara kadar dediklerimi yapmak zorunda kalabilirsin. yemeğin dışında sana verdiğim başak bir güzel hediye de evine bırakmak olabilir. hatta hastalanırsan filan hastane masraflarını da vericem merak etme. çok makul davrandığımın farkındayım. şantiyelere, karlı dağlara, soğuktan donacağım ve sıcaktan kavrulacağın yerlere de yollayacağım üzülme. (sevişmek isteyen erkekler başka bir bloga gitmeli çünkü gay'lerden ve transeksüellerden feci korkan bir insanım) ha tabii bunların sonunda giderken cebine harçlık da koyacağım merak etme. hiçbirşeye yetmez muhetemelen ama hiç yoktan iyidir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4839608050/" title="Prostitute_by_adamwlazly by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4132/4839608050_99d23553b3_b.jpg" width="474" height="579" alt="Prostitute_by_adamwlazly" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;yukarıdaki paragrafta adı geçmeyen kişi ve kuruluşlar tamamen gerçek olup hiçbiriniz asla kabul etmeyeceği teklifleri sunuyorlar değil mi? ama biz buna iş diyoruz ve her zaman daha iyisi için kendimizi parçalıyoruz. zevk için okuyan kaç kişi varız lütfen.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;kendimizi pazarlamaya çalıştığımız müşterilerimiz olan işverenlerimiz de sonra bizi kullanarak başka müşterilerine kendini pazarlayan cansız birer fahişeler. şişme bebekler gibi.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;saygı duyuyorum fahişeliğe.. tüm hayatımız boyunca fahişelik yapıyoruz ve bunu kendimize itiraf edemiyoruz. müthiş sosyal cesaretlerimiz nerede?.. açık konuşan ve ne yaptığını saklamayan insanları seviyorum. (gay'ler ve transeksüeller hariç üzgünüm gerçekten feci korkuyorum) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4839607976/" title="Dead_Prostitute_I_by_G_i_n by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4092/4839607976_2ec7115f5c.jpg" width="474" height="364" alt="Dead_Prostitute_I_by_G_i_n" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;üstün fahişelik yeteneklerime başvuruyorum şimdi. yazdıklarımla kendime yeni bedenler bulmaya çalışyorum.. sabah ise tamamen yeni bir yol kenarı bulup şişme bebeklere kendimi pazarlamak için ayrılıyorum. aslında hiç düşünmek istemiyordum ama fahişeliğin en güzel yanlarından biri de esnek çalışma ortamları olsa gerek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;kendimi keşfederken aslında herkesi anlıyorum. bulunmaması imkansızdı. yol kenarına çıkmadan önce hepimizin güzel birer uyku çekmesi ve sabaha hazır olması şart. iyi geceler.. iyi şanslar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1524312462089459371?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1524312462089459371/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1524312462089459371' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1524312462089459371'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1524312462089459371'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/07/fahise.html' title='fahişe!'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4108/4839608082_64ef0a6273_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4340943511481647398</id><published>2010-07-16T13:50:00.001+03:00</published><updated>2010-07-16T14:00:46.550+03:00</updated><title type='text'>Deleted Scenes</title><content type='html'>her yüzün düştüğü anda ortaya çıkıp teselli etmeyi  sadece dostça duygulara vermeyeceğimi sen de biliyordun. beraber içtiğimiz ders arası kahvelerde ve gece yarısı içkilerinde sadece istediğinin benim mutluluğum olduğunu söylerken bunu beraber yaşamak istediğini biliyordum. istersen.. aslında ben istiyorum çok ama.. eğer bir şansımız olsa bunun için şu an hayır diyeceğim hiçbir şey yok.. değiştirebileceğim de.. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;içki ve sigaranın kokusu parfümünün bastıramamıştı. o güzellik ancak böyle kokardı zaten. bir markası ve adı olmadan sadece yarattığı duyguyla vardı. eğlenceli, önü arkası macera dolu günlerin ortasında tek başına duruyordun. sıcak yaz günlerinde gece gelen hoş serinlikle beraber dışarıda dolaşmak ayrı bir güzeldi. bir anlık istekle bir apartman girişine sıkıştırıp da kulağına fısıldamak içindem geçenleri yansıtıyordu belki de. kim hayır diyebilirdi ki buna? istediğimiz buydu belki de. beraber geçirdiğimiz onca zaman aslında apayrı birkaç saati yaşamak içindi. içimden geçenleri bilmiyordun diyemem. anlattığım halde anlamak istemiyordun belki de. ama birlikte yapabileceklerimizi bir düşünsene.. ama sonrasında gerçekleşmeyen hayal olması mı daha kötü yoksa başarısız bir hikaye yazmak mı.. aradan uzun zaman geçer, bizi birarada tutan şeyler azalır, uzak kalırız, görüşmeyiz, istemeyiz görmeyi birbirimizi. birkaç göz göze gelmenin ardından gözlerimiz birbirimizi aramaz bile. zaman yolculuğu filmlerindeki gibi yavaş yavaş ortadan kaybolur birlikte olan silüetlerimiz.. o zamana benzeyen fotoğraflar kalır bazen bize ait olmayan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/81069056@N00/3453084175/" title="the_end_of_a_love_by_nasht_ by eroy, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3578/3453084175_77475f71ed_o.jpg" alt="the_end_of_a_love_by_nasht_" width="474" height="474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4340943511481647398?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4340943511481647398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4340943511481647398' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4340943511481647398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4340943511481647398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/07/deleted-scenes.html' title='Deleted Scenes'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-2134032967994653097</id><published>2010-07-02T04:04:00.003+03:00</published><updated>2010-07-02T04:31:47.126+03:00</updated><title type='text'>sen ben gibi</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;tüm şarabı dudaklarından içmişken, sigara dumanı dudaklarından nefesime karışırken, öperken kalbimi bile yerinden çıkaracak kadar bedenimi baştan çıkarırken aynı dudaklardan dökülen nefret ve sonu ünlemlerle dolu cümleleri duymak mı hayatın garip yanı yoksa aynı şeyleri tekrar tekrar farklı isimlerde görmek mi? ama yine de dur gitme rujunu düşürdün diye peşinden koşarken pervasız cümleler nasıl oluyor da yerini hiç birşey söylenmemiş gibi ilk anki güzelliklere bırakıyor. sanki herşey kısır bir döngü gibi. anlatılan olaylar gerçek kişiler yalan. aslında kocaman bir yalandan ibaret hepsi. birbirimizden saklıyoruz sevişmelerimizi. isteklerimizi sakladığımız süslü cümleleri kullanıyoruz duvarlarımızı aşmak için. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4753792658/" title="disco_ball___by_ElsaSantos by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4100/4753792658_cc2693c791_b.jpg" width="474" height="696" alt="disco_ball___by_ElsaSantos" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;bazen yere kalemle çizilmiş bir çizgi bazen de aşılmaz dağlar gibi. kendimizin değil karşımızdakinin ne olduğuna bakarak elimize kalemi alıp çiziyoruz birer birer. zor ama eğlenceli. belki de herşeyi unutup her seferinde başka bir yerde başlamak istiyorum kadar içi boş. her söylediğinde yeniden başladığın yer bir yandaki bar oluyor ya da bir yanındaki insan. bunun için miydi diye biten hikayeler, saçmalıklar, geçen zaman ya da dudaklarını gülümseten güzel anılar. bazen de üstüne çöken yağmur gibi gözyaşına boğan. düşününce sakin bir hayat isteği var aslında. insan hep yalnızdır. arada bir başkalarını görmek istemeli. ama o kadar birlikteyiz ki arada bir yalnız kalmaya çalışıyoruz. zaten öldüğünde herşey puff!.. sonraki yok gibi. neden bu kadar saçmalıyoruz bile demeden her sabah güneşi görerek yaşamak gibiydi.. ama geriye isimler ve nesnelerle dolu bir hayat kalıyor. gün doğarken sen gidiyorsun her gün..  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-2134032967994653097?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/2134032967994653097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=2134032967994653097' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2134032967994653097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2134032967994653097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/07/sen-ben-gibi.html' title='sen ben gibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4100/4753792658_cc2693c791_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-8700657864113903092</id><published>2010-06-29T04:01:00.006+03:00</published><updated>2010-06-29T05:07:43.826+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><title type='text'>öyle değildi aslında</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;tam olarak şöyle gibi sanırım. kulak dolusu müziğe eşlik ederken sanki sen söylüyormuşsun gibi gelir. taa ki müzik kesildiğinde herşeyin bir hayalden farksız olduğunu anlarsın. mükemmel sandığın kendinin ne olduğunu tam olarak duyarsın. duyduğun tam olarak sensindir. ama birkaç saniye önce çevrendeki seslerin seni kendine olmadığın biri gibi gösterdiğini farkedebilir miydin. kalabalığın seni eller üstünde taşırken hissettiklerini, verdiğin kararları taşıyan biriyken de verebilir misin? müzik sustu, kalabalık dağıldı ve gece bitti.. konser sonrası boş alanda sadece o kocaman boşluk kaldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4744594456/" title="crowd_surfers_atarped_by_ma by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4075/4744594456_0eed38c16b.jpg" width="474" height="356" alt="crowd_surfers_atarped_by_ma" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;yalnız kaldığımda kendimle vakit geçirme fırsatım olduğunda yaşadıklarımın hiçbirinin aslında bir önemi olmadığını görmek. her seferinde yeniden sanki ilk öpücük gibi.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;sen ben ve aşk.. yeşil çayırlar, ağaçlar, pembe panjurlu ev, pamuk şeker, jelibon, yağmurda yürümek, el ele gezmek filan değil aslında. gece, müzik, alkol, vücudu arzulayan bakışlar, sözler, sevişmek, ayrılmak, düşünmeden, her seferinde farklı kıvrımlarda kaybolmak.. edepli aşk olmaz ki..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4743957035/" title="Desire_by_theotherfaceofdea by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4094/4743957035_826e64dc00.jpg" width="474" height="356" alt="Desire_by_theotherfaceofdea" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;uyumadan.. geceleri birlikte geçen zamanları şimdi yalnızken tekrar yaşamak.. üzülmek değil. düşünmemek de değil aslında. bi anlamı var ya da yok. öyle işte. sebepsiz ve amaçsızca.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;ilk gördüğün günden beri aşık olduğun her gördüğünde aklını başından alan biri olsa, gökyüzünü ve yıldızları ismini her söylediğinde onda bulsan, yılda bir kez görsen, biraz vakit geçirsen, aklındaki tek şey o ilk öpücük olsa, birşey değişmese. ne kadar zaman geçirdin ki ve nesi seni aşık etti kendine? bilemezsin işte.. sadece o arzunun o ilk anın peşindesindir bilinçaltında hep yürür gider. tek bir amaca futürsuzca sarılırsın. tamamen kendini ortaya döküp bir daha göreremekten korkarsın. belki birgün diye yıllar geçer.. garip işte.. her kendinden geçtiğinde dudaklarına değen alkolün döktüğü kelimelerin, isimlerin içinde geçer.. ama bir tek o bilmez. bazen de bilir. bitik aşk hikayesinden pek bir farkı olmaz aslında. anılar azdır belki de sadece. ama tatminsiz duygular bir o kadar fazla. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;kendi içinde yarattığın duyguları ona açarsın birden o da senin platonikliğine kapılır. roller değişir, zaman geçer, anılar birikir, zaman artık geçmez olur, biter, geriye pek bişey kalmaz, bir yerlerde sönene kadar ağır ağır göze çarpar..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;hayatta yapmaktan en çok haz aldığım şeydir belki de yıldızlarla dolu gökyüzünün altına yatmak. göğsüne dayadığı başıyla kalp atışlarını dinlerken, yaşadığını hatırlatır. rüzgar eser saçları gözlerini kapatır. açtığında ortadan kaybolmuştur. hayal gibi. yıldızları izlemek, elinde bir fenerden çıkan ışık dolu yolla sanki gökyüzünü sen aydınlatıyormuşçasına. herşeyden uzaklaşıp seni ışıkla ve karanlıkla süslü diyarlara götürür. yalnız kalırsın. tanrı bile yoktur. çocukça ışıkla oynarsın. o çocuk olsam bazen. hiç büyümeden yıldızlarla kaplı tavanımda gökyüzünde gezinsem. birgün orda ben de bir yıldız olucam hayaline yeniden kapılarak. hiçbirşey düşünmeden yine ışığımla yolculuk edebilsem..    &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-8700657864113903092?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/8700657864113903092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=8700657864113903092' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8700657864113903092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8700657864113903092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/06/oyle-degildi-aslnda.html' title='öyle değildi aslında'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4075/4744594456_0eed38c16b_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-68257347047625632</id><published>2010-06-22T14:03:00.003+03:00</published><updated>2010-06-22T14:28:08.537+03:00</updated><title type='text'>Legendary Comeback!..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Grand Openning @ 24.06&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4724219996/" title="l4i-collectors-edition by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm2.static.flickr.com/1067/4724219996_aa6fd9723f.jpg" width="474" height="375" alt="l4i-collectors-edition" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-68257347047625632?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/68257347047625632/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=68257347047625632' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/68257347047625632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/68257347047625632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/06/legendary-comeback.html' title='Legendary Comeback!..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm2.static.flickr.com/1067/4724219996_aa6fd9723f_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-9037204996193452877</id><published>2010-05-15T21:21:00.007+03:00</published><updated>2010-05-15T21:59:45.409+03:00</updated><title type='text'>fahişeler ve yansımalar</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;anlıyorum... bir şey söyleyemiyorum. bunun tek sebebi, zihnimde yankılanan sesleri kelimelere dökemiyor olmam. zorluk çekmezdim aslında. pervasızca ya da en içten söylenmiş sözler, karşımdakinin yüzünden bana yankılanırdı. ardarda.. hiç susmak bilmeyen yankılar yüzünden uyuyamadığım geceler, kaybettiğim günlerdi bedeli. bunların hepsi birer anı olarak kalacak. unutulana kadar. güzel anılar.. iyi ya da kötü değil.. güzel. hayatın her anında güzel kalacak. en olmadık zamanlarda akla gelecek anılar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4609662422/" title="hookers-we-are by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm2.static.flickr.com/1131/4609662422_4f866a478a_o.jpg" width="474" height="350" alt="hookers-we-are" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;sevdiğin insanla sevişmek hayattaki en içten duygu aslında. bu gerçekliğe ulaşmak için geçtiğin yollar yalan da olsa. tek gerçekti bu. fiziksel ya da duygusal olarak kurulan bağların en derin, en kutsal yerlerinde yatan, söylenmesi belki de yasaklanmış ya da artık bir anlam ifade etmeyen zevk. gerçek anlamında sadece bir kez yaşayabileceğin bir bekaret olgusu bu. gerçekten bekaretini kaybetmemiş fahişeleriz biz. yaşadığımız dünyayı ve zamanı bahane edip anlamsız yaşamımıza kalkan ettiğimiz. kalkanın ardındaki kılıçla ölüm saçtığımız. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;herşeyin ardından kendinle kaldığında. gözlerini kapatıp hayatını izlerken farkına varacağın güzelliklerin, iyiliğin, kötülüğün, şiddetin, şehvetin,.. tüm duyguların ve fikirlerin sende yarattığı tatmindir hayatın. iyi geceler ve iyi şanslar...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-9037204996193452877?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/9037204996193452877/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=9037204996193452877' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/9037204996193452877'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/9037204996193452877'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/05/cam-krklar-ve-papatyalar.html' title='fahişeler ve yansımalar'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-3892431227679073454</id><published>2010-01-06T01:46:00.009+02:00</published><updated>2010-01-06T03:08:25.576+02:00</updated><title type='text'>suç ve ceza</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;aslında herşeye bir ceza gibi bakınca hiçbirine katlanmak zor gelmiyor. eski güzel günler... her ayrılığın, sevişmenin, boş içki şişesinin, sigara nefesinin, sabahlamanın, çalışmanın ya da boş gezdiğinin söyleyeceği, senden istediği bir şey var. hepsi de intikam peşinde sanki. yaşadığın hayattan zevk almanın her şeyden önemli olduğuna inanıyordum. ama şimdi sanki en büyük düşmanımmış gibi. nedensizce, pervasızca intikam peşinde. bir gece önce göğsüne başını dayayan sevgilinin ertesi gün senden nefret etmesi gibi. hatta daha da kısa bir anlık. bir cümle önce kulağına fısıldanan seviyorum'un noktadan sonra kalbine saplanan nefret'e dönmesi gibi.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  white-space: pre-wrap; font-size:13px;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4248971981/" title="Whisper_by_HilaNeustaedter by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4029/4248971981_7ce31a891f_o.jpg" width="474" height="629" alt="Whisper_by_HilaNeustaedter" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;savaşıyor gibi... hayatla savaşma onunla seviş gibi klişe bir şeyler uydururak toparlayıp uzaklaşmak istiyorum. ama öyle birşey ki o zaman içim rahat etmeyecek biliyorum. bir başka ama da ise zihnim ve parmaklarım birbiriyle anlaşamıyor. aklımdan geçenleri ben bile anlayamıyorum. hızlıca geçen düşünceler, birer film şeridi gibi. bazen bulanık bazen yaşadığın andan daha net. hiç yaşamamıdığını ya da söylemediğin şeyleri görüyorsun. burada bu nasıl olabilir!? diye pişmanca cümleler ediyorsun. yastığa başını koysan da, uyanık olduğunda da süren rüyalar, hayaller, kabuslar... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="  white-space: pre-wrap; font-size:13px;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/75975123@N00/4249749762/" title="dead_by_autumn2793 by ea_174, on Flickr"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;img src="http://farm5.static.flickr.com/4070/4249749762_82ac6df0d6_o.jpg" width="474" height="387" alt="dead_by_autumn2793" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;neyi yaşıyorsun? şu an herşey normal mi? yoksa daha kötüsü de mi var? aslından her zaman daha kötüsü vardır. ama bi yerden sonra artık hissetmezsin o kötülüğü ne içinde ne de teninde. iyi olduğu zamanları unutmaya başladıysan aslında herşey o zaman kötüdür belki. umut olmadığında sen de neden bulamıyorsun. ama sebepsizce yaptığın tek şey yaşamak olsa ne değişir ki..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;sebepsizce, pervasızca yaşanan anlardan geriye kalan bi avuç hatıra.. karşılığında da yaşamak zorunda olduğun kocaman bir hayat. aslında hiçbirşey düşündüğün kadar uzun değildir ki... bir ömür ya da bir saniye. ikisi de gözünün önünden geçerken bir anlık olmuyor mu? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;geceyi olabildiğince çok yaşıyorsun aslında şimdi. herşeye ayıracak daha çok vakit var. gündoğduğunda içeri giren ışığın umut saçmasını tüm gece karanlıkta beklerken düşünmek için oldukça fazla vaktin olacaktır. cezanı çekmen için de... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;inancını kaybettiğin zamanlarda, tanrı bile kalbinde değilse kim olabilir ki.. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-3892431227679073454?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/3892431227679073454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=3892431227679073454' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3892431227679073454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3892431227679073454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2010/01/suc-ve-ceza.html' title='suç ve ceza'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4763189533208079015</id><published>2009-11-12T21:41:00.008+02:00</published><updated>2009-11-13T00:59:45.760+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beni Benden Alanlar'/><title type='text'>Beni Benden Alanlar No.5</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: georgia;font-size:100%;" &gt;Mesela yattığım odada bir pencere olsun ve yattığım saat gece olsun. Buraya kadar herşey normal gibi sanki. Ama işte o pencere önünde perdelerin yetmezliğinden mi desem yoksa o perdelerin özensizce şaartt!.. diye çekilmesinden mi diyim boşluklar kalır ya. Bu boşluklardan mesela dışarısı hafif görünür, dışarıdan içeri ışık huzmeleri akın eder. Bunları gözümüze, burnumuza, ağzımıza filan gelmesinden dolayı uyuyamayız. Bunlara da tamam diyebilirim. (Aslında demem de esas konuya gelicem o yüzden kısa kesiyorum.) Bu pencereler eğer ki bir balkon kapısının penceresiyse, veya ne biliyim birinci kat penceresi veya olmadı 2. kat olsun hadi. O odada o aralık kapanmadıkça uyuyamam. Çünkü en derin korkularımda gecenin bir yarısı ordan bana bir cin, peri, öcü, hayalet, canlanan kukla bebek gibi birşeyin bakmasından o kadar korkuyorum ki. Aklım uçuyor bazen. ya orayı hiç görmeyecek bir yer olacak ya da orayı tuğla, beton birşeyle kapamalıyım. Hele ki bu yer pencere bir balkona da bakıyorsa gündüz de uyuyamıyorum. Bu lanet neden beni buldu allahım bana bunu mu reva gördün :) Bak yazarken farkettim ki penceremde öyle bir boşluk kalmış. Elim ayağım boşaldı birden yeminle birşey baktı lan!.. Deli değilim ben! :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/81069056@N00/4098651823/" title="deneme by eroy, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm3.static.flickr.com/2652/4098651823_df7e0593ae_o.jpg" alt="deneme" width="474" height="342" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Böyle bacak bacak üstüne atarsınız da bi süre sonra ayağınız uyuşur. Onunla beraber bir karıncalanma hissi ki karıncalanmayı televizyon görüntüsü bozulduğunda da kullanıyoruz bunda da kullanıyoruz. Sonra karıncayı bile incitmeyen diyoruz. Buna günah filan diyoruz e bu kadar kötü durumlar için karıncalanma dersen ister istemez karınca antipatisi de doğar insan da değil mi? Karıncalar nerden çıktı şimdi ben konudan ne kadar saptım hiçbir fikrim de yok aslında. Ha ne diyordum. O karıncalanma hissi ayak uyuşması. İşte o anlar benim benden alındığım sisli dağların tepelerinde esir tutulduğum anlardır. Bir daha asla geçmeyecek gibi ya! Nasıl düzeleceğine dair bir fikrim yok bugüne kadar ki geçişleri ben şansa geçti. Hadi bu sefer de felç olmadım gibi batıl inançlar üzerine kurdum :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-size:130%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Kulağa fısıldayan güzel bir kız kadar baştan çıkarıcı ve çekici ne vardır diye sorarım sizlere ey inananlar! ;p Aynı şey erkekler için de geçerli midir? Bence evet :) Bugüne kadar gördüm ki böyle bir inanca sahip olmakta hiçbir sakınca yok :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/81069056@N00/4099406776/" title="415b3304f56af9325b51b1920f5 by eroy, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm3.static.flickr.com/2680/4099406776_02c7c497cf_o.jpg" alt="415b3304f56af9325b51b1920f5" width="474" height="636" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kitapçıdan aldığım bir kitap eve gelirken yolda poşetin azizliğine uğrar da o güzelim el değmemiş, bükmeye kıyamadığım kapağı en olur olmaz yerinden kıvrık kalır ya. O izi bir ömür boyu taşır üstünde. Bundan daha büyük bir acı var mıdır? Ölü doğmuştur o kitap benim için. Okuyamam. Okusam da artık kabullenemem. Bekarete inanmıyorum ama kitaplar için aynı şey geçerli değil.. Bi kere kitap insanın en iyi dostu, diğeri sevgilisi. Ben olsam sevgiliyi seçerim orası ayrı da :) Anafikir bütünlüğünü bozmak da ayıp bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhangi bir çöp kutusu, konteynır, kova, leğen, muhtelif çaplardaki variller gibi basket potası olarak hayal edilebilecek herşeye uzaktan birşey atıp soktuğumda sanki NBA kupasını türkiyeye kazandırmışçasına seviniyorum. o gerizekalıca yenilmezlik duygusu o kadar kaplıyor ki içimi. Çalışmaya ara veriyorum, dışarı çıkıp geziyorum, kendimi şımartıyorum. Günlerce kendime gelemiyorum. Atıştan önceki beni hor gören, tiksindirici ve bir rakun kadar savunmasız bulan bildiğin bir rockstar oluyorum. Bunları yazarken ben utanıyorum ;p&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki Beni Benden Alanlar için de &lt;a href="http://livefourit.blogspot.com/search/label/Beni%20Benden%20Alanlar"&gt;buraya&lt;/a&gt; bakmanız yeterli.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4763189533208079015?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4763189533208079015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4763189533208079015' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4763189533208079015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4763189533208079015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/11/beni-benden-alanlar-no5.html' title='Beni Benden Alanlar No.5'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7747356829469831804</id><published>2009-11-01T10:54:00.013+02:00</published><updated>2009-11-01T12:39:27.775+02:00</updated><title type='text'>Live 4 it! The beginning of the end..</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: georgia;font-size:100%;" &gt;kendini geliştirebilirsin, istediğin herşeyi yapabilirsin hayat senin, evren senin,.. vs. vs. gibi kişisel gelişimden dem vuran zavallı düşüncelerin bürüdüğü, ben herşeye tekrar dönücem hayatım süper olacak şeklinde düşünce bulutları ve nutukların hakim olduğu bir zaman değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center; font-family: georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/81069056@N00/4063862088/" title="end edited by eroy, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3290/4063862088_cd2eaf5e15_o.jpg" alt="end edited" width="474" height="711" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;kaybettiğin herşeyin değerini elindeyken öğrenemediğin zamanlar gibi. yağmurlu bir havada camdan dışarı bakıp üzülürken olduğun kadar düşünceli bir geri dönüş. aslında ben de seni seviyordum! gibi herşeyi geri almaya çalışan bir kucaklama. hayatta en sevdiklerini elinden alanla yüzleştiğindeki gibi nefret dolu. elinde yarım bir şişe ve izmarite dönmek üzere olan sigarayla görünebileceğin kadar cool ya da acınası. parasını almak için hadi bitir de gideyim diyen bir fahişe kadar da bıkkın. ama sadece bir anlık kıvılcımın peşinden pervasızca koşacak kadar da heyecan dolu. Live 4 it! unutulan herşeyi geri almak için hayata döndü. yalancı bir peygamber gibi boş vaatlerden kurtulup tanrıyı oynamanın o pis zevkiyle dolu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternetin en güzel blogu olacak kadar iddialı :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7747356829469831804?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7747356829469831804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7747356829469831804' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7747356829469831804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7747356829469831804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/11/live-4-it-beginning-of-end.html' title='Live 4 it! The beginning of the end..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-729205209733917091</id><published>2009-09-29T00:45:00.002+03:00</published><updated>2009-09-29T00:59:51.845+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Takıntılar'/><title type='text'>heyecanlı dakikalar</title><content type='html'>Birbirinden dehşetli maceralarla dolu hiç ölmemiş bir hayatın içinden geçerken ardı ardına gelen tamlamaların giderek takibi zorlaştırıp can sıkan durumlarının sona erdiğini duymak seni ne kadar mutlu ettiyse beni de bir o kadar mutlu etti. ben şunu anlatamadım ki anlayasın. sen diye hitap ederken seni çoğunda saplantılı eski bir sevgili sananların sayısını bilseydin ben de şaşırırdım inan. aslında sen derken okuyanı kastediyorum ben. bu cümleyi söylemek için aylardır bekliyordum önceki söyleyişimin hemen ardından başlayan bir bekleyişti ve yaşandı bitti. ohh.. artık hayatta her istediğimi yapabilirmişim gibi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saplantılarım var belli belirsiz. sandığın kadar süper biri değilim. mükemmel biri olmam yetiyor bazen. geri kalan zamanları da zaten bunu fazlasıyla telafi edecek kadar şapşallık yaparak geçiriyorum. mesela neden çalışmıyorsun, şunu yapmıyorsun aylar oldu nerdesin gibi sebeplerin arkasında ya evde kitaplarımı düzenlemem gerekiyordu o iş bitmeden içim rahat etmezdi hep gözüm arkada kalırdı gibi tokat yememe sebepler oluyor. bi kere tokat yediğin kız olduğu sürece bir erkek için fazla problem olmasa gerek. olmasın da. olur olmaz o sana kalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün sorunlarımı atlattım. lan ben bile inanamıyorum. aslında haftaya belli olsa o zaman atlatmış oluyorum ama o zamana kadar süpersonik hazırlıklarım devam etmeli ki zirveden giriş yapayım. o kadar heyecan doluyum ki bugün uyudum o yüzden. mutlu olunca uyumak çok güzel. uyanabiliyorsun presto! diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben bu işi yapmak istiyorum. bir sürü şey var. sırıtmaktan kaliteli yazının dışına taşalı çok oldu sen de farketmişsindir zaten. havada zehirli partiküllerin uçuştuğu bir yerde gökkuşağı görüyorum neredeyse. polianna (doğrusu bu değil tdk'ya filan bakmak lazım) beni görseydi evlenmek isterdi şu an. her yeni başlayan macera.. heycan dolu çilek kokar.. diye şarkının özü sözü bir anafikrinden ayrı ama hayat dolu. süperim şu an!..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-729205209733917091?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/729205209733917091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=729205209733917091' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/729205209733917091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/729205209733917091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/09/heyecanl-dakikalar.html' title='heyecanlı dakikalar'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5433437328405795048</id><published>2009-09-25T21:50:00.003+03:00</published><updated>2009-09-25T22:54:30.155+03:00</updated><title type='text'>uyanık kalmak</title><content type='html'>tekrar doğruldum. sırtımı duvara yasladım. yasladığım anda duvardan vücuduma akın eden soğuk hissinin güzelliği sadece bir anlıktı. sonrasında rahatsızlık veren sertliğe de alışıp alışmamayı hiç düşünmedim. aldığım hiçbir soluk yetmiyordu. yaslandığım yerde rahat olduğumu ancak pencereyi açmak için yerimi terkettiğimde anladım. düzensiz solukların arasında garip sesler ve lanet olsunlar çıkıyordu ağzımdan. bir de şu şarkı. deli edercesine durmadan tekrar tekrar başlayıp bitiyordu. pencereyi açamayacağımı anladığımda kendimi kurtarmak için elimi attığım ilk yerde birşeyleri düşürmüştüm ama ne olduğu umrumda bile değildi. tekrar derin bir nefes.. ve perdelerin arkasına saklanan pencereyi sonunda buldum. açtığımda içeri dolan serin havanın içinde boğulmak istiyordum o an. şarkı ise hala devam ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen zamanı 1 saniye az yaşıyordum. herkesten 1 saniye az. 59 saniye ve sonra herşey tekrar baştan. bu kadar başım ağrımıyor olsaydı aklımı kaçırdığımı sanacaktım. gücüm ayakta durmaya zar zor yetiyordu. soğuk mermere ellerimi dayadığımda aşağı düşsem hiç üzülmeyecektim bu eziyet ne kadar çabuk biterse o kadar iyiydi. soluklarım yetmemeye devam ediyordu. aldığım nefeslerin arasında boğulup gidecektim neredeyse. karanlığın içinde, içimi dışıma çıkarmak için defalarca gidip geldiğim tuvalette oturup kalmak daha mı iyiydi diye düşünüyordum bir ara. sonra unutup gittim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boğazımdaki pis tadı atmak için saatler öncesinden kalan yarım fincandan defalarca aldığım yudumlarda. başımı ağrıtan çok kafein miydi acaba? bırakıcam bunu da artık diye kendi kendime konuşuyordum. sonra bence azaltsam daha iyi hem çok yoğun bir dönem var nasıl olur kahvesiz. yok yok olmaz. aslında düşünüyorum da ne zaman az yoğun olduğum bir dönem oldu ki. dönem diye birşey yok ortada. az ya da çok yoğun değil. çok uzun sadece. geçmeyen saatler arasında karanlıkta kaybolup gidiyordum. kimseyi kaldırmak istemiyordum ama giderek bulantıların ağrıların arasında kendimi daha da güçsüz buluyordum. saçma konuşmalar yapıyordum kendimle. aklım başımdayken düşünmediğim herşey sanki başka zaman bulamamış gibi başıma üşüşmüştü. garip düşünceler, hatıralar, görüntüler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;soğuk banyo karoları kıyafetlerimin içinden tenime ulaşmayı başarmışlardı. uzak bir yerlerden gelen ışık etrafı zar zor aydınlatırken birden çakmağın alevi gölgeleri uyandırdı. sonrasında tekrar inine geri dönen alevden bir şeytan gibiydi. yerini sigaranın ucundaki küçük ucube yardımcısı almıştı. işe yaramaz ucubenin hiç gücü yoktu ama dumanı şatafatlı bir ilüzyondu. titreyen elimle her seferinde dudaklarımla buluşan sigara beni öldüren aşkım gibi dudaklarımı yakıyordu. hiçbirine değmezdi dercesine içime işleyip sonra beni terkeden duman uzaklarda kendi dünyasında beni ezip gittikten sonra yoluna devam ediyordu. aynısı ise yapan insana o an kızıyordum. saçma düşüncelerle beni boğuyordu. bu kocaman bir haksızlık diyip yanan ucubeyi kendi cehennemine yolladım üzerine sifonu çektiğimde herşey boktan zaten hayatta bu neden olmasın diye salak kendime özlü sözler sarfetmeye çalışıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 dakika uyuyabilmiştim ama o zaman gördüğüm rüyaların içinde günlerce yaşamışım gibi geliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;suyla kendimi bulmaya çalıştım ama olmuyordu. yukarıdan üstüme yağan su damlaları yardıma koşarcasına vucüduma yayılırken etkisizliklerine üzülüyorlar mıydı acaba.. artık sadece ellerim değil tüm vücudum titriyordu. tekrar giyinip yatağa döndüğümde herşey düzelmiş olarak uyanacağımı hayal ettim. ama saatlerdir devam ediyordu şarkı. o devam ettikçe ben iyi olamayacaktım sanki. halbuki ben bunu çölde giderken dinleyeceğim diye hayal ediyordum. gökyüzünü benden alamazsın ya.. nakaratıyla uzakların tadını çıkaracaktım. karanlıkta acaba gökyüzü beni mi alsın daha iyi diye düşüncesi saçmalıkların sadece bir tanesiydi. ya da beni ayakta tutan bu muydu. bu gibi anlarda süper mantıklı şeyler düşünebiliyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kanser ağrısı en kötü ağrıdır diyordu birkaç akşam önce bir doktor arkadaşım. bundan daha kötüsü olacaksa ben en iyi sigarayı filan da bırakayım.. evet, evet.. sabah ilk işim bu olabilir. sabah.. zaten gün aydınlanıyordu. sabah ezanının ürpetisi sarıyordu her yeri. beni bununla korkutamazsın dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odaya girip ışığı yaktım. beni hastaneye götürmelisiniz dedim. sonrasında gidiş-dönüş, saçma hastane koşturmacasının ardında tekrar yatağa uzandığımda yastık sanki hoşgeldin der gibi sarılıyordu bana. beni özlemiş sevgilim gibi sarıldı. sonra huzurluyduk sanki. uyandığımda bir daha böyle olmayacak diye söz vericem kendime ama sonra yapmayacağım biliyorum. bir başka gece tekrar görüşeceğiz diyip uyurken. şarkı son kez bitti..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5433437328405795048?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5433437328405795048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5433437328405795048' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5433437328405795048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5433437328405795048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/09/uyank-kalmak.html' title='uyanık kalmak'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5032603820083741136</id><published>2009-08-31T10:31:00.003+03:00</published><updated>2009-08-31T10:41:42.308+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="414"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xaqs9_queen-bohemian-rhapsody_fun"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xaqs9_queen-bohemian-rhapsody_fun" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="414"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xaqs9_queen-bohemian-rhapsody_fun"&gt;Queen - Bohemian Rhapsody&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Doflamingo"&gt;Doflamingo&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/fun"&gt;sitcom, skeç, komedi, eğlence, komedi videoları, komik videolar, komik&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yaz bitiyor bugün. melankolik, romantik, yeni başlangıçların çokça yaşandığı eylül geliyor. Kocaman bir yaz geride kaldı. Her seferinde daha mı hızlı geçiyor anlamıyorum. Bu gerçek hayat mı yoksa herşey artık fanteziye mi kaçmaya başladı. Daha önce hayır dediklerimize şimdi onsuz asla diyoruz. Çok eğlenceli geçiyor hayat. Benden duymana şaşırdığını biliyorum ama hergün çok güzel. Tadını çıkarırken, oradan çok uzaklardaki düşüncelerden kurtulamıyorsun çoğu zaman orası ayrı olabilir. Neyse yaz bitiyor ve çok çok önemli zamanlar geldi. Live 4 it! Haftanın Klibi'nde Queen - Bohemian Rhapsody ile bizlerle. Onlardan ve bu şarkıdan daha iyisi aklıma gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok ilginç olacağına dair söz veriyorum. Gerisinde şarkıyla başbaşa bırakıyorum. İyi haftalar..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5032603820083741136?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5032603820083741136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5032603820083741136' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5032603820083741136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5032603820083741136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/08/live-4-it-haftann-klibi_31.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-160164821067086287</id><published>2009-08-27T12:36:00.003+03:00</published><updated>2009-08-27T13:27:42.426+03:00</updated><title type='text'>Eski Defterler</title><content type='html'>ben ne zaman herşeyi düzene koyuyorum artık desem. sonraki 3 ila 8 dakika arasındaki zamanda mutlaka birşey oluyor. hadi ilk anı kurtardım desem. o gün cehennemin kapıları açılıyor istediğim hiçbirşeyi yapamamam için herkes seferber oluyor. İşler ters gidebilme kapasitesini 3'e katlıyor. beni hayattan soğutana kadar herşey birbirini ardına geliyor. sonunda olan sahne. ya ben oynamıyorum artık dediğim sigara içer halde yatakta tavana bakarken son buluyor. allahım benden ne istiyorsun inan bana bilmiyorum. inan bana artık. herşeyi bir kenara bırakırsak geçen yıldan kalan bir defter buldum. edirnede olan herşey yazıyordu içinde. proje ile ilgili insanların telefon numaraları, geçtiğimiz tarlaların, yolların krokileri, can sıkıntısının her anını yansıtan saniyelerin yerini almış kelimeler -mutluluktan ve umuttan da bahsediyordu bazıları-, şirket hattı yüzünden kaybolmasın diye kenara yazılmış sevdiğim insanların numaraları da vardı. otel odasında geçirdiğim sıkıcı gecelerde yanımda olan insanların. kahve izleri vardı içinde. benimle uzak diyarlarda 2 ay orada yazıyordu.&lt;br /&gt;o zamanlar yeniden biraraya geldiğimiz eski sevgilimin daha hiçbirşey yokken benim için ankarayı bir uçtan diğer uca geçmesi benim için harcadığı günü, hayatımın soundtrack'i olsa nasıl olur diye herbiri ayrı bir zamanı anlatan şarkı listesi de yapıyordum o gün. bazen boş düzlüklerin uzandığı manzara önünde oturup geleceğimi kurardım, ayçiçeklerin içinde kaybolup belirsizliğe doğru yolalmak hoşuma giderdi. rüzgar düzlükleri okşarken benim içimden de geçerdi. sena ve ben.. nasıl olacaktı? nereye gidecektik beraber?... 2. kez yapabilir miydik?... Sevgimden çok eminken çekip gider miydi tekrar? devam eden hayatın içinde sadece bunlar vardı. yazdığım kelimelerin her birinin içinde bunun gibi bir sürü soru yatıyordu.&lt;br /&gt;köşeye bir yere yazdığım karalamayı okurken gülümsedim.&lt;br /&gt;-gece kazısı 21:00'de kaçak olucak. bu gece jandarmadayız&lt;br /&gt;-proje tehlikede&lt;br /&gt;-işler duruyor&lt;br /&gt;-soundtrack yapılacak&lt;br /&gt;-sena'yı ara mutlu ol :)&lt;br /&gt;-iş için ankara'ya tekrar gidilmesi gerek nasıl?&lt;br /&gt;-blog için yeni tema&lt;br /&gt;-sena'yı ara :)&lt;br /&gt;-istanbul'a dönüş. legendary comeback!&lt;br /&gt;-everything is gonna be allright&lt;br /&gt;-sena sena sena miss you less see you more :) (bunları nasıl yazdım bilmiyorum, çocuk oluyorum bazen)&lt;br /&gt;-jack daniels alınacak.&lt;br /&gt;-kissess&amp;amp;cigarettes&lt;br /&gt;neden böyle kopuk kopuk yazdığımın farkında değilim, aslında bazılarını hatırlamıyorum bile. defterin yapraklarını tek tek çevirdim, hepsini okudum.&lt;br /&gt;sonra defteri çöpe attım.&lt;br /&gt;geride hiçbirşey bırakmamak bazen en iyisi sanırım.&lt;br /&gt;ben bir de şunu yazmıştım o zaman sanırım tarih sadece kendini tekrar ediyor başka da bir olayı yok. inanmıyorum da zaten hiçbirşeye artık. cehennemin kapıları ve kaynar sular kimin içinmiş görücez. ona da inanmıyorum aslında. herşeyi bir kenara bırakıp yazdığım yazı ile bitireyim o zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;&lt;a href="http://www.live4it.org/2008/07/iyi-kt-yle-birey-gibi.html"&gt;İyi, kötü.. öyle birşey gibi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/h2&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD60kniSSI/AAAAAAAAAc8/Ta9Dh6ZNSfI/s1600-h/an_abandonned_teddy_bear_by_ethankurgan75.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD60kniSSI/AAAAAAAAAc8/Ta9Dh6ZNSfI/s320/an_abandonned_teddy_bear_by_ethankurgan75.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228954948466788642" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hep birinin bana sahip olmasını istedim ama sıkıldığımızda bir kenara attığımız oyuncaklardan biri olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Aslında hepsini ben hesapladım demiştim ama hata payının bu kadar çok olacağını da düşünmemiştim. Aslında aşkta düşünceye yer yok derken en büyük hatayı burada yaptığımı farkedeli de çok olmuyor. Aşık olmak için görmezden geldiklerim, gördüklerimin yanında ne kadar da fazlaymış. Yakında hava kararacak. Güneş batmadan evde olabilseydim keşke.. Ama evde olabilseydim bitmeyen maceranın ortasında nasıl kalacaktım ki? "Never ending story" gibi birşey bu. Tam da böyle rüzgarda savrulur gibi hem de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD6pEyTDNI/AAAAAAAAAc0/LIV1hYHXnzQ/s1600-h/teddy_bear_by_SDK369.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD6pEyTDNI/AAAAAAAAAc0/LIV1hYHXnzQ/s320/teddy_bear_by_SDK369.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228954750943431890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-160164821067086287?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/160164821067086287/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=160164821067086287' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/160164821067086287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/160164821067086287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/08/eski-defterler.html' title='Eski Defterler'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD60kniSSI/AAAAAAAAAc8/Ta9Dh6ZNSfI/s72-c/an_abandonned_teddy_bear_by_ethankurgan75.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6473529478014961448</id><published>2009-08-25T22:05:00.002+03:00</published><updated>2009-08-25T23:07:43.163+03:00</updated><title type='text'>Benim Ben No.6</title><content type='html'>powerpuff girls'ü seven, tanıyan, isimlerini ezbere sayan kız, benim gözümde etrafında ışık halesiyle görünür. taparım ben. istese hemen evlenirim bile. ama kek yapabiliyor olması şartı da var tabii ki. bi de birşey daha vardı çok olmasını istediğim ama onu unuttum bi türlü hatırlayamıyorum. onu hatırlayana kadar da kimseyle evlenmeyeceğim. hayatımın, rüyalarımın kızı olup olmadığını nasıl bilebilirim yoksa. değil mi? değil aslında ama öyle diyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayata dair birçok fikir verebilirim. aforizmalarla aklınızı karıştırıp sonrasında "sen delisin be!" demenize sebep olabileceğim gibi "eroy ben sana aşık oldum galiba" demenize de sebep olabilirim ama en kötüsü cevapsız bırakılan aramalarım. ben senden hoşlanmıyorum bebeğim bi dahaki sefere demek bu kadar zor olmamalı. her kızla sevgili olunmaz ki canım ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eskiden çok yaptığınız, artık yapmaz olduğunuz ve yaptığınız günleri özlediğiniz 3 şey nedir? çok merak ediyorum. yorum yazmaktan çekiniyorsanız bana mail de atabilirsiniz. bozkurteray@gmail.com beni merakta komayın. kimseye söylemiycem söz. isimsiz olarak yayınlıycam. istatistik çalışması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kız eğer her kızdığında sevgilisini tırnaklarsa tabii ki evde kalır. erkekler hakkında konuşmuyorum. ne bileyim sevmiyorum erkekleri. rakip gibi görüyorum ;p beş tane sıkı dostum olsun geri kalan tüm erkekleri dünyadan silebiliriz ki rekabet etmeyi sevmeme rağmen üşenmekten zor nefes alıyorum bile denebilir bazen. ben çünkü amazon ülkesine kral olmak istiyorum. tek eşli yaşarım ben orda (kimi kandırıyorum ben de bilmiyorum ;p)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- eroy, yeni gördüm bunu feysbukta arkadaş atmış "sevdim de ne oldu efes pilsen zengin oldu" diye bi grup varmış hihi.. komik geldi bana&lt;br /&gt;- ben de seni seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitap yazıyorum ben. bunu dedim mi bilmiyorum. çok acayip, hiç bilmediğim bir konuda. ilk defa mühendis gibi çalışmak zorundayım ki bunun düşüncesi bile beni yoruyor şu an. beni para kazanmak bırakan tüm herkese teşekkürlerimi sunuyorum. ne güzel evde oturucaktım ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Live 4 it! blogunu ne kadar geniş kitlelere yayarsanız beni o kadar mutlu edersiniz. evden çıkamayağım sabahlara kadar çalışacağım günlerde bana arkadaşlık edersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kahve içmeye çıkarım canım dışarı o kadar da değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küba'ya yerleştiğimde çok güzel olacak herşey. bigün bu olacak hayaliyle yaşamak güzel :) ufak bir elektrikçi açıp dükkan önünde tüm gün kocaman bir puro ve esnaf arkadaşlarla tavla başında sohbet ederek yaşlanıcam ben..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6473529478014961448?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6473529478014961448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6473529478014961448' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6473529478014961448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6473529478014961448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/08/benim-ben-no6.html' title='Benim Ben No.6'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-460993748301442179</id><published>2009-08-24T01:34:00.002+03:00</published><updated>2009-08-24T02:13:30.229+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="292" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xa3wzo_ozcan-deniz-pamela-fuat-her-sey-deg_music"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xa3wzo_ozcan-deniz-pamela-fuat-her-sey-deg_music" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="292" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xa3wzo_ozcan-deniz-pamela-fuat-her-sey-deg_music"&gt;Ozcan Deniz &amp;amp; Pamela &amp;amp; Fuat - Her Sey Degisir&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/jetmanyak"&gt;jetmanyak&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;Diğer müzik videolarına göz atın.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;kişiliğinin ister istemez bir parçası olmuş bir şekilde paketten çıkartılan sigaranın yine eski günlerden kalan bir çakmakla ateşe verilmesi sanki bir ayin gibi bu anlarda. herşey değişir evet. bu da değişecektir birgün. çok fazla felsefeye girmeye de gerek yok çünkü ne sarhoşum ne de birini etkilemeye çalışıyorum şu an. olabildiğince basit olsun herşey. o zaman daha kolay oluyor değişim. daha acısız. eğlenceli kısmı da yok değil aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;özcan deniz kısmını atalım çünkü hayatta sevmediğim bi milyon şeyin ilk sıralarında geliyor. sebebini bilmiyorum ama öyle. ama pamela.. bitmeyen bir sevgim var ona karşı. ilk kez ankara'da biryerde çıktığı için ben hep ankaralı diye hatırlıyorum (ki değil ama benim için öyle banane, sanane ve en nihayetinde hepimizene). boş yere ağlama kalbini bağlama ankara kızlarına mı desem kendi kendime. ki ankarayı severim. tekrardan kalbim atar şekilde gidecek miyim acaba birgün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pamela-Fuat (Özcan Deniz'i saymıyorum bile çünkü ilk dinlediğimde onun da olacağını yeminle bilmiyordum.neyse) - Herşey Değişir ile bizlerle. Aslında ben bu şarkıyı ilk dinlediğimde 19 Temmuz'u kutluyordum. Çok ilginç birgün gerçekten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rock'n Coke'a gidişimi ilk planlarkenki benle o gün orda duran ben değişmişti. Yanımızda olacaklarla o gün olanlar da değişmişti tabii ki. O günü nasıl kutlayacaktık ki nasıl geçirdik herşey değişmişti. Bu şarkıyı ilk kez dinlerken orada olan eroy olmak istemezdiniz eminim ama çarklar dönüp beni buna getirmişti. Tanrım benimle böyle oynuyorsun ya elbet birgün ölücem o zaman hesaplaşacağız :) konuşmamızı tüm eski sevgililerimle görüşmekten bile daha çok iple çekiyorum. Aslında o ana bakınca bana tokat gibi ders veriyorsun ya ben anlamak istemiyorum. Ben yüce bir varlık değilim, bilgeliğimin, yeteneklerimin sınırları var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkez daha tebrik ediyorum ki ders güzeldi. O an çalan müzik, yanımda arkadaşlarımızın sevgili olalım diye buluşturduğun kız, aslında bu konuda biraz hayalkırıklığına uğradım ama neyse beni en çok etkileyen kadın pamela ordaydı ya vereceği her ders güzeldi. Hayal değil mi mutlu olmak? Hadi canım sen de.. Ona bir şans tanıyınca. Hayat mutluluğu herkese verir. 3 öğün yemek 5 öğün dayak gibi bir rutinle bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben aslında &lt;a href="http://www.ktunnel.com/index.php/1010110A/c63cf17d0ce61f4b6a46028c5e8d28b645bb1bddbd8ed03d2d81157ec334022ee76d24ea5ed4b26e19212"&gt;burada&lt;/a&gt; duymuştum  (Bulduğum en güzel görüntü bu ne yazık ki HD yayına geçemedim henüz. Neyse en azından biri televizyondan da olsa çekmiş sağolsun varolsun. Bir de özcan yok orda dikkatinizi çekerim tekrar ;p).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalan müzikle kendimi pamelaya adama hissi, hiç tanımadığım biriyle elele tutuşup aralarından geçtiğimiz insanların arasından tüm engelleri aşıp durduğum güzel yerde müzikle mutlu olmak, kimse ile sonrasının olmasını istemediğini anlamak, hepimize yeter mutluluk. Benim için hayaldi ama. Benim elinden tutup omzumda konseri izlemek istediğim insan pamela'nın diyarlarında uzaklardaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben hala o andan almam gereken dersi almadığım için telefona sarılmadım değil. Şarkı sözlerini anlamamışım hala. Gerçi herşeyi bir kenara bırakırsam güzel birgündü sadece aşk hayatı adına kötü birgün. Yoksa eğlenmek dersen her anın tadını çıkarıyorum ben hala :) Linkinpark'ı görmek güzeldi ama ben Cartel için gittim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit basit basit.. Aklımı başıma alıcam söz. Benim henüz tanışmadığım bir sevgilim var oralarda bir yerlerde şu an. Hadi gidelim mutluluğa.. Ya da lütfen sen gel ben burdayım söz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatlı sözleriyle mutlu olun. Ben her sözün farkındayım ve söylüyorum içten içe. Hepsini okuyan herkese söylüyorum aslında. Ben yazarken farkında olduğum hayat derslerini düşünürken size iyi bir hafta diliyorum. Yarın görüşürüz.. (Bu kez söz ;) ).&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-460993748301442179?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/460993748301442179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=460993748301442179' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/460993748301442179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/460993748301442179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/08/live-4-it-haftann-klibi_24.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-8415606951147514306</id><published>2009-08-17T20:31:00.004+03:00</published><updated>2009-08-17T21:10:41.374+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x2v4u5_the-cardigans-my-favourite-game_music&amp;amp;related=0"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x2v4u5_the-cardigans-my-favourite-game_music&amp;amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="381"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x2v4u5_the-cardigans-my-favourite-game_music"&gt;The Cardigans - My Favourite Game&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/The-Cardigans"&gt;The-Cardigans&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;Öne çıkan müzik videolarını izleyin.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi'nde The Cardigans - My Favourite Game ile bizlerle.. Uzun bir aranın ardından aralıksız bir Live 4 it!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışı da geride bıraktıktan sonra tekrar eve döndüm ve sonunda birkaç günü yalnız geçirme fırsatım oldu. Bunu da insanların arasına karışıp, birazını da uyumakla geçirdim. Herşeye yeniden yeniden ve yine yeniden başlamak için güzel bir zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kez daha en sevdiğim şeyde başarısız olmak mı yoksa bundan aldığım zevkle vakit geçirirken aklımın başıma dank! diye çarpması mı bilmiyorum. Ama şimdi iyiyim :) çok güzel bir hayatım var ve mutsuzum ama iyiyim. Güzel çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her seferinde yeniden başlamaya pek alışkınken şimdi biraz daha farklı kuralların geçerliliğinde gidiyor herşey. Ne aradığımı neyi istediğimi biliyorum. Sağa sola çarpa çarpa gittiğim yolların hepsinin sonunda biryerlere tosladım. Kaybetmek mi hoşuma gidiyor yoksa ya kazanırsam ümidi ile körükörüne koşmak mı tartışılır. Ama yaptıklarımın çok azı bir yerlere varırken ben hala bir yerlere toslamamışım gibi yoluma devam ediyorum. Kaybettikçe daha da güçlenip, çarptıkça daha da hızlanıyorum. Daha da kendimi kaybedip, kendimi daha iyi tanıyorum. Hepsinin sonunda ise ben bundan zevk alıyorum. Şimdi bunu nasıl kullanacağımı biliyorum. Yeni kartlarımla yeni bir oyun. Hehehe :) cidden pis bir gülümseme ile hayatın zevkini çıkarıyorum. Ama mutsuzum. Eksiğim çünkü. Sevişmekten mutlu olmamak gibi. Eureka! Kendimi buluyorum bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olursa olsun sonunda bunu yapacak gücü buluyorsun. Pardon.. Sen bulamazsın ben sana nasıl bulacağını gösterdim aslında. Belki bulabilirsin. Bilmiyorum. Pek de umursamıyorum. Umursadıkça daha da acınıyorum. Ne diyeceğim hakkında bi fikrim yok. Böyle durumlarda en güzeli aklına gelen herşeyi söylemek aslında sonradan pişmanlıkla söylediklerini açıklamak daha zevkli. Başta düşünerek geçireceğim süreyi sonra kendimi açıklayıp olanları düzeltmeye çalışmakla geçirmek daha maceralı oluyor. O yüzden kaybediyorum ya. Bu yüzden zevk alıyorum kendimden. Yine kendimi kaybedip sonra bulunca mutlu oluyorum. Dayanılmaz zevkli bir kısır döngüde yaşamak mutlu ediyor kısa kısa. Ne yapacağımı biliyorum ben. Büyüdüm de geldim yeniden. Her yıl bu zamanlarda büyüyüp, geri kalan zamanı kendimi yiyip bitirmeye adadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küba'ya gitmeden önce yapacağım son şey olan çölü arabayla gidip motorsikletle dönmek. Burdaki gibi sıcak başıma vurmazsa kendimi kaybetmezsem geri kalan zamanımı mutlu geçireceğim gibi bir his var ama bakalım. Yarın görüşürüz..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-8415606951147514306?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/8415606951147514306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=8415606951147514306' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8415606951147514306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8415606951147514306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/08/live-4-it-haftann-klibi_17.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7372070889570936529</id><published>2009-08-03T09:40:00.002+03:00</published><updated>2009-08-03T09:54:51.826+03:00</updated><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="348"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xq3i1_fluke-absurd_music&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xq3i1_fluke-absurd_music&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="348" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xq3i1_fluke-absurd_music"&gt;Fluke - Absurd&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/shwi"&gt;shwi&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;Öne çıkan müzik videolarını izleyin.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Herşey birbirine girdi. geceler gündüzler. zamandan bağımsız biryerde yaşıyorum. ayak uydurmak güç aslında. şimdi yarış zamanı. bugün izmir'e gidiyorum. haftaya pazar günkü finale kadar izmir'de 3 yıldır peşinde takıldığım arabaların arasında en büyük eğlencemin içine dalıyorum. haftalar oldu herşey birbirine karışalı. şimdi yarışmak istiyorum. uzun zamandır bunu istiyorum. her seferinde de devam edecek.. görüşeceğiz.. seviyorum herkesi aslında göründüğüm kadar uzak değilim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7372070889570936529?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7372070889570936529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7372070889570936529' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7372070889570936529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7372070889570936529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/08/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-8902312433602239430</id><published>2009-07-18T14:08:00.004+03:00</published><updated>2009-07-18T14:32:09.039+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beni Benden Alanlar'/><title type='text'>Beni Benden Alanlar No.4</title><content type='html'>bi kere sadece küçük harflerle yazmak beni o kadar mutlu ediyor ki sanki sevgilimle, arkadaşımla konuşuyormuşçasına samimi geliyor. her cümlenin ilk harfi büyük yazılır, özel isimlere de aynı ayrıcalığı hatta bu da yetmiyormuş gibi kesme işareti hizmetini sunuyorsun yok canım daha neler artık bi yerden sonra. ne kadar özel bir isim olabilir ki bu kadar hizmet görsün. bir de tabii noktalıvirgül var ki.. ya anlatmak istiyorum ama başıma ağrılar girer gibi oluyor. o benden benden ondan uzak duruyoruz. kötü ayrılmış bir çift gibiyiz. bi de ayrılığın iyisi kötüsü olmaz ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecenin en sessiz anında yatağa giriyorum ya işte o sessizlikte mutlu oluyorum. gün bitmiş oluyor. bir sonraki güne sayılı saatler kala ben bir öncekini düşünüyorum bugün ne yaptım diye. hep birşeyler eksik gibi yetmemiş zaman da kalmış öylece. değiştiremeyeceğimiz geçmiş üstüne ne diye düşünüyorsam artık. ama ders almak önemli aslında da işime gelmiyor. yorulmak çok yorucu ve zahmetli değil mi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en ufak birşeyi yapmış olmak ne biliyim. yolda bi böceğin üstüne başarılı bir basış olabilir, tabağı kırmadan bir rafa koyabilmiş olmak olabilir, en sevdiğim grubu veyahut şarkıcıyı dinlemiş olmak olabilir, dışarıda güzel bir gece,.. vs. bi sürü şey önemli olan yapmak istediğimi yapmış olmak beni ne kadar mutlu ediyor anlatamam. kalsın böyle olduğunu bilin yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir karar vermeden önce, birşeyi düşündükten sonra ya da canım istediğinde ama gerçekten canım istediğinde yakılan bir sigara ömrüme ömür katıyor sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sırf güzel bir kalemim oldu diye artık daha sorumluluk sahibi bir insan oldum sanki birden. 2 gündür kendimi aştım. bi kalem lan alt tarafı. ama hiç düşünmediğim zamanda, sevdiğim bir arkadaşımdan beklenmedik bir hediye, uzak çok uzak bir galaksiden gelen alt tarafı bir kalem. düşünüldüğümü bilmek mutlu etti sanırım. zaten beni seven kaç kişi kaldı ki diye düşünürken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oturduğum yerden çöp kutusuna soktuğum her başarılı atış benim için dünya hakimiyeti kadar önemli birşey aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her yıl 19 temmuz benim için önemli birgün. fenerbahçeliler günü olmasının dışında. çok şey yaşanıyor o gün. yarın yeni bir 19 temmuz..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-8902312433602239430?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/8902312433602239430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=8902312433602239430' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8902312433602239430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8902312433602239430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/07/beni-benden-alanlar-no4.html' title='Beni Benden Alanlar No.4'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4473122836590958011</id><published>2009-07-13T08:50:00.003+03:00</published><updated>2009-07-17T00:43:08.859+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x2su4o_foo-fighters-the-pretender-video-pr_music&amp;amp;related=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x2su4o_foo-fighters-the-pretender-video-pr_music&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="381"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x2su4o_foo-fighters-the-pretender-video-pr_music"&gt;Foo Fighters - The Pretender (Video Premiere)&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Alisvideo"&gt;Alisvideo&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music" title="Öne çıkan müzik videolarını izleyin."&gt;Öne çıkan müzik videolarını izleyin.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Öncelikle felsefemiz "bugüne kadar yaptığımız herşey yanlıştı." olmalı. geçen haftanın üstüne artık güzel olacak. Kalıp neler olacağını görmek daha eğlenceli olacak. Son zamanların en eğlenceli haftası geçti aslında. Görmem gereken herşeyi gördüm. Filmin hareketli müzik eşliğindeki güzel bölümleri başlıyor. Asla bitmeyen aynı eski hikayelerden başka birşey. Ya ben herkesten farklıysam? Denemeye değecek...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4473122836590958011?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4473122836590958011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4473122836590958011' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4473122836590958011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4473122836590958011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/07/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4962130996397507182</id><published>2009-07-06T05:01:00.002+03:00</published><updated>2009-07-17T00:42:31.972+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>haftanın klibi</title><content type='html'>tek başına evde kalmak çok tanıdık bir duygu değill kendi evimin dışında kaldığım zaman ya arkadaşlarım ya da sevgilim beni yalnız bırakmazzdı geceleri. karanlıpktan korkan bir çocuk gibi şefkate ihtiyaçc duyduğuma inanıp göğsüme yaslanırdı. ki şua nfarkettim konudan çok uzaklaşmışım. tam da bana göre birşey zaten bu. onun orda olması beni nasıl hisseettirdiğin,i bilirdi. yine uzaklaştım. yalpalayarak yürüyen birinninm yarım yamalak yazması da beklentirleri karşılar nitelikte birşey. bir hafta yalnızım. yaşasın ki bu hissi seviyorum. herşey i seviyorum. aslında herşeyden herkesten nefret ediyorum ama o kadar çok seviyorum ki. satırlar ve sütunlar yetmezmiş gibi sanki. tüm sevdiğim kadınlarla aynı evde yaşsam da hiç ayrılmasam ama sadece sevbsem herksin hayatını paylaşıp sadece kendiminkini yaşasam. ama hayat o kadar kolay ve güzel değil. umrumda da değil aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok içiyorum çünlkü aklım başında olduğunda zihnim beni öldürüyor. şu an ki gibi hayatı parça parça görüntüler ve anılardan ibaret götürmek en güzeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yol ayrımını kendim istedim. önümdeki tabelalara bakıp nereye gidiceğime karar vermeye çalışıyorum. ya herkesi bırakıp uzaklara gidicem ki bunun için önmce ayılmalyım ve evet istesem ben buyum yeteneklerimin bir sınırı yok sadece tasmamı sıkı tutmanız gerek diye uzun zaman sonra görüşürüz diyip defolup gitmeliyim. ya da ertesi güne beni saçma sapan maceralara sürükleyen tek hayalimin peşinden yine en aptalca şeylere atılmalıyım. bir hiç için herşeyi vermek..ç hiç adil değil gibi ama zaten hayat bu kadar adilö ve güzelş olamazdı.ç &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;heheheee evde tek başıma kalıcam ondan sonra hep her geceyi kendimle sabah kadar konurşark geçiririm belki bifün öğreinmirm nasıl adann olacağomoı ve bişreyler olur mutlu olurum. ya da diğeride iyi aslında. beni seçim yapmak zırunda bırakmayım artık. ne sevdiğim insan ne de diğerlerişnden bri şey göremiyorum. kendim bile beni sevmiyor sanki. her gece yatağa bşakasını atan cool yazar modundayım. ki ben kendime su bile vermem ben olsam. en yisi benim. en birinci ben oldum.1! ya da ne kadar aptalım ben bile bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu hissi seviyorum. insanları değil. bende yarattıkları hisleri seviyorum. siz de kendinize dönün ve bakın çok azınız hadi canım sen de!! dersiniz. az olanlar da durumun gfarkında değildir bence. yine de olayımız kendimiziz. mutlu olmak için göze alamayancğımız şey mutsuz edemeyeciğimiz insan yok.&lt;br /&gt;pervasızca ve samimiyetsizce değilim. sadece kendimi ve karşımdakileri görüdlkçe hisettiklerim bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi sürü güzel şey var aslıda. alakasız oldu. herşeyi seviyorum hepsinden nefret ediyorum. kadehimi tüm hepimzie kaldırıyorum. şarkı da koymak istiyorum. senin onun benim için. kendim için. sadece bana.olsun. kendim için birşeyler yapmış olmaryı isterdim ama onu bile beceremediöm. süerp birşey. çok eski zamanlardan beri çalıyor sanki kulaklarımda. beni istiyorsan önce bunu dinle.kaçıncı kezdir çalıyor ben de bilmiyorum. hiç susmamış gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x6pqqn_the-last-shadow-puppets-my-mistakes_music&amp;amp;related=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x6pqqn_the-last-shadow-puppets-my-mistakes_music&amp;amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="381" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x6pqqn_the-last-shadow-puppets-my-mistakes_music"&gt;The Last Shadow Puppets - My Mistakes Were Made For You&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/DOMINO-FRANCE"&gt;DOMINO-FRANCE&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;Music videos, artist interviews, concerts and more.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4962130996397507182?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4962130996397507182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4962130996397507182' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4962130996397507182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4962130996397507182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/07/haftann-klibi.html' title='haftanın klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-773830350048736596</id><published>2009-06-29T21:52:00.003+03:00</published><updated>2009-07-17T00:42:37.379+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="274"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x646x_sertab-erener-kumsalda_music&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x646x_sertab-erener-kumsalda_music&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="274" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x646x_sertab-erener-kumsalda_music"&gt;Sertab Erener - Kumsalda&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/sayit"&gt;sayit&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;Explore more music videos.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;yok yok yaz aşkı filan yok. geceleri yalnız gökyüzü altında geçiriyorum. yalnız kalmak da bazen güzel. kendinle geçirecek vaktin oluyor. sonra kendini tanıyorsun filan. hayat ilginç.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-773830350048736596?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/773830350048736596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=773830350048736596' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/773830350048736596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/773830350048736596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/06/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7618137237833902894</id><published>2009-06-21T20:56:00.002+03:00</published><updated>2009-06-21T21:21:19.167+03:00</updated><title type='text'>Rüyalardan ibaret</title><content type='html'>Sadece seni görmek istediğim zamanlar uyuyorum. Geçirdiğim zamanın gerçek olmadığını, olamayacağını bilmenin verdiği acıya rağmen kabulleniyorum. Kabusların içinde peşinden koşmaktan yoruluyorum. Ama yine de.. Nefessiz kalana kadar devam ediyor herşey. Bir an uyanıyorsun. Hangisi gerçek dünya? Olmak istediğin yerle olduğun yer ne kadar da farklı. Uyumak acı veriyor. Ama kabul ediyorsun. Bir hayalle başlayan herşey şimdi kötü bir rüyadan ibaret. Mumları üflediğimde, ince dumanlarının karanlıktaki dansı, onlara eşlik eden sigara dumanı. Her nefeste belli belirsiz aydınlanan vücudumun üstüne kalan parmak izlerinin peşinden gitmek isteyen ben.. Gözlerimi kapayamadan geçen gün doğumları.. Herşey saçma bir rüyadan mı ibaret yoksa?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7618137237833902894?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7618137237833902894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7618137237833902894' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7618137237833902894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7618137237833902894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/06/ruyalardan-ibaret.html' title='Rüyalardan ibaret'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-8114003979370639542</id><published>2009-06-12T22:31:00.002+03:00</published><updated>2009-06-16T00:03:21.704+03:00</updated><title type='text'>Live 4 it! Sezon Finali..</title><content type='html'>Live 4 it! 4. sezonunu bitirdi. Serinin belki de en kötüsü olarak imdb'de ve blog günlüklerinde yerini alacağı kesin gibi. Ama bu sezonda yazarımız birbirinden dehşetli maceralara atıldı. Sevgi, aşk, nefret, başarı, hayal kırıklığı, entrika, güzel kızlar ve hızlı arabalar, dünyayı yönetenler, gizli tarikatlar, dram, melekler ve şeytanlar, hatta tanrının kendisi bile bu sezonun silinmiş sahnelerinde sizleri bekliyor. 4. sezon kendimden esirgediğim herşey, fazlasıyla 5. sezonda olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye dönüp bakarsam, geçirdiğim zamanlar evrimden başkası değil. Kapıdan ilk giren benle şimdiki ben arasındaki farkı görebilecek kadar zaman geçireceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsini bir kenara bırakırsak, neredeyse tüm bir sezonu beraber geçirdiğimiz esas kız yok artık. Hatta 2 aydır yok. Esas oğlan, ben de az kalsın dizi finalini yapıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi limitlerimi gördüm. Düşebileceğim en son noktayı yukarıdan baktığımda görebilecek kadar derinlere indim. Az kalsın boğuluyordum, bir daha asla çıkamayacağım kadar derindi gittiğim yer. Son iki ay gece ve gündüz yaşayan iki farklı benle geçti. Güneş batmadan önce, gün doğumunu görmeden uyumadığım birkaç gecenin dışında her güne ışıkla başladım. Kendimi hiç olmadığı kadar birşeyler yapmaya verdim. Başarılı oldum mu vermek konusunda? Hiç de değil aslında. Ama bu kadarı bile beni istediğim yerin de yukarısına taşıdı. Başarılı oldum. Bunun tadını çıkardım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama benden götürdükleri çok fazlaydı. Kendisi ne kadar rahatsa ben o kadar mutsuzdum. Düşmeyi ben istedim.. Dedim ya dibini görmem gerekiyordu. 2 aydır hastayım ve günde 20 saat ayakta geçiyordu. Nerde bi dur demem gerektiğini görmek istedim. Bu şekilde pek fazla yaşayamazsın, ciddi hastasın ve kontrol edilmen gerekiyor gibi birşeyler dedi annemin kolumdan çekip de götürdüğü doktorlar. Nerdeyse kanserli hasta gibi bakıyorlardı bana. Bu acınası bakış komik geliyor bana. Ne güzel işte ben ölürüm de onlar da vicdan azabı çeker demeye kadar getirdim ki bu da komik birşey. Sonra belimi de kötü sakatladım. En son böyle fiziksel birşeyi ne zamandı hatırlamıyorum ama bir hafta yürüyememiştim eskiden bi zaman kafama top çarpıp da menenjit olduğumu şans eseri öğrendiklerinde iğnelerden dolayı birşeyler olmuştu vesaire vesaire.. Şimdi hem kanserli hem de yarı büklüm hasta olarak bakılıyordum ki 100 yaşında hissediyordum kendimi o bakışlar altında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi son iki ayda gördüğüm üzere ölmeye meyilli birşeyler vardı. Yukarıda seven birkaç kişi kalmış ki, burada sevenim yok gibi neredeyse. En sonuncusu trafik kazasında genç mühendis öldü gitti diyeceklerdi. Çok kötüydü. Hayatımın en ciddi anıydı belki de bi de esas kızdan ayrıldığım gece olmuştu ki onda kurtulmayı başaran esas oğlan sezon finalinde gidiyordu. Sezon çok sürüncemeli bitiyordu az kalsın. Herşey 9 Haziranda oldu ki direksiyon başına geçişimin 1. yılı şerefine bir kutlamaydı sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minibüs son anda direksiyonu kırdı ve benim kapımdan bana girmemeyi başardı. Sol arka taraftan çarpınca araç kendi etrafında spin attı. Arabanın parçaları sağa sola savruldu. Kafamı direksiyona vurduğumda kısa film şeridini izleme fırsatım oldu. Tüm sezonları hatta daha fazlasını gördüm. Bu son uyarı gibi birşeydi. Araba telef oldu ama ben iyiydim hala. Bu da birşey. Dersimi aldım. Hayat güzel birşey.. Hep biliyordum ben, buna ne gerek vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise Live 4 it! 5. sezonu açıyor. Live 4 it! - The Revenge Season. Şimdi intikam zamanı.. Kişisel algılamayın. Ne esas kızdan ne de başka birinden intikam almak gibi bir düşüncem var. Benim derdim hayatla. Şimdi kimin kazanacağını göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Live 4 it!..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-8114003979370639542?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/8114003979370639542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=8114003979370639542' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8114003979370639542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8114003979370639542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/06/live-4-it-sezon-finali.html' title='Live 4 it! Sezon Finali..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5910235899048320433</id><published>2009-06-12T00:37:00.000+03:00</published><updated>2009-06-12T00:38:16.611+03:00</updated><title type='text'>Live 4 it! - The Season Finale</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/81069056@N00/3618008860/" title="DSC00576 by eroy, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3555/3618008860_600f8a5e83_o.jpg" width="474" height="632" alt="DSC00576" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5910235899048320433?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5910235899048320433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5910235899048320433' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5910235899048320433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5910235899048320433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/06/live-4-it-season-finale.html' title='Live 4 it! - The Season Finale'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6603475938743291522</id><published>2009-06-03T03:59:00.003+03:00</published><updated>2009-06-03T04:22:04.126+03:00</updated><title type='text'>son kiii üç dört..</title><content type='html'>gecenin bi yarısını da geçip sabahın kör saatine varıyor artık dönüş zamanları. herşeyden, herkesten uzak insanların arasında geçirmediğim zamanların tümü okulda bişeyleri yapmaya çalışmayı denemekten öte değil. en son ne zaman doğru dürüst uyudum ki.. çok oluyor. 5 yaşındaki çocuk gibi kolumdan tutup doktora götürdüler sonunda beni. söylediğine göre sağ ciğerimde birşey varmış. ve ayrıca birine göre henüz kötüye gitmemiş diğerine göre de bayağı öbür taraf yolcusu gidici bir halim varmış. kulak asmıyorum artık insanların söylediklerine bunları da duymazdan geldim. ne olduğunu bilmiyoruz ama bir ara baktırıcam söz ama şimdi gerçekten hiç zamanım yok diye yanından çıkarken. artık tüm eski sevgililerimden beni kanser ettiniz diye iç burkucu bir intikam alabilirim. komik bence bu. şu ana kadar yaptığım emek verdiğim herşeyi aslında yapmasam da olurmuş. asla kullanmayacağım 182 parça paslanmaz çelik çatal-kaşık-bıçak takımı almak gibi birşeymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;muhteşem ben.. sonum çok sıradan oluyor aslında. ama bu kadar kolay değil.. sezon finali geldi. bu öylesine bir son değil ama. hiç olmadığı kadar farklı oldu herşey. ahaha sen mutlu musun şimdi.. diye anlamsız, çocukça bağırıp kızmak istiyorum sevilmişin kim olduğuna bakmadan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben zaten hep bu son günleri beklemiştim. tüm hayat sonların nasıl olduğuyla ilgili aslında. bütünün, sürecin, yapılanların hiç bir önemi yok. son cümlenin dışında duyduğum hiçbirşeyi dinlemedim ki. sen göründüğün gibi değildin. hiçbirşey değil. hatta tanrı bile göründüğü gibi değil aslında..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6603475938743291522?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6603475938743291522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6603475938743291522' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6603475938743291522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6603475938743291522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/06/son-kiii-uc-dort.html' title='son kiii üç dört..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-771081174259895788</id><published>2009-05-21T04:44:00.003+03:00</published><updated>2009-05-21T04:51:09.133+03:00</updated><title type='text'>end scene</title><content type='html'>sonunda başardım. kurduğum herşeyi yıktım. içimdeki herşeyi öldürdüm. şehri yağmayalan barbarlar gibi heryeri yakıp yıktılar, geriye hiçbirşey kalmadı. ben de. buna sevinmek hakları. geriye ilerde turistlerin yıkık dökük sütunlar arasında gezerken ne güzel bir yermiş diyeceği bir harabe kaldı. kaçıp kurtulanların yok olup silinmesi ya da herşeyi yeniden kurması arasında gidip gelen bir kader çizgisi var. gerçi kadere de inanmıyorum gibi aslında. ama bilmiyorum. hiçbirşey bilmiyorum ben. aslında bilmemek değil, karar verememek. ve neyse sonunda hep filmlerde görmeye alışık olduğumuz dibe vurma sahnesi gerçek oldu. bravo. and the oscar goes to.. me.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-771081174259895788?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/771081174259895788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=771081174259895788' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/771081174259895788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/771081174259895788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/end-scene.html' title='end scene'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6309144416731544512</id><published>2009-05-18T05:02:00.001+03:00</published><updated>2009-05-18T05:02:41.768+03:00</updated><title type='text'>günaydın..</title><content type='html'>son birkaç haftadır gördüğüm bu kaçıncı gündoğuşu bilmiyorum. ama her sabah hayat yeniden başlıyor. bir önceki günden gelenlerle, gece rüyalarımızı süsleyenler ya da en büyük kabuslarımız bize birşeyler katıyor. uykusuz geçen zamanlarda saatin tiktakları daha bir yavaş vuruyor. piyano tuşlarına, uyanan kuşların ve rüzgarın sesi eşlik ediyor. sabahın serinliği içimi titretiyor. vücudumu saran bu irkilme zihnimde hayallere ilham veriyor, hatıraları canlandırıyor. gün doğuyor.. aydınlanan sadece sokaklar olmuyor bazen de içine doğuyor güneş. en karanlık noktalarına vuran ışık herşeyi olduğu gibi gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gün doğarken, sigaranın içini kemiren o dumanı, alkolün gözlerinin önüne getirdiği o perde gölgeleyemiyor hiçbirşeyi. seni her sabah uyandırmak için gelen bir melek, her sabah yeni bir umutla geliyor sana.. öperek uyandırıp seni herşeyden korumak için kanatlarının ardına gizliyor ruhunu. biliyor ki tanrının verdiği ışık kadar temiz şu an. hala..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6309144416731544512?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6309144416731544512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6309144416731544512' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6309144416731544512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6309144416731544512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/gunaydn.html' title='günaydın..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6790703349550461571</id><published>2009-05-14T22:45:00.003+03:00</published><updated>2009-05-18T02:13:54.657+03:00</updated><title type='text'>1. Gün: Başlangıcın başında</title><content type='html'>uyandığımda sanki konuşmamız yeni bitmiş gibiydi. uyuyabildiğim zaten 1-2 saat oluyordu onda da sanki başka bir hayat yaşıyormuş gibiydim. bedenim dinlenmeye çalışırken zihnim de savaşmaya devam ediyordu. eski sevgilimle konuşmadım eğer dip not olarak düşmek gerekirse. herkesten farklı biriyle muhtemelen diğer konuşmamızı bundan uzun bir süre sonra yapmayı umduğum biriydi. birbirimize bakarken gözlerinin siyahında beni alevlere atmış gibiydi çoktan, bundan zevk alacağına dair bir hisse kapılmıştım. karşımdakinin gücünü kolay kabul etmem ama beni çoktan ele geçirmişti. konuşurken her cümlede beni başka birşey bekliyordu. sözlerinin keskinliği zihnime saplanan oklar gibiydi. kalbime çarpanları o anda nefesimi kesiyordu zaten bir yandan da düşünmeme bile izin vermiyordu. ya kabul edersin ya da sonuçlarına katlanırsın. seçimlerimin sonuçları kesindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istediğim de buydu aslında. sınırları belli bir yoldan gitmek. bir süre için. cama kafanı yaslayıp yolu seyredip düşünmek.. yolculuğun tadını çıkaralım şimdi..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6790703349550461571?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6790703349550461571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6790703349550461571' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6790703349550461571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6790703349550461571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/1-gun-baslangcn-basnda.html' title='1. Gün: Başlangıcın başında'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-3241427419346579724</id><published>2009-05-13T23:49:00.004+03:00</published><updated>2009-05-17T02:53:16.874+03:00</updated><title type='text'>the beginning</title><content type='html'>tam 45 gün. son gün tekrar görüştüğümüzde sorduklarıma cevap verebileceğini, yapmanı istediklerimi yapabileceğini umuyorum.. sonunda bir amaç için, neden olduğunu anlamak için. başarısız olursan artık bizi göremeyeceksin bir daha. aldığın nefesler gereksiz, söylediklerin anlamsız olacak. kum taneleri akmaya başladıktan sonra geçen geceler ve onları kovalayan gündüzleri saymaya başlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Live 4 it! Around The Universe in 45 Days" tanrılar hepimizi korusun..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-3241427419346579724?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/3241427419346579724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=3241427419346579724' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3241427419346579724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3241427419346579724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/beginning.html' title='the beginning'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4051329896773383505</id><published>2009-05-12T22:35:00.003+03:00</published><updated>2009-05-12T22:47:45.075+03:00</updated><title type='text'>dawn after dark</title><content type='html'>en zor an. her bitti. zaman durmuş. sen durmuşsun. aklından geçen düşünceler bile olduğu yerde kalakalmış. umut yok. hislerin yok. isteğin yok. kimse yok. ışık yok. kapkaranlık. kendi nefes alışını bile arasında geçen zamanlarda unutuyorsun. son nefes. derinden. kalbini söküyor yerinden. parçaları havada uçuşan sonbaharda ağacından ayrılmış yapraklar kadar üzücü ve mutsuz uçuşuyor havada gözyaşlarının eşliğinde. dudakların aralanıyor. nefes alırken boğazının düğümü acıtıyor canını. sonrasında herşey parlak. ışık delip geçiyor vücudunu. seni kendinden ayırıyor. sesi çığlığını bastırıyor. herşeyi alıp götürüyor. herşey yeniden başlıyor. yeniden. herşeye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4051329896773383505?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4051329896773383505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4051329896773383505' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4051329896773383505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4051329896773383505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/dawn-after-dark.html' title='dawn after dark'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7646830411263622272</id><published>2009-05-12T11:13:00.002+03:00</published><updated>2009-05-12T12:18:04.881+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>Bir dağa çıkıp oradaki sessizliği yırtıp, kulak zarlarını yırtan bir fırtana kadar bağırmak istiyorum. ses tellerim kopana kadar. içim dışına çıksın. boşluk yok olsun. içimdeki sesler artık dışarı çıkmak için vücudumu parçalıyor. aklımın içinde geçen düşüncelerin sesine dayanamıyorum. o kadar yüksek sesliler ki başka kimseyi duyamıyorum. birşeyi hissedemiyorum. söyle aşk neredesin?.. en çok ihtiyacım olduğu anda en güvendiğim şey yok..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7646830411263622272?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7646830411263622272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7646830411263622272' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7646830411263622272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7646830411263622272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/blog-post.html' title='...'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6790772268237426608</id><published>2009-05-06T14:44:00.002+03:00</published><updated>2009-05-06T14:47:43.181+03:00</updated><title type='text'>gün, bugün ve yarın, hatta sonraki gün ve günler..</title><content type='html'>Bunun böyle olacağını biliyordum. bugünü daha önceden görüp hiçbirşey yapmamıştım. o zaman bunun tadını çıkarmak en iyisi sanırım. arkana yaslan ve kötü giden zamanların tadını çıkar.. çünkü hayat felsefesi olarak neyi benimsemeliyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümse, yarın çok daha kötü birgün olacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat böyle ne güzel.. :) komik aslında..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6790772268237426608?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6790772268237426608/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6790772268237426608' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6790772268237426608'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6790772268237426608'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/gun-bugun-ve-yarn-hatta-sonraki-gun-ve.html' title='gün, bugün ve yarın, hatta sonraki gün ve günler..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-3633918567866199086</id><published>2009-05-04T18:30:00.006+03:00</published><updated>2009-05-04T18:56:52.492+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="405"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x8ks9h_nil-karaibrahimgil-seviyorum-sevmiy_music&amp;amp;related=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x8ks9h_nil-karaibrahimgil-seviyorum-sevmiy_music&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x8ks9h_nil-karaibrahimgil-seviyorum-sevmiy_music"&gt;Nil Karaibrahimgil - Seviyorum Sevmiyorum (Yepyeni  Video )&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Petite_plumes"&gt;Petite_plumes&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;ilk kez konuştuktan sonra başlayanların üzerinden çok da geçmemişti. bir kez denedik. öylesine kötüydü ki aslında orada bir son verilmeliydi. sonra günler ve mevsimler geçti. ilk kez karşılaştığımızda ben hayatımı temelli değiştirmeye çalışıyordum. o ilk günde karşılaştık. konuşurken, geçen zamanda söylediklerinin, ilerisi için verdiği sözlerin gerçek olduğuna inandım. ilk öpücükte daha sevgili bile değildik ama olmuştu işte. herşey bir anda başlamıştı. ve tıpkı başlangıcı gibi bir anda bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aldatılmış gibi hissediyorum. başka biriyle aldatma değil bu. kendi hayallerim beni aldattı. inandığım herşey aslında kendi uydurmamdan ibaretmiş, kendi kurduğum bir dünyada herşeyden habersiz yaşarken, dışarıdan gelen kehanetleri, işaretleri gözardı etmiştim. yalancı bir peygambere inanıp gitmiştim. muhteşem ben... aslında anlatılanların hepsi birer hikayeymiş. yıkılışım da başlangıcım gibi şatafatlı oldu. geride üzülen olduğunu da sanmıyorum. geriye birkaç yosun tutmuş sütun ve buralarda neler yaşanmış' a götüren belli belirsiz taş yollar kaldı. eski bir uygarlık olarak yok olup gitti kendi felaketiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üzerine konuşmak istemiyorum. biliyorum arada bunu inkar ederek satırlarca ağlayan biri olacak. ama sadece satırların içinde dolaşan biri. asla bu dünyaya tekrar gelmeyecek. yok olmuş bir şehri terkedip yeni bir hayat için yola çıktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalbim müthiş kırıldı ya. inandığım herşeyi kaybettim. güzeldi ama buna değer miydi? beni bu kadar kırmaya gerek var mı? gelecek için ne bekliyorduk? ben bundan sonra ne yapacağım? bittim! demiyorum. biliyorum ki dostça içtiğimiz içkilerin sonunda dostlarımla geçen güzel vakitler silip atmaya çalışacak üstümdekileri. güzel birini görüp kalbim onun için atmaya başlayacak ve sevgi tekrar beni benden alacak. hayat yaşamaya değer. bu şarkıları dinleyip akşamüstü sohbetlerine katılmak da. gece yarılarına kadar süren sarhoş sohbetlerinde ayakta son kalan olup eve yine döneceğim. yarın hep olacak. seviyor sevmiyor diye çiçek falı tekrar bakacağım. devam eden bu hislerin içinde herşey geçmişte kaldığında sabah uyandığımda o aptal gülümsememi görecek biriyle bir yerlerde hep mutlu olmaya devam edicem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nil'in bu ergen gençlere özgü şarkılarından olsun bu hafta.. ehehe tam da bana göre değil mi ;p görüşmek üzere..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-3633918567866199086?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/3633918567866199086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=3633918567866199086' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3633918567866199086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3633918567866199086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-8513773286683775523</id><published>2009-05-03T12:08:00.002+03:00</published><updated>2009-05-03T12:25:57.331+03:00</updated><title type='text'>sana benden bahsediyorsa</title><content type='html'>eğer her gece yattığında büyülü düşler sana benden bahsediyorsa, hemen tatlı uykundan uyan, çünkü ben hiç uyuyamam, seni düşündüğüm zaman... ben ki sevmekten hiç usanmam...&lt;br /&gt;bu şarkı sözleriyle geçen iki gece vardı. birinde sana tüm benliğimle aşık olmuştum. zamanı durdurmayı başarmıştık. imkansızdı evet ama nasıl olduysa başarmıştık. sana neler yapabileceğimizi kanıtlamıştım. diğerinde, avuçlarımızdan kayan sevgimiz geri gelmişti. üçüncüsü.. üçüncüsü olmayacak. başlangıcı olduğu gibi bitişi de garipti. güzeldi. anlatılmaya değer bir hikayeydi. sonu da ikimize, yaşadıklarımıza, geçen zamana yakışır biçimdeydi. ayrılan iki insanın birbirini son kez göreceği yere elele gidip. severek ayrılması. terkedebilecek kadar seni sevmiş biriyle yaşamak, hepsi güzeldi. yaşamaya, verdiği acıya, akıtılan her damla gözyaşına değerdi. zorluklarına değdi. hiç bıkmadan, hiç düşünmeden... şimdi uzaklık her zamankinden daha fazla. iyi yolculuklar.. artık bitti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-8513773286683775523?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/8513773286683775523/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=8513773286683775523' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8513773286683775523'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/8513773286683775523'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/05/sana-benden-bahsediyorsa.html' title='sana benden bahsediyorsa'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-3247243625970066851</id><published>2009-04-20T00:28:00.004+03:00</published><updated>2009-04-20T01:07:43.117+03:00</updated><title type='text'>Bir adım öncesinde kaybolmak</title><content type='html'>birşeylerin eksik olmasına alışmak gerek. aslında alışmanın da dışında asla istediğin herşeye sahip olamayacağını bilmelisin. "nedir sahip oldukların ve seni mutlu edenler?" sorusuna verdiğin cevapların sayısı ve mutluluğun büyüklüğü seni rahatsız edenlerden büyükse hayat güzeldir senin için evet. bilmediğin ise benim ne hissettiğim. tatminsizliğin nasıl birşey olduğunu olabildiğince çok yaşamak belki de bir insan için vicdan azabı denilen şeyden bile daha kötü. yediğin, içtiğin hiçbirşeyin tadı yok, yaptığın hiçbirşey seni mutlu etmiyor hatta daha kötüsü mutsuz da etmiyor. tamamen hissizleştiğini düşün. "en büyük acı, hiçbirşey hissedememektir." gibi artistik patinaja kaçan zayıf zihinler üzerinde %100 etkili laf kalabalığı cümleleri kurabilirim. hem ben birşeyler söylemiş olurum hem de senin aklına takabileceğin birşeylerin olur. o değil de garip bir his anlatmaya çalıştığım. içinde olup olmadığını bile anlayamazsın. bir yerden sonra boşverip sadece karşındakileri tatmin etmeye verirsin kendini. ben bunu yaptım evet. kendi tatminsizliğimin verdiği boşluğu başkasını tatmin ederek doldurmaya çalıştm. yaşlı bir adamın çocuklara şeker verip, parkta oynamalarını izlemek kadar ümitsiz bir durum. tersine çevrilemeyecek bir durumda sıkışıp kaldığını biliyorsun. kabullenmek istememek hiçbirşeyi değiştirmese de birşeyler yapmadan oturmanın verdiği melankolik hazla, sonuna kadar savaştım demenin onuru arasında gidip geliyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dinlediğin müziklere yansıyor. içtiğin şeyler artık her bakkalda bulabileceğin şeyler olmuyor, birlikte olduğun insanlarda birşey aramıyorsun. her zaman bir adım uzağındasın mutlu olmanın. lunaparkta geçen bir günün ardından eve dönme zamanı geldiğinde üzülen küçük bir çocuk oluyorsun. hergün gördüğün, duygusal olarak bir bağın varlığıyla yokluğunun bile farkında olmadığın anneni, bir yerlerde "benim annem, güzel annem, beni al kucağına..." diye çocukça saf bir sevgiyle söylenirken boğazında hissettiğin o düğüm gibi. saatler süren telefon konuşmasının ardından bile telefon kapandığında sanki ortadan kaybolmuş, ayrılmış hissine kapıldığın sevgilinin hissettirdiği gibi. kalıcı bir mutluluğun bir adım uzağında birşeyleri, bir zamanı, birisini bekliyorsun. bir adım uzakta.. hiç kalkmak istemediğin bir uykuya dalsan değil mi? sonsuza kadar kabus görmeyeceğini bilmesen hiç düşünmeden gözlerini kapardın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içinde sakladıklarınla, yapabileceklerinle, yaptıklarınla, her anla birlikte boş bir odada etrafında gezinen hayaletlerle birlikte yaşıyorsun. herkesten uzak nerde olduğunu kendin bile bilmiyorsun ama bir şekilde burası senin evin gibi olmuş, dünyan bu boşluktan ibaret. bu karanlığın ortasında bile hayaletler sana dokunmak istiyor. vücudunu okşayıp, soğukluğuyla irkilmene sebep oluyorlar. beklerken gözlerini kapatıp görmezden geliyorsun. ışıkların yanmasını bekliyorsun. bir an olsun o tatmini yaşamak istiyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x1qqls_dido-one-step-too-far_music&amp;amp;related=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x1qqls_dido-one-step-too-far_music&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="381"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x1qqls_dido-one-step-too-far_music"&gt;Dido - One Step Too Far&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/silentrock06"&gt;silentrock06&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-3247243625970066851?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/3247243625970066851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=3247243625970066851' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3247243625970066851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3247243625970066851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/04/bir-adm-oncesinde-kaybolmak.html' title='Bir adım öncesinde kaybolmak'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6900269342033725603</id><published>2009-04-18T23:36:00.004+03:00</published><updated>2009-04-19T00:19:16.537+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deleted Scenes'/><title type='text'>Deleted Scenes</title><content type='html'>her canım sıkıldığında ortaya çıkıp beni teselli etmek istemeni sadece dostça duygulara vermeyeceğimi sen de biliyordun. beraber içtiğimiz ders arası kahvelerde ve gece yarısı içkilerinde sadece istediğinin benim mutluluğum olduğunu söylerken bunu beraber yaşamak istediğini biliyordum. istersen.. aslında ben istiyorum çok ama.. eğer bir şansımız olsa bunun için şu an herşeye hazırım, veremeyeceğim, hayır diyeceğim hiçbirşey yok.. içki ve sigaranın kokusu parfümünün bastıramamıştı. o güzellik ancak böyle kokardı zaten. sıcak yaz günlerinde gece gelen hoş serinlikle beraber dışarıda dolaşmak ayrı bir güzeldi. bir anlık istekle bir apartman girişine sıkıştırıp da kulağıma fısıldamak içinden geçenleri yansıtıyordu belki de. kim hayır diyebilirdi ki buna? istediğimiz buydu belki de. beraber geçirdiğimiz onca zaman aslında apayrı birkaç saati yaşamak içindi. içimden geçenleri bilmiyordun diyemem. anlattığım halde anlamak istemiyordun belki de. aradan uzun zaman geçti uzak kaldık, görüşmedik, istemedik görmeyi birbirimizi. birkaç göz göze gelmenin ardından gözlerimiz birbirimizi aramadı bile. zaman yolculuğu filmlerindeki gibi yavaş yavaş ortadan kayboldu silüetlerimiz.. o zamana benzeyen fotoğraflar var bize ait olmayan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/81069056@N00/3453084175/" title="the_end_of_a_love_by_nasht_ by eroy, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3578/3453084175_77475f71ed_o.jpg" alt="the_end_of_a_love_by_nasht_" width="474" height="474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6900269342033725603?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6900269342033725603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6900269342033725603' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6900269342033725603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6900269342033725603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/04/her-canm-skldgnda-ortaya-ckp-beni.html' title='Deleted Scenes'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6694981071009271257</id><published>2009-04-06T23:52:00.006+03:00</published><updated>2009-04-06T23:59:44.732+03:00</updated><title type='text'>Rüzgar bizi götürecek..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kumlarla değil de küçük taşlarla kaplı sahiller olur, dalgalardan, rüzgarlardan ufalanmamış, herşeye dayanıp kendilerini koruyabilmiş taşlarla kaplı. Kimse sevmez belki o sahilleri ama onların kendilerini koruyabilmiş olmalarını gözardı etmişlerdir, görememişlerdir bu yüzdendir sevmemeleri belki de. Kendileri koruyabilmeleri rahatsız eder, istediğin gibi üstüne basıp geçememek rahatsız eder insanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sahilde yürüyorduk. üstümüzdeki ince giysilerin içinden geçip, vücudumuzu saran tatlı, ılık rüzgar eşliğinde, birbirine sıkıca bağlı ellerimiz arasına giremiyordu, ellerimizi dışarıdan okşayarak bize saygı gösteriyordu rüzgar da. sahip olduğumuz duygu onu da etkilemişti belki de. Dalga sesleri bize eşlik ediyordu, bizim için hoş bir melodi yapmak için taşları okşuyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an için elimi bıraktın ve durdun. Bir an bile olsa, bu anı yaşarken bile olsa korktum. seni bir an için bile benden ayırabilecek birşeye tahammül edemem ki. Eğildin, rüzgarda dalgalanan çiçeklerle kaplı tepelerden bile daha güzel savrulan saçlarını tutmaya doyamadığım ellerinle, içinde kendimi gördüğüm gözlerinin önünden sıyırdın. yerden birşey aldın. avuçlarının içinde tutarken bana bakarken, gözlerin içimi aşkla ve huzurla dolduruyordu. sadece sana bakıp seni izlemek beni herşeyden daha çok mutlu ediyordu. yerden doğruldun. avucunun içindekini gösterdin. parmaklarınla çevresini okşuyordun. hiçbirşey söylemiyordun. yaptığın her hareketin birşeyler anlatıyordu. sen birşey söylemiyordum ama seni duyuyordum. zihnimde sözlerin oluşuyordu, kalbimde duygular canlanıyor, birbiriyle sevişir gibi içiçe, heyecanla bedenimi sarıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;avucunun içine sığabilecek kadar küçüktü. mükemmel bir daire şeklinde, simsiyahtı. içinde ışıltılar saçan parlak beyaz noktalar, turkuaz, bordo küçük noktalar vardı. ancak yakından görebilirdin diğer renkleri. ayna gibi parıldıyordu. güneşe tutup baksan, içinde ayrı bir evreni göreceksin hissi veriyordu. diğer taşlardan, çevresindeki herşeyden farklı olduğu belliydi. bu dünyadan bile değildi belki de. elf diyarlarından buraya gelmişti sanki. kadim bir büyücünün gizemli taşıydı belki de masallardan gelmişti bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki elinin avuçlarını birleştirip bana uzattın. bu dünyada en çok değer verdiğim varlık, bana bu dünyaya ait olmayan birşeyi sunuyordu. kendisini sunuyordu, duygularını, benliğini. Karşımdaki insan bu dünyadan değildi benim için. Apayrı bir yerde, tüm kötülüklerden, korkulardan, acılardan arınmış. cennet sularıyla yıkanmış bir yerde yaşıyordu. gözlerinin içinde kaybolup giderken ellerimde verdiği hediyeyle herşey farklı bir boyuttaydı o an. bir an gözlerimi kapadım. içimde hissettim herşeyi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözlerimi açtığımda karşımızdaki küçük adacıklara, onların altına el dokuması halı gibi serilmiş denize bakıyorduk. yelkenli büyük bir teknede bu halıyla beraber uçuyor gibi yol alıyorduk. göğsüme yaslanmış önümüzdeki manzarayı izliyordun. uçuşan saçlarımız, tatlı rüzgar, herşey bizim için güzel birşeyler yaratmak için uğraşıyordu. dalgaların sesine de bir şarkı eşlik ediyordu. hayat bundan daha güzel olabilir miydi?.. seninle beraberken bu bir rüya bir serap bile olsa bunu yaşamanın verdiği huzur ve mutluluk içimi dolduruyor, tenimi okşuyordu. seni seviyordum evet ama bu anda seni yaşıyordum.. hiç bitmeyecek, ölümsüz bir yaşamdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu dünyaya ait değildik. kendi dünyamızda birbirimize aittik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Live 4 it! o şarkıyla geri dönüyor. Rüzgarın bizi götürdüğü yerden başlıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xa1s_noir-desirle-vent-nous-portera&amp;amp;related=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xa1s_noir-desirle-vent-nous-portera&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="381"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xa1s_noir-desirle-vent-nous-portera"&gt;NOIR DESIR\Le vent nous portera&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/maloubrujita"&gt;maloubrujita&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6694981071009271257?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6694981071009271257/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6694981071009271257' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6694981071009271257'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6694981071009271257'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/04/ruzgar-bizi-goturecek.html' title='Rüzgar bizi götürecek..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1609711422011298233</id><published>2009-02-28T22:35:00.002+02:00</published><updated>2009-02-28T23:19:52.905+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Go Home!..</title><content type='html'>Bilmiyorum. Evet bilmiyorum. Hıhım.. Bilmiyorum. Bilmediğimi sanıyorum belki de. Bilmek istememek de olabilir. Bu cümlelerin ardarda sıralanmasındaki fonetik ve anlamca bozukluk gibi iğrenç bir kısır döngü. Uyusam geçer diyebileceğin bir başağrısı gibi de değil ki. Biraz alkol iyi gelir aslında.. Birkaç da güzel şarkı.. Bakışmalar ve sonrasında kurulan düşünceler ve sohbetler..  Uzun bir aranın ardından tekrar eve dönmemek..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1609711422011298233?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1609711422011298233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1609711422011298233' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1609711422011298233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1609711422011298233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/02/go-home.html' title='Go Home!..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5009184842200822373</id><published>2009-02-08T12:41:00.002+02:00</published><updated>2009-02-08T13:41:38.582+02:00</updated><title type='text'>Zaman makinesi</title><content type='html'>Zamanı iki şekilde düşünebiliriz. Birincisi ilkokulda gördüğümüz başında mağara adamlarının ateş yakmak için sopaları birbirine sürttüğü, duvarlara hayvan resimleri çizmesiyle başlayıp sonunda uydu resimleri gibi şeylerle biten zaman çizelgesi. Bu düz bir çizgi sadece tek yöne giden, sağ tarafta sürekli yeni resimlerin oluşacağı bir tablo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkincisi ise bu tabloyu bir çember haline getirdiğimizi düşünelim. Kapalı bir sistem oluşmuş oluyor. Gittikçe daha popüler olan herşey başlangıcına geri döner gibi asimetrik felsefeyi sembolize eder bir duruma gelir. Ama bu kapalı eğri dünya yüzeyi gibi tek başımıza bu çemberin etrafında dolanırken asla bitmeyecekmiş gelir. Sıfırla sonsuz arasında sonsuz tane sayı var fakat 1'le 2 arasında da sonsuz sayı var. Bu çember neredeyse sonsuz büyüklükte. Gittiğimiz yönden sıkılıp geri de dönebiliriz. Böylece zamanda yolculuk yapmış olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadıklarımız, karşımıza çıkan olaylar, anılar, sevgiler,sevgililer, nefretler, kızgınlıklar, heyecanlar,... Hepsi bu tür bir zamanda geçiyor. Çemberin üstündeki noktalar hepsi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişe bakıyorum. Bu sonsuz çemberin üzerinde yürürken bir şekilde aynı noktaya veya biraz ilerisi ya da gerisinde bir boşluk var. İlkini geçsem bile ikicisine takılıyorum ve  bu delik beni çizgifilmlerdeki amerika'da bugsbunny'nin kazdığı çukurun onu avustralya'ya çıkarması gibi tekrar başa dönüş yaşıyorum. Aslında tüm bu karmaşadansa, kendime ait küçük bir zaman çemberim oluşmuş demek daha mantıklı burada bir tam turu atmak sonsuz zaman almıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli aynı şeylerin tekrarlanması, neredeyse yılın aynı dönemlerinde olması hep. İnanmıyorum ama bir güç var evet. "Tanrıya inanıyorum ama o bana inanmıyor!" demekten alamıyorum artık. Düşünceler içerisinde geçen bir geceden sonra neye inanıp neye inanmadığı artık bilmiyorum. Düşünce balonlarından, oturduğum odada artık yer kalmadı. İçeride beni boğmak üzereler. Verdiğim kararların ve sonuçlarının arkasındayım. Kısır bir döngüyü kırabileceğime inanıyorum. Ama inanılmamayı da anlıyorum. Tanrı gibi sonsuz bir güç bile özgür irade verdiği oyuncaklarına kendini inandıramıyorken. Benim gibi yaratıcı statüsüne baktığında ancak tahtadan bir kukla olan pinokyo'yu yaratabilecek geppetto usta olabilecek birinin inandırıcılık kapasitesi epeyce düşük olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurlu ve sıkıcı bir gün. Bitmeyen bir geceden sonra gelen bir gün ancak böyle olabilirdi. Çember zamanı kontrol edebilirim ama düz gidenin önüne geçemiyorum. Önceden yazılmış birşeye inanmıyorum, sadece önceden yaptıklarımızın herşeyi etkilediğine inanıyorum. Ne yazık ki değiştiremiyorum önceki davranışları. Ama sonrakileri değiştirmek için fırsatımız var...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5009184842200822373?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5009184842200822373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5009184842200822373' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5009184842200822373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5009184842200822373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/02/zaman-makinesi.html' title='Zaman makinesi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-669768786073592239</id><published>2009-01-26T15:57:00.002+02:00</published><updated>2009-01-27T23:46:47.825+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="405"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k2NfaXerQVFs6VsBPM&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k2NfaXerQVFs6VsBPM&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="405" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x425a6_feridun-dzaa-sz-ver_music"&gt;Feridun Düzağaç - Söz Ver&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/rubeyda"&gt;rubeyda&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Live 4 it! uzunca biraradan sonra tekrar sizlerle. Haftanın Klibi'nde Feridun Düzağaç - Söz ver. Bitmeyen hiçbirşey yok aslında. Bitene kadar onu yaşamaya inanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi bildim bileli hiç güven sorunum olmadı sevmek konusunda. Duyduğum her söze inanmak gibi bir hastalığım var. Aynı şekilde kalbini yerinden oynatacak kadar güzel ya da hiç inanasının gelmediği kadar yapay bile görünse içimde biryerlerden tüm samimiyetiyle geliyor. Küçüklükten beri her zaman saf olmak gibi bir hastalığım daha var aslında. Kandırılması kolay, aklı çelinmesi hiç de zor olmayan, peşinden koşmaya hazır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birazcık bir kalp çarpıntısına kendimi kaptırmam iyi mi kötü peki? Sonunda durmayacakmış gibi atan anlara beni götüren alışkanlıklar. Hepsi de ben, ben olduğumdan beridir benimle. Sevmekten daha güzel birşey olmadığına inanırken. Bugüne kadar inandığın şeyin hiçbir anlamı olmadığı düşüncesi aklında bir anda parlarsa ne yapardın? Soracak bir çok sorunun çoğu bir cevabı hakediyor bir kısmı da bir cevaptan fazlasını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok kez kendini kaptırıp da peşinden sürüklenilen insanlar. Bu son dediğin insanlar, sigaralar, kadehler, geceler.. Birlikte yaşadığın birkaç ayın bir ömürden bile daha çok olduğu hikayeler. Bunların sana getirdiği yorgunluk, merdiven çıkamayan yaşlı bir insan kadar güçsüz düştüğün zamanlar. Sevmeyi bir başkasından öğrenen biri. Kaybetmekten korktuğu kadar hiçbirşeyden korkmazken artık hiçbir korkusu yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğin insan tamamen, senin olmadığın zamanlarda, başka kadınlar tarafından büyütülmüş, sevilmiş, öğretilmiş, içilmiş, öpülmüş, sevişmiş,.. onu onlar yapmış.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakışına bile aldanamadan sevmiş seni, hepsini unutmuş, senin için gelip herşeyiyle sonun ne olacağını görmeye adamış. Son kez gerçek için. Senden geri kalan zaman için söz vermeni isterken. Birlikte ölecek miyiz? gibi birşeye inanmıyor. Ölmenin olmadığına inan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitmeyen şey kendinsin. Duyguları, anıları, düşünceleri, herşeyi bir kenara bırak. Sadece bana bak geçen zamanı unut, gelecek zaman için de endişelenme, istemesen de gelecek o zaman. Bana bak şu an sadece. Şimdi önemli olan. Çok zor değil inan bana. Birlikte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı gelinceye dek.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-669768786073592239?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/669768786073592239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=669768786073592239' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/669768786073592239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/669768786073592239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2009/01/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6496444926331602093</id><published>2008-12-27T13:23:00.002+02:00</published><updated>2008-12-27T13:37:33.317+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Takıntılar'/><title type='text'>Dünyanın durduğu gün..</title><content type='html'>Hüzünle basılan piyano tuşlarının sesleri arasında kaybolup giden günler, en yükseğe çıkma şansı için beyhude gibi gelen çaba, bir anda ortaya çıkan heyecanlar, sonrasında hayal kırıklıkları, keskin kahvenin içine çektiğin kokusu ve sigara dumanının içinde, alkolden güçsüz düşen beden, yorgun bir zihin, en çoğuyla yetinmek bile zorken en azına kaldığın, aslında aynada gördüğün, düşündüğün, hayaline kapıldığın illüzyon. Sahne sonunda seyirciye selam vermeden çıkmak zorunda kaldığın gösteri gibi, yarıda kalmış, başarısız, umutsuz.. Dünya benim için hala dönüyor bile diyemiyorsun. Herşey durmuş, sabit, yıkılıyor üstüne.. Kaçacak yerin yok bundan.. Tüm bunlar olurken elinde olan tek şey sağlam bir kalp... Atmaya devam ettikçe kendine yeni bir dünya yaratabilirsin. Evet, Olimpos'tan kovulan bir yarıtanrı için daima başka bir zirve bulunabilir. Kendi dağını kendin yaratmak zorunda olsan bile.. Oradan aşağıya baktığında herşey daha basit görünene kadar kısır bir döngü gibi çaresiz, Atlas'ın dünyayı sırtlaması kadar zor..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6496444926331602093?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6496444926331602093/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6496444926331602093' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6496444926331602093'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6496444926331602093'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/12/dnyann-durduu-gn.html' title='Dünyanın durduğu gün..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4872277492599609698</id><published>2008-12-11T13:34:00.004+02:00</published><updated>2008-12-11T14:21:26.120+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benim Ben'/><title type='text'>Benim Ben No.5</title><content type='html'>"Hayatta en sevmediğim şey" dediğim bi milyon tane şey vardır herhalde. Bu beni çok garip hissettiriyor. O kadar garip ki tarifi mümkün değil. Kendimi bir somurtkan şirin, bir o pamuk prenses ve yedi cücelerdeki yüzü asık cüce gibi karakterlerden biri hissetmeme ramak kalıyor. Ben buna karşı çıkmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir kitap almak benim için hayattaki en büyük zevklerden biri. Hani neredeyse Giselle Bündchen'le bir gece geçirmekten bile daha büyük bir zevk sanki. Ama bu çok iddialı oldu sözümü geri alıyorum. Yarın öbür gün Gisele okur gibi bir his var içimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki paragraftaki cümleleri karşımda sarfeden biri olsaydı. İki gün dalga geçerdim, kişiliğini sorgulardım. Allaam neler yapardım yaa. Ama ben dediğim için birşey demiyorum. İskenderiye kütüphanesinden vazgeçerim sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor gazetesi alan bir insan sadece kendi takımının sayfasını okuduktan sonra sırf "verdiğim para boşuna gidiyor gibi hissediyorum diğer sayfaları da okumazsam" mantığıyla diğer sayfaları da mecburiyetten, dünyanın en isteksiz, en bezgin insanı edasıyla okuyorsa, o insan benim için yoldaştır, gardaştır, hemşerimdir, canımdır. Hele ki önce diğer sayfaları hızlıca geçip sona kendi sayfasını bırakıyorsa o eroy'dur. Benim için o bendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun diğer insanlarda da olup olmadığını merak ediyorum. Bir deodorant sıktıktan sonra etrafınızda, vücudunuza isabet ettiremediğiniz deodorant moleküllerinden bir buğu perdesi kalıyor ya, ben sanki o bulutun içinde havasızlıktan ölecekmişim gibi geliyor birgün. Allaam o kadar rahatsız oluyorum ki. Bir odada deodorant sıkıp hemen başka bir odaya kaçıyorum. Hatta bu yüzden sevmediğim bir insanın odasında yapayım bunu ona bişiy olsun ooh miss.. en birinci benim diye küçük sinsi planlarım var. Evdeyken salonda yapsam evden hemen çıkmak zorunda hissediyorum. Ben uyurken biri nerdeyse yan odada sıksa ona bile uyanıyorum bazen. Allaam nooluyor bana böyle?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda söylediğim şeylerin parfümle hiçbir ilgisi yoktur. Güzel bir parfüm beni benden alan şeylerin başında ilk 5'e girer her hafta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben böyle durup durup bazen biyerlerden düşüyorum. Bu yatak olur, kanepe olur, sandalye tepesi olur, olabilir yani bunları herkesin başına gelebilir bunda gülünecek birşey yok bence.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4872277492599609698?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4872277492599609698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4872277492599609698' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4872277492599609698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4872277492599609698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/12/benim-ben-no5.html' title='Benim Ben No.5'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-3771407415634875435</id><published>2008-12-10T13:05:00.005+02:00</published><updated>2008-12-10T13:28:03.051+02:00</updated><title type='text'>Bayram şekeri</title><content type='html'>&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3161/3097896964_caef6a8517_o.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramları da sevdiğim zamanları hatırlıyorum. Bayramlık alışverişi heyecanı vardı. Kardeşlere aynı tip kıyafetlerin farklı bedenlerinin alınması beni eskiden ne kadar gıcık ediyorduysa, şimdi de gıcık ediyor eski ihtişamından birşey kaybetmeden. Kişilikli bir şekilde üzerinde ısrarla durduğum birkaç prensibimden biri. Gerisinde çok kişiliksiz biriyim ben zaten. Ben kendimi sevmiyorken bazen başka birinin de sevmesini beklemek de saçma değil mi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil." diye bir sözü var Fuzuli'nin ki çok hoşuma gider. İlişkilerde yaşadıklarımı gösteriyor bana. Bunu her zaman kullanmadığım arşivlerde pek bir açık ama bunu kabullenmek, sonu kabullenmekle eşdeğer benim için. (aklımı uçuracak bir dejavu'dan sonra) Baba, beraber sigara içelim mi.. Söylesene beni biraz tanırsın, ben nerede hata yapıyorum?.. Hayatında yeraldığım sevdiğim insanlara neler yaptığımı görüyorsun. Sevgili ile ilgili konuları da bir kenara bırak, görüyorsun. Geçtiğimiz 2 yılda birçok insanın hayatını ne kadar değiştirdim. Sonuncusuyla artık ben de kendime inananmadım. Bilmiyorum ki.. Artık bırakıp gidebilir miyim? İzin veriyor musun?.. Çok uzağa ama.. Bunun için beni affetmeye hazır mısın? Bir sigaranı daha alıyorum.. Gerisini sonra konuşuruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biraz yalnız kalmak istiyorum izninle.. Telefonum çalarsa ben arka balkondayım..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-3771407415634875435?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/3771407415634875435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=3771407415634875435' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3771407415634875435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3771407415634875435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/12/bayram-ekeri.html' title='Bayram şekeri'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1783416899922276731</id><published>2008-12-01T23:32:00.002+02:00</published><updated>2008-12-03T11:45:21.267+02:00</updated><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k5pbKp055GtiDajacO&amp;amp;related=1&amp;amp;canvas=medium"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k5pbKp055GtiDajacO&amp;amp;related=1&amp;amp;canvas=medium" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="381"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x660b_bob-sinclair-world-hold-on_music"&gt;Bob Sinclair - World Hold On&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/SweeTDreaM"&gt;SweeTDreaM&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi'nde bu hafta Bob Sinclair - World Hold on bizlerle birlikte. Sıkı dur dünya. Evet. Bahsettiğin dünya tüm dünya ise iddialı bir söz. Kendi dünyan için sıradan bir gün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Hepimizin ne kadar çok sorunu var. Ne kadar dert içinde yaşadığımızı kendimiz bile bilmiyoruz. Bazen şans eseri öğreniyoruz o sorunumuzu. Biri sormasa öyle bir sorunumuz yoktu aslında. Ama niye aklıma getirdin ki? Birbirimizle, sevdiğimiz insanla, sevmediğimiz insanlarla, okul, iş, yol, su, elektrik... vs. Aslında sorunun hayatla da sen farkında değilsin belki. Bizim neslimiz kendi içinde kendini bitirip bu krizle yaşamayı seviyor. Bu bunalımın sonrasında gelen mutluluk diğerlerinden daha tatlı oluyor öyle değil mi? İçerisine tıkılıp kaldığımız başarısız karanlık dünyamızda kendi yarattığımız bir sorunu çözünce mutlu oluyoruz. Sorunumuz olmasa bile çözmek için yenilerini yaratmakta gecikmiyoruz. Arayışımız hiç bitmeyecek..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Eureka! Sonunda kendini bulucaksın. Ben inanıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Hergün yeni kararlar alıp, hayatımı düzene sokacağım palavralarına kendimiz bile inanıyor muyuz? Yeme beni. Bunu başaranlar vardır elbet. Daha fazlası ise bu şekilde kendini kandırmaya devam ediyor. Ben de öyle. Arada bunun farkına varınca farklı oluyorum. Yoksa burada kızdığım herşeyi ben de en az bir kez yapmadığım değil. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Birbirimizle sorunlarımız var gibi ama esas sorun kendimizle. Bugünün dünyasında mükemmel olmak zorunda olmanın verdiği o zorunluluk hissinden kurtulamıyoruz. Zor bir dünya çünkü hergün değişiyor, dünden daha güçlü değilsen yarın yoksun gibi iddialı. Eşyalarını topla ve çık...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Başkalarına daha güçlü görünmek için bir sürü uğraş veriyorsun olamadığın gibi olmak için kendini aşan bir çaba sarfediyorsun. Seni aldatan görüntü de sahte aslında. Ama sen bunu düşünme alacağın sahte kararlar daha tatlı geliyor. Başaramayınca, uygulayamacağın yeni kararlar alırken görmek istiyorum seni aslında. Birgün kendine hesap vermek zorunda kalacaksın ama. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Aslında sürekli değişen bu zor dünyanın yarattığı bir şey bu. Bizim bir suçumuz yok da denebilir. Öyle olmak zorunda olduğu için. Biz nasıl bir hayat yaşıyoruz? Bizi bu hale sokan şeyler aslında birgün bize hesap vermeli. Biz eskiye oranla altın bir nesiliz. Bizden sonrakiler için de demode. Sonra ama eskiden herşey ne kadar kolaydı, eskiden insanlar ne... diye demezsek de olmaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ama aklında güzel hayalleri barındırmazsan esas kötülük odur. Tüm bu olumsuzlukların yanında güzel hayaller kurup, sana anlatmak beni ne kadar mutlu ediyor. İlk olumsuzlukta bile vazgeçebilenlerin aksine sonuncusuna kadar ayakta kalıp, düşünce baloncuklarının gerçeğe dönüşmesini görmek güzel değil mi..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bugün güzel birgün şarkı dinleyip çimenlere uzanıp yatmak için. Dışarı çıkıp piknik yapmak için, güzel bir manzarada yemek için, sinemaya gitmek için, içip dans etmek için. Öpüşüp sevişmek için. Ilık rüzgarın saçlarını savurması için. Evet dünya.. sıkı dur. Bizi nasıl yetiştirdiğinin farkında değilsin sanırım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1783416899922276731?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1783416899922276731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1783416899922276731' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1783416899922276731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1783416899922276731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/12/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6043923054431831490</id><published>2008-11-29T13:52:00.004+02:00</published><updated>2008-11-29T14:07:35.013+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Dışarıdan istek</title><content type='html'>Önümde yılın tüm günlerini gösteren bir kocaman bir duvar takvimi, üstünde çeşitli devre şemaları, nükleer enerji tesislerinin isimleri ve içerikleri, araba çizimleri, ne kadara mal olacağı yazan projeler, kağıttan bir kuğu, isimler ve telefon numaraları, banka hesap numaraları, sevgiliye ait bir fotoğraf, üstüste yığılmış dosyalar, kimbilir kaçtane ağaca mal olmuş da yapılmış beyaz dosya kağıtları, o dosya kağıtlarında yazan ve bilmem gereken onca bilgi, boş kahve fincanları, tüm karşı çıkmalara rağmen odada içilmiş sigaraların kokusu ve doldurduğu küllük, her tarafa saçılmış kalemler, küçük not kağıtları. Kredi kartları ve kimlikler. Kalın perdelerin de yardımıyla bir nebze kararmış odayı tek başına aydınlatmaya çalışan masa lambasının loş ışığı, odanın diğer taraflarında da aynı manzaraların tekrarlandığı sanki küçük bir ülke gibi. İçinde herşeyi barındırıyor. Anılar, heryerden bir parça anı. karmaşa hakim heryere. Arkaplanda çalan müziğin de etkisiyle sanki karısını ve çocuğunu yıllar önce kötü adamların öldürdüğü ve intikam için hazırlanan bir film kahramanı edası var. Dışarıdan bakılıp da printscreen desen kimse sana dur demez. Ortada birkaçtane pasaport ve silah eksik ama onlar da filmin kısıtlı bütçesine takıldı dersin. Beni dışarıdan izlemek nasıl birşeydi acaba?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6043923054431831490?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6043923054431831490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6043923054431831490' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6043923054431831490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6043923054431831490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/dardan-istek.html' title='Dışarıdan istek'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5033498401065133439</id><published>2008-11-28T12:23:00.009+02:00</published><updated>2008-11-28T21:15:27.165+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Merdivenlerden aşağı</title><content type='html'>&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3150/3065612721_282950a4b3_o.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Disiplinden uzak geçen zamanlarımın sonrasında filmlerdeki bir hafta sonunda eyalet şampiyonasını kazanmayı ummuyordum elbette. Olsaydı güzel olurdu ama olmaması da bir eksiklik yaratmadı. İki gündür uyuduğum toplam süre, geçtiğimiz hafta uyuduğumun 2 katına denk geliyordu. Bu sabah da o uykunun ardında sersem bi halde uyandım. Mesajlarıma bakarken ne görmeyi umuyordum? Modern dünyanın mesaj güvercinlerinin getirdiklerinin benim hislerimi nasıl değiştireceği merak konusuydu. Fotoğrafının önünde duran telefonu alıp tekrar yatağıma döndüm. Havada tutmaya çalıştığım telefonun dışında tüm arkaplan tavandı bu da gözümü alıyordu. Bir elimle telefonu tutup, diğer elimle gözlerimi, yuvalarının dibine itercesine açmaya çalışırken, başka bir elim olsa da şu kafamın içindeki ağrıyı da tutabilse keşke diyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmmm... Kadim hikayelerden birinde geçen ve çok sevdiğim Theoden'in "Who am I Gamling?" diye kendisinin ne ifade ettiğini sorgulamasını hatırlayıp kendime soralı daha birkaç gün geçmişti. Cevabımın ardından gelecekler de cevabı hiç vermediğim zamandan farklı olmayacaktı. Öncelikler arasında sonların başında olmaya devam edip son haftalara kadar şampiyonluğu kovalamaya devam edecektim. Olan buydu çünkü. Bu sezonun daha 5. haftasında havlu atmış bir takım edasındaydım. Ama suç bende değil, hakemlerdeydi. Daha yatağımdan çıkmadan kardeşimle anlamsız bir tartışmaya girebiliyorsam, bu ligin en değerli oyuncusu olup seneye avrupaya gidebilirim belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kahvaltısı? Kendimi aynada görmeye dayanamıyorum. Bişeyler yemek için canım fazla sıkkın. Sigara yok. Nasıl olur ya? Topsuz antrenman mı? Hergün en az 3 kez kaybettiğim, Haftanın ortalama 2,5 günü bu yüzden kapının önünde kaldığım anahtarım her zamanki gibi ortalarda yoktu. Halbuki daha geçen akşam anneme artık anahtarımı unutmamaya başladığı anlatıyordum. Evin önünde karşılaştığımızda kapıyı açmaya yeltendiğinde büyük bir gururla anahtarım var benim dedikten hemen sonra. Evin kapısını açık bıraktım. Bu saatte ne hırsızı yahu? Bizim bulunduğumuz katta bir de demirkapı var onu da kapattım mı bir hızlı koşuda gider gelirdim. Hırsız girse bile kapıdan çıkmadan yakalardım. Hoş yakalasam ne olacak ki? Işın kılıcıyla ikiye bölecek halim yok ya. Neyse kötü düşünme koş. Altkatlarda doktorların muayenehaneleri var. Öyle ilginç bi apartman işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlıca bir teyze merdivenleri çıkamıyor. Acı içindeki inlemeleri merdiven boşluğunda yankılanıyor. Yanlarından geçip giderken içim burkuldu. Benim pek umuruma takılmaz aslında ama yaşlı insanlara karşı defansım çok zayıf. Dönüşte tekrar yanlarından geçmek zorunda kalıcam şimdiden ufak planlara girişmem gerek. Kadını bir sandalyeye oturtup çıkartmak isterlerken ben dönüş yolunda ordan geçen bir yabancı edasıyla aralarından sıyrılıp gidip başka şeylere üzülmek istiyordum. Sandalyenin bir tarafındaki o kişi benim aksime yaşlı olmasalardı kaldırabilirlerdi biliyorum ama tek başıma kaldırabilmem için de fazla ağırdı. Dişçinin önündelerdi ve içeriden çıkan iki bayan da oldukça kalabalık olan bu merdivenlerden nasıl geçeceklerini düşünüyorlardı. Zira hasta kadın ve ona refakat eden 4 kişi daha 1 de doktor ve yardımcısı onların hepsi yetmiyormuş gibi bir de ben. Herkesin arasından geçerken neden diğer olasılıkların aksine gelip benim önümden geçmek istedi ki ve o birbirine yakın geçişteki bakış ve gülümsemeyi biliyorum ben. Kafamı diğer yöne çevirip benim buraya ve bu bakışlara ait olmadığımı anlatmaya çalıştım. O da anlamıştır. Diğerinin geçmesine izin vermeden biran önce gitmek istedim. Hiç de içten olmayan bir pardon demeyle merdivenleri çıkarken arkadan gelen bakışlar hiç de umurumda değildi. Yaşlı kadına yardım da edememiştim. Denedim ama olmadı. O kattaki başka bir doktorun muayenehanesine girmesine karar vermişlerdi bu yüzden içim rahattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve çıktan ve kahveyi hazır edip masaya koyup Ave Maria'yı açana kadar zaman çabuk geçsin diye uğraştım. Sonrasında.. Hallellujah!.. İlk nefesin keyfi nereden gelir yarab.. Saçma problemlerime gömülmek istiyorum. Ne yapacağım hiçbir fikrim yok. Ben, bir zamanlar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5033498401065133439?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5033498401065133439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5033498401065133439' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5033498401065133439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5033498401065133439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/merdivenlerden-aa.html' title='Merdivenlerden aşağı'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1429330624053862150</id><published>2008-11-24T01:53:00.005+02:00</published><updated>2008-11-25T03:43:35.191+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k1PR403mOlB5USQRAA&amp;amp;related=1&amp;amp;canvas=medium"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k1PR403mOlB5USQRAA&amp;amp;related=1&amp;amp;canvas=medium" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="381"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x7i1hs_threehouse-song_music"&gt;Threehouse song&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/erroy"&gt;eroy&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi'nde bu hafta Ane Brun - The Treehouse Song ile bizlerle. Eski günlerin hatrına..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Uzun zaman önceydi. Birbirimize şarkılar atardık. Eski zamanlarda mektuplaşma gibiydi. Ruh hallerimizi anlatan, bazen de anlattığımız o ruh hallerini değiştirmek için. Birşeyler vardı ama birileri yoktu. Kelimelerden, şarkılardan, fotoğraflardan birbirini tanımaya çalışmak. Çok uzun zaman ve hepsi birbirlerinden ayrı geçmiş. Ama sanki hiç de ayrılmamış gibi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Kurulan güzel hayaller. Unutulan, unutulmaya çalışılan geçmiş zamanlar. Melodisi güzel ve hayal dolu zamanların bitişini hissettiriyor. İçindeki hüzün güzel şeylerin bitmesinden kaynaklanıyor. Hepsi geçmiş zamandan kalan güzel şeyler. Geçmiş zamanlardan kalan kötülerin yanına konuyor. Şu an iyi olan anların biraz sonra sana acı ve hüzün vereceğinden korkmak. Güzel düşlerini tekrar başka biriyle kurmak. Bundan korkmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;İlk günden beri sürekli gelecek ile ilgili hayaller kurarken aslında her sonda en başta kaybettiğini öğrenmek ve bundan asla ders almamak. Her defasında aynı yerden başlayıp, birgün o dinginliğe ulaşabilir miyim diye düşünmek. Bir ağaç gölgesinde oturmak. Eskiye ait herşeyi yeniden yaşamak. Güzel şeylere hakettiği değeri vermek. Bunları yaşamış olmaktan mutlu olmak. Bir kez olsun o duygulara kapılabildiğin, bunu içinde hissettiğin için mutlu olmak. Yaşanılan zamana yer açıp hepsini geride bırak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Sonra ağacın gölgesinden ayrılıp çimenlerle kaplı tepeden tatlı rüzgar ve içini ısıtan güneş eşliğinde aşağı inip toprak yoldan evine gitmek, onun yanına..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1429330624053862150?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1429330624053862150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1429330624053862150' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1429330624053862150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1429330624053862150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/live-4-it-haftann-klibi_24.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-2260286799447132048</id><published>2008-11-22T00:47:00.003+02:00</published><updated>2008-11-22T01:00:44.160+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Yaşam, ölümden sonra</title><content type='html'>"Ölümden sonrası, hiçbirşey, hatta ölümün kendisi bile hiçbirşey." sözünü çok seviyorum. Aslında ölümün benim için hiç anlamı olmamıştı. İlk kez öldüğümde 5 yaşındaydım. Ölümden ilk kez şans eseri kurtulduğumda ise 6. İlk kez ne zaman ölmek istediğimi hatırlamıyorum. İlk kez ne zaman denemeye çalıştığımı ise hatırlamak bile istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ya benimsin ya da ölüsün!" derken.. Hala yaşıyorum değil mi. Her nefeste kendi bileğime bir çizik daha atıyorum zaten. Başka birine ne gerek var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-2260286799447132048?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/2260286799447132048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=2260286799447132048' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2260286799447132048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2260286799447132048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/yaam-lmden-sonra.html' title='Yaşam, ölümden sonra'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7396992723700491101</id><published>2008-11-17T22:05:00.006+02:00</published><updated>2008-11-17T23:43:42.410+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="414"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/kbEmHb9e5WDunuKIF&amp;amp;related=1&amp;amp;canvas=medium"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/kbEmHb9e5WDunuKIF&amp;amp;related=1&amp;amp;canvas=medium" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="414"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x3ukp_hooverphonic-mad-about-you_music"&gt;Hooverphonic - Mad About You&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Inedire"&gt;Inedire&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi çok sevdiğim bir insandan gelen çok güzel bir şarkı ile sizlerle birlikte. Hooverphonic - Mad about you. Doğru zaman diye birşey varsa evet tam da böyle birşey olmalı. Her zaman doğru şeyler söyleyen insanlar olur ya gerçekten. Ama işte yolladığı şarkıda dediği gibi biraz aklın yoldan çıkması şeklinde sevmek. Hiç yoluna girmediği bir ben. Beni anladığını biliyorum. Geçmişteki tüm konuşmalarımız için teşekkürler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Hayatında sevdiğin bir insan için nelerden vazgeçebilirsin? İçindeki o aşk için dışarıda neleri gözden çıkarabilirsin? Arkadaşlar, iş, okul, hatta ailen.. Daha da fazlası, başka bir aşk.. Hiçbirşeyden korkmadan, karşına çıkabilecek herşeyi göze alarak.. Her cümlenin sonunda bitişi gösteren bir nokta yerine belirsizliği ortaya koyan birkaç noktalı kaç tane cümleyi tamamlayabilirsin? Soru işaretlerinin içinde boğulan kaç cümleye "evet!" diyebilirsin? Evet. Seni dinliyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Herşeyden çok sevdiğin insanı bulduğunda kendini kaybetmek nasıl birşey? Kendini kaybetmeden de herşeyinle sevebilir misin? Kendini teslim etmek nasıl birşey başka bir insana? Savaşmıyoruz ki teslim olalım. Sevişmiyoruz ki kendimizi kaybedelim. Ama seni düşünürken herşeyi unutuyorum, mantığımı kaybediyorum, kalbimin her saniye daha da artan atışları beynimin içinde, senin olmadığın düşünce balonlarını patlatıyor. Mantığını tamamen yitiriyorsun ve sonrasında aşk..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Herşeyiyle sana gelmiş birini kaybetmek. Sana gerçek nefretini bile çekinmeden göstermiş birini. Öyle ki, ilk gününden itibaren onu tanıyanların bile bir an için tanıyamaz hale geldikleri. "Mad about you.." evet inanıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Arkadaşlarına anlatırken onların mantıklı tavsiyelerinin hiçbiri bu yapılanları desteklemeyecektir. Hissettiğin acı, aşk, mutluluk, heyecan, sorumluluk.. hepsini paylaşıyorsun şarkıda yaptığı gibi gözünü karartırsan. Onların hisleri yerine sevdiğin insanın hislerine önem verdiğinde yaşayabileceğin anlar asla bir arkadaşla yaşabileceğin kadar derin olmuyor. Olmuyor çünkü asla bir arkadaş hakkında onun için deliriyorum diyemezsin. Düşündüklerimin doğru olup olmadığını önemsemektense anın değerine baksan. Böylesine bir yoğunluk içinde belki de bir hayal dünyasında yaşıyorsun. Kendini böyle hapsediyorsun ve birgün birileri kapıyı kırıp seni kurtarıyor. Kurtarmak. Kurtulmak isteyen var mı diye sormadan..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Arkadaşlarından vazgeçmek. Onların da önüne koymak sevdiğin insanı. Dışarıdan bakınca ne kadar da mantıksız değil mi? Ama gerçekten buradaki gibi bir evin içindeyken aklınızdan dahi geçmez. O eve girip kapıyı kapatmaktan asla korkmadım ki. İçeriye hiç güneş ışığı bile girmeyen bir yer. Seni korumak için herşeyi göze almış. Sadece ikiniz için bir dünya yaratmış, tanrı rolüne hiç utanmadan bürünerek. Utanmak mı? Korkmak mı? Asla! İçeri girmeye korkmaktan çok, bu evi asla bulamamak daha korkutucu birşey.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Gerçekten seni seven dostların kapının önünde beklerler çıkmanı. Ama bilmiyorum içeride ya kötü haldeyse diye kırıp da girebilir aslında. Gerçekten istersen asla açılamaz o kapı ama gerçek bir dost da ne kapısı olursa olsun kırar. Karmaşık bir durum aslında. Nasıl olacağını hep zaman gösterir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Sana bu dünyayı kurmuş bir insan için o eve girmek.. Deli olmak lazım aslında. Ama "ben senin için deliriyorum" diyen bir insana o kadar mantıksız gelmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7396992723700491101?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7396992723700491101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7396992723700491101' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7396992723700491101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7396992723700491101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/live-4-it-haftann-klibi_17.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6016100886477040621</id><published>2008-11-13T22:32:00.004+02:00</published><updated>2008-11-13T23:46:50.444+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beni Benden Alanlar'/><title type='text'>Beni Benden Alanlar No.3</title><content type='html'>Halısaha maçlarında kazanılan korneri kaleye şut olarak kullanmak benim gözümde dünyanın en bencilce hareketidir. Sebeplerini saymak istemiyorum. Bu konu açıldığında bile tansiyonum yükseliyor. Hayır bi de doğru düzgün kullanabilse.. Tamam sustum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman böyle okul çıkışı, kantin veya fotokopi sırasında bekleyen öğrenciler görsem, aklıma "another brick in the wall" gelir. "We don't need nooo eecuukeyşııın" diyesim gelir. Yazık hepimize ha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çayın sıcaklığından eser kalmadığı ve bardağın dibinde kaldığı şeker dolu haline bayılıyorum. Soğuk ve şekerli ama bir o kadar da sınırlı hali içerken aldığım zevki yiyor bitiriyor. Fuck me! Fuck you! gibi bir durum. Bidonlar dolusu öyle çay olsa o kadar tatlı olmaz sanırım. Bidonlar dolusu soğuk ve şekerli çay.. "Lan acaba nasıl olurdu?" demiyor da değilim hani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela şunlara şahit olunuyordur. "Lan işte senin ... (boşluklara sevdicek veya akrabalardan biri gelir.) böyle böyle.." diye konuşulan cümlede binbir küfür es geçilerek sen nasıl benim ...'ma (yine biraz önceki insanlardan biri veya birkaçı) "lan" dersin diyerek birbirine girerler. "Lan, "lan" dese noolur demese noolur?" diyesim geliyor. Cümlede geçen diğer küfürlerle orta halli bir insan cehenneme gider herhalde onun günahının altından kalkılmaz (tamamen varsayım üzerinden konuşuyorum. Cennet - cehennem üzerine düşüncelerim hakkında sonra konuşuruz.) ama sen "lan"a takmışsın. Bu bence araştırılacak üstüne tez yapılsa gişe rekorları kırabilecek bir durum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindistan cevizli eti puf ve elmalı soda o kadar güzel ki dedi bir arkadaşım ve ben bu tadı asla bilemeyeceğim için içimde burkulmalar olmadı değil. Bir başkası için en güzel olan bir tat nasıl olur da benim nefretimle karşı karşıyadır. Nasıl olur böyle birşey? Yani şu sevdiği şey dışında o kadar ortak noktamız var bu nedir? Düşündükçe saçlarım ağaracak gibi hissediyorum. Düşünmüyorum o korkudan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftanın en az 2,5 en çok 5 günü kapıda kalıyorum anahtarımı unuttuğum için. "Ben ne zaman adam olucam?" diye de düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal zamanda aklımın ucundan bile geçmeyen,  yerinde olup olmadığını ancak bakıp, görerek teyit edebileceğim ayak serçe parmağım, ne zaman bir sandalyeye, bir köşeye, bir kapıya çarpsa veya birşeyin altında kalsa, sanki o farkında olunmadığı zamanların acısını çıkarırcasına acıyor. Allahım bu ne acıdır! "Günlük hayatta daha fazla önem versem daha mı az acır?" diye bir fikir teyakkuzum  var. Tam teşeküllü hem de. "Doktor, psikolog, filozof ve bir kısım biliminsanlarından oluşan bir komiteyle ortak çalışma mı yapsam?" demiyorum değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda çok ilginç yerlere gittim, çok ilginç şeyler gördüm ve yaşadım fakat bunların arasında umut (diye bir arkadaşım var, çok severim kendisini) ile İzmir'de yarış sırasında taa Pınarbaşı pistinden taa ismini hatırlayamadığım bir yerdeki bir televizyon, ketıl, vs. tamircisine gittiğimiz günü unutamıyorum. "Yahu ne işimiz vardı orda? Neden biz? Aklımızı mı yitirmiştik? Yahu biz buraya gittik ya yuh olsun bize! İstanbul'un dışında toplu taşıma yalan!" dediğimiz birgündü. Allahım ne garipti yahu. Umut olmasa çekilmezdi. Ben olmasam o da çekemezdi gerçi. Yahu bizimkisi çekilcek dert değildi aslında. Bi de şehrin içinde nereye gideceğini bilmemek, 50m'lik bir kablo, kumru sandviç, Kordon,.. gibi olaylardan bahsetmiyorum bile. Bu yıl yarış Ankara'da olsa ne kadar mutlu olacağımın bir sınırı yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6016100886477040621?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6016100886477040621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6016100886477040621' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6016100886477040621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6016100886477040621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/beni-benden-alanlar-no3.html' title='Beni Benden Alanlar No.3'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7763398218211888638</id><published>2008-11-10T23:46:00.004+02:00</published><updated>2008-11-11T02:26:24.401+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/kcLvceDhVQyZT8Gtjd&amp;amp;related=1&amp;amp;canvas=medium"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/kcLvceDhVQyZT8Gtjd&amp;amp;related=1&amp;amp;canvas=medium" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="381"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x60yiz_yasemin-mori-aslinda-bir-konu-var_music"&gt;Yasemin Mori - Aslinda Bir Konu Var&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/sayit"&gt;sayit&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi'nde bu hafta Yasemin Mori - Aslında bir konu var ile bizlerle birlikte. Birilerinin bize çok şey yaptığı bir hayat.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Aslında bir konu olur hakkında konuşamayız. Anlattıklarımız onun tepkisizliğinde dağılır. Ben neden hep suskun kalırım sevdiğim insanın yanında. Neden çoçuğum ben hala? Neden büyüyemiyorum? Neden hep mutsuzum ben? Neden bunları derinden hissediyorum? Herşeyi neden en ufak parçasına kadar düşünüyorum? Neden bekleyemiyorum? Benim gerçekten bir cevabım yok.. Olsa da tatmin etmez ki. Neden? Ve neden?... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Birileri vardı. Hep sarhoştu. Birileri sürekli acı çektirirdi. Birileri ise sadece zevk verirdi. Birileri sadece gündüzdü. Birileri ise sadece gece. Birileri hep tepkisizken birileri herşeye tepkili. Birileri hemen yanıbaşında uyurken aslında o kadar uzaktı ki. Birileri asla terketmedi. Birileri sürekli terketti. Birileri ikisinden birini bile yapamadı. Birileri sürekli pişmandı. Birileri o kadar pervasızdı. Birileri sadece sevdi birileri ise sadece nefret etti. Birileri neden diye asla sormazdı. Birileri sadece gülerdi. Birileri sürekli ağlardı. Birileri asla yüzünü bile dönmedi. Birileri asla arkasını dönmedi. Birileri tüm çığlaklığıyla ortadayken birileri de en derin okyanus dipleri kadar karanlık, sisli dağ zirveleri gibi görünmezdi. Birileri birilerinin birlikte olmasından nefret ederdi, mutlu olurdu. Birileri başka birilerine rağmendi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ama Birisi var ki tüm nedenlerine bağlı. Birisi var ki birilerinin hepsinden farklı. Birilerinden uzakta ama aslında tam da içimde. Bana olan nedenlerine nasıl diye düzgün bir cevabı bile veremediğim. Beni bırakıp gitmeyeceğini neden diye sorgulamadığım. İstediğim zaman dokunamadığım, konuşurken gözlerindeki ışıltıyı ya da siniri, korkuyu, üzüntüyü göremediğim. Karşısında durup gözlerinin içine bakamadığımdan değil birilerini ayırmaktan çekinmeyen mesafeler yüzünden. İstediğim zaman yanına gidip öpemediğin aynı şeyleri onun da yapamamasına rağmen büyüyen bir aşk. O birisi sanki ben ama sanki benim hiç olmadığım. Ama o birisi var ve bu herşeye değer...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Heryerde birileri vardı. Birileri hala var. Burası her sokağında birilerinin yaşadığı bir yer. Dudaklarda kalan tatların başkalarına da geçtiği. Yazı-tura attığında ikisinin de doğru cevap olamayacağı hayat.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Çevrende seni bir tarafından çekenler. Sana tutunanları tutup çekmeye çalışan başkaları. Kurtarmak istercesine tüm gücüyle tutup koparmaktan korkmadan. Sevdiğini kurtarmak için. Birbirimizin duygularını öldürüp katil olduğumuz yerler, zamanlar. Tekrar eden aynı şarkılar gibi.. Birileri hep birşeylerle ve birileriyle meşgul.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Aslında bir konu var evet. Sevmek ve sevişmek arasındakine benzer. Tamamen ayrı bir konu belki de. Ama var o konu. Apaçık ya da kapkapalı..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7763398218211888638?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7763398218211888638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7763398218211888638' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7763398218211888638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7763398218211888638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/live-4-it-haftann-klibi_10.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4405111668318261262</id><published>2008-11-08T16:19:00.005+02:00</published><updated>2008-11-08T16:38:57.840+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Kalabalık Etmek</title><content type='html'>&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3055/3012150131_d8846ae468_o.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Çevrende insanlar vardır. Arkadaşların, dostların, tanımak istediklerin, sana ulaşmak isteyenler, senin peşinden koştukların, gidiş dönüşte aynı otobüsü paylaşmaktan aynı yatağı paylaşmaya kadar yelpazesi çok geniş bir paylaşım vardır aramızda ve aralarında. Yalnız hissetmek böyle bir durumda mümkün değildir gibi gelir. Aslında mümkünden daha da fazla bir olasılıkla hemen yanıbaşınızdadır. Yalnız hissetmek.. Hemen yanıbaşındaki kalabalığa veya dokunmanın seni mutlu ettiği tene rağmen. Güvenemezsin. Güvenilmezsin. Yaptığın hiçbirşey hem de. Belki de. Yalnızlık... Sessizce öyle oturmak.. Sigaranın cılız ışığından daha da cılız bir umut ışığı bile olmadan.. Sonraki nefesin sanki gereksiz. Sessiz, sakin, boş, karanlık, dumanlı, battaniyeye sarılı bir gece...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4405111668318261262?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4405111668318261262/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4405111668318261262' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4405111668318261262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4405111668318261262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/kalabalk-etmek.html' title='Kalabalık Etmek'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4170691980417284682</id><published>2008-11-06T02:22:00.007+02:00</published><updated>2008-11-06T02:48:24.370+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="336"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k1vlaCdPUdKNXbtgW9&amp;amp;related=0"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k1vlaCdPUdKNXbtgW9&amp;amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="420" height="336"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x45j71_amy-macdonald-this-is-the-life_music"&gt;Amy Macdonald - This Is The Life&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Amy-MacDonald"&gt;Amy-MacDonald&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Live 4 it! Haftanın Klibi Amy Macdonald - This is the Life. Bazen zaman gelir evden başka nerede olursa olsun diye kendini dışarı atarsın geceyi yaşamak için. Kimlerle nerede ve nasıl karşılaşacağını bilmeden, gelecek zaman kiplerinin olmadığı sadece şimdiki zamanın -yor'ucu ama zevk veren ekleri ve -mış'lı, -dı'lı geçmiş zaman olur ki maceraları ve acılarının olduğu bir zaman aralığıdır burası. Geleceğe dair tek düşünce o gece içindir. Sadece sevişmek için kurulan gelecekten bahseden cümleler. Eğlenceli, kalp kırıcı, yorucu, pervasız, duygusal,.. herşeyin içinde olduğu zamanlar. Kolundan tutulup karanlığın içine çekilmenin korkutmadığı zamanlar. Hayatta olmak böyle birşey dediğin. Hayat aslında bu. Tabii ki bir kısmı. Gündüzleri saymazsak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıyafetlerdeki içki ve sigara kokusunun, vücudundan gelen hoş parfüm kokusuyla karıştığı, kıyafetlerin etrafa saçıldığı, dağılmış saçların, düşüncesizce yaşamanın, şişenin dibinden de ötesini görmenin, otobüs durağında öpüşürken insanların bakışlarına aldırmamanın, nerde olursa olsun hiçbirşeye aldırmamanın, sen'lerin ve ben'lerin sürekli değiştiği, sevgili'den çok seninki'nin kullanıldığı zamanlar.. Hayat bu. Bu sensin, benim. Uyunabilecek en güzel yerin başka bir insanın yanı olduğu bir hayat. Bir sonraki hafta  yine aynı yerde karşılaştığında "hayat bu.." dediğin birşey..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4170691980417284682?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4170691980417284682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4170691980417284682' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4170691980417284682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4170691980417284682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5008292098419481096</id><published>2008-11-02T00:24:00.008+02:00</published><updated>2008-11-28T13:05:24.132+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yağmur'/><title type='text'>Undeleted Scene</title><content type='html'>Hayatım boyunca tattığım en güzel şarap, onun dudaklarından gelen içine aşk ve vişne tadı karışmış olandı. Bir insanda gördüğüm en güzel şey, yüzünde mutluluğun verdiği gülümseme ve gözlerindeki ışıltıydı. En güzel koku, yağmurdan ıslanmış saçlarını kurularken sağa sola savrulan, her yaklaştığımda başka bir dünyanın içindeymişim gibi kaybolduğum saçlarındaydı. Yüzündeki, o gülümsemeyle elindeki şarabı yudumlayan, dudaklarındaki vişne tadıyla sevdiğim kadın hemen yanıbaşımdaydı. Dokunuşuyla, görüntüsüyle, kokusuyla, hissettirdikleriyle herşeyiyle kalbimi okşuyordu. Bana korkusuzca kendimi gösteriyordu. Kimsede tadamadığım bu hisle herşeyden, herkesten farklıydı. Silinmeyen bir sahneydi bu. Sevgiye kendimi çok kaptırmama ne denirse densin "insanın gözünde tanrı hayatta korktuğu ve saygı duyduğu şeylerin kişiliklerinin toplamıdır" sözünü bi kenara yazdığımı gördüğünde dediği gibi ben garip bir insandım. Şimdi ne mesafe ne zorluk hepsini görmezden gelip sadece o sahneleri tekrar yaşayabilmek için beklerken aslında en çok beklediğim şey bir sabah uyanıp herşeye tamamen inandığı an. O an geldiğinde ben de orda olmak için neler veririm bilemezsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5008292098419481096?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5008292098419481096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5008292098419481096' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5008292098419481096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5008292098419481096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/undeleted-scene.html' title='Undeleted Scene'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4322337709669833741</id><published>2008-11-01T11:43:00.006+02:00</published><updated>2008-11-06T02:21:31.291+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deleted Scenes'/><title type='text'>Deleted Scenes</title><content type='html'>&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3231/2990757663_49652da57a_o.jpg"&gt;&lt;br /&gt;Uzun zaman önceydi. Kapının açılışından bile birşeyleri olması gerektiği gibi olmadığı belliydi. Hissetmiştim sanki. Karanlığı yaran merdiven ışığıyla beraber gölgem kocaman görünüyordu. İçerisi soğuk ve garip bir şekilde karanlıktı. Nesi garip olabilirdi ki? Ama garipti işte. "Lütfen ışığı yakma.." bu garip karanlığın içinden gelen ağlamayı yeni bitirmiş, boğazındaki düğümün henüz çözülemediği anlatan bir ses geldi. Kapının kapanmasıyla tekrar karanlık heryere egemen oldu. Ona karşı koyan tekşey sigaranın ucunda her nefeste biraz olsun parıldamaya çalışan küllerdi. Fazlasıyla ıslanmış üstümü çıkarırken bunlar bittikten sonra yüzleşmemiz gereken şeylerin ne olabileceğini düşünüyordum. Geçtiğimiz birkaç günü düşündüm. Bir saniye bile sürmedi belki ama yıllarca düşünsem bulamazdım aklıma gelenleri. Yanına doğru ilerlerken, cezasının açıklanacağı anı bekleyen bir mahkum gibi bir bekleyişte olduğumu hissettim. Sorun neydi? Ne olacaktı?.. Karşısında durup bir sigara yakıp oturdum. Kadehinin yarısına kadar içtiği şarabı uzatıp al bak bizim içindi bu son kadeh. Konuşmamız gerek..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4322337709669833741?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4322337709669833741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4322337709669833741' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4322337709669833741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4322337709669833741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/11/deleted-scenes.html' title='Deleted Scenes'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4264660014031474280</id><published>2008-10-30T06:16:00.009+02:00</published><updated>2008-11-01T12:16:02.644+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Red Blooded Blog</title><content type='html'>&lt;img src="http://farm4.static.flickr.com/3269/2986142778_b9170cec07_o.jpg"&gt;&lt;br /&gt;Live 4 it! oturulup yeniden düzenlendi. Sadece daha fazla okura ulaşıp yazarının zihinsel masturbasyonuna yardımcı olsun diye. Daha önceki görünüm değişikliğinde olduğu gibi bu değişim sonrasında da İsviçreli bilimadamlarına, Norveçli balıkçılara, Slovak mankenlere ve İtalyan mafyasına sorduk ve aldığımız yanıtlar olumluydu. Hatta daha da ileri gidip normal, sıradan vatandaş statüsünde oynayan, yolda görsen halktan biri diyeceğin 100 kişiye de sorduk ve en popüler cevabı sizler için araştırdık. Olumlu üstüne olumlu yanıtlardan sonra artık gün bugündür. Live 4 it! yayına giriyor..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4264660014031474280?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4264660014031474280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4264660014031474280' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4264660014031474280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4264660014031474280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/10/red-blooded-blog.html' title='Red Blooded Blog'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1005171402518161799</id><published>2008-10-28T20:04:00.003+02:00</published><updated>2008-10-30T13:51:17.832+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sonbahar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Bye..</title><content type='html'>Havaalanı otoparkında uzun süren aramalarım sonuç vermiş ve sonunda arabamı bulabilmiştim. İçeri oturduğumda yaktığım sigaranın ilk nefesinden sonra verilen üç beş saniyelik dumanın ardında gelen ilk nefeste ben değişmiştim. Başka zaman olsa o otoparkta sevgilimin arkasından gözyaşı dökerdim. Tıpkı bir önceki gece bana kızdığı gibi kızardı. Biliyorum. Fakat şimdi. Şimdi daha farklı sevmeyi öğreniyorum. Hergün daha farklı. Live 4 it! yenilenip sizlerle beraber olacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vefakar Live 4 it! okuruma sevgilerle..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1005171402518161799?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1005171402518161799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1005171402518161799' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1005171402518161799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1005171402518161799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/10/bye.html' title='Bye..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-811020912613207450</id><published>2008-10-26T15:40:00.000+02:00</published><updated>2008-10-30T13:51:35.365+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><title type='text'>Hatta hepsinden sonra</title><content type='html'>Seni seviyorum demenin en tatlı hali karşına çıkar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-811020912613207450?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/811020912613207450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=811020912613207450' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/811020912613207450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/811020912613207450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/10/hatta-hepsinden-sonra.html' title='Hatta hepsinden sonra'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4038867346065139465</id><published>2008-09-28T15:35:00.005+03:00</published><updated>2008-09-28T16:09:48.745+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Bazen de..</title><content type='html'>Bazı günler de güzel geçer. Önemli kararlar alırsın, bunları uygularsın, mutlu olursun, aşık olursun, atlarsın zıplarsın, içersin, eğlenirsin, sevişirsin, yataktan kalkmak cennetten dünyaya inmek gibi olduğundan istemezsin meleğinin yanından ayrılmayı, herşeyi oluruna ve zamana bırakabilecek kadar rahat olursun. Yüksek sesle şarkılar söyleyip iğrenç sesine (kendi sesime laf söylüyorum, biliyorum ki bunu okuyanlar arasında güzel sesli birçok insan vardır.)  rağmen mutlu olursun. Dışarı çıkarsın, içerde kalıp yağmuru izlersin elinde sıcak birşeylerle, kitap okursun, blog okursun, arkadaşlarla geçirmek için güzel günler planlarsın, geleceğini planlarsın iş için, okul için. Beraber gezilebilecek yerlerin listesini çıkarır nerden başlayacağına karar vermediğin için bunalıma bile girersin ;p ( şaka tabii ki :) ).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani anlatmaya çalıştığım mutluluk güzel şey. Kendi gözümden bikaç maddesini yazdım. Bir de özlü söz yerine bu kez de bir şaşıbakşaşır ile bitireyim. İki Resim arasındaki milyonlarca farkı bulun. (Fark yok diyene, benden yana düşünene bonibon var! ;p) Büyükada'ya da bir eroy dikilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SN-B1XygSjI/AAAAAAAAAeM/9zlOWY1-cn0/s1600-h/n773682949_802215_9007.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SN-B1XygSjI/AAAAAAAAAeM/9zlOWY1-cn0/s320/n773682949_802215_9007.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251058444456184370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SN-BsJUOIuI/AAAAAAAAAeE/syELwBidl9k/s1600-h/XinRio.1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SN-BsJUOIuI/AAAAAAAAAeE/syELwBidl9k/s320/XinRio.1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251058285952246498" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4038867346065139465?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4038867346065139465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4038867346065139465' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4038867346065139465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4038867346065139465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/bazen-de.html' title='Bazen de..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SN-B1XygSjI/AAAAAAAAAeM/9zlOWY1-cn0/s72-c/n773682949_802215_9007.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-90217122188840293</id><published>2008-09-27T14:47:00.006+03:00</published><updated>2008-09-27T15:57:23.997+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yağmur'/><title type='text'>Yağmur da yağıyor seller de akıyor..</title><content type='html'>Bazı günler vardır böyle önceki geceden gelen mutluluk, umut, ..vs gibi şeylerle başlar. Sonra hayal dünyasından bir uyanış başlar. Herşey gittikçe daha gerçekçi bir hal alır. Gerçek kötüdür demiyorum ama "gerçek acıdır" gibi bir tabirin de bulunduğu dünyamızda kurulan hayallerin ardında üstü örtülen, o hayallerin tadı kıvamında pamuk şekerlerin ardında unutlan gerçekler mutluluk bulutun sert rüzgarlarla, şekerlerin de kasvetli yağmurun altında erimesiyle açığa çıkar ki dün çok rüzgarlı ve yağmurlu bir gündü. Birşeyler var ortada iyi, kötü öyle birşey gibi &lt;a href="http://www.live4it.org/2008/07/iyi-kt-yle-birey-gibi.html"&gt;işte&lt;/a&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta okulda hiçbiryerde bir Eray Bozkurt' un izine rastlanamadı. Hiç yokmuşum gibi. Ama bu görmezlikten gelinişim ilk defa olmuyordu zaten.. Bu tür şeyler komik geliyor. Anlatacak anılarım oluyor misali. "Ya, işte bigün okula gittim bi baktım beni silmişler.. Sanki sevgilim benden ayrılmış da bana söylemeyi unutmuş.. gibi" Bir bakmışın, ben yokmuşum diye bir şarkı vardı eğer zihnim beni yamultmuyorsa oturup dinlemesem de varlığını biliyorum sanki.. o buraya güzel olurdu. Telefonum çalsa da kurtulsam diyorum o da Ytü gibi beni unutmuş sanki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, hayatımda daha önce içine hiç bu kadar girmediğim bir mücadele başlıyor. Çocukluk etmek için çok geç. Bir değişiklik olmazsa, 7-8 Kasım'da Antalya'dayım. İlginç bir başlangıç olacak. Ama bunların da ötesinde. Herşey öylece gözümün önünde yıkılıyor gibi, hayaller, dakikalar içinde gelişen uzun zaman öncesinden beri varolan aşk.. Hayatta her zaman bunlara yer var değil mi? &lt;a href="http://www.live4it.org/2008/09/live-4-it-haftann-klibi_15.html"&gt;Bu şarkıyı&lt;/a&gt; dinlerken yazmak daha güzel oluyor. Okuması da daha iyi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10'ar dakika aralıkla 5 ağrı kesici içip tüm bunların yarattığı sıkıntıların verdiği fani acılardan -ki migren diyebiliriz ama tıp bilgim zayıftır yalan söylemiş olmayayım- kurtulmaya çalıştım. Ama geçmedi bir türlü. Yani hadi ilaçlar geçirmese bile çoktan bir komaya girip "welcome to real world eroy!" diye uyanmaya yaklaşabilirdim. Bu da olmadı, zaten bir güç var. Birşey için hala bunun olmasına izin vermiyor. Ya dünyayı kurtarıcam ya da çekilecek çilem varmış gibi bir durum. Neyse, intihara meyilli ergen profili çizmiş olsam da bunlarla alakası yok inanın. Ama hayatla ilgili yeni ilginç fikirler edindim, okumakta ve araştırmakta fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeye kendimi kapatıp, bunca zorluktan kaçmayı çok isterdim ama önümüzdeki maceralarda çok daha fazlası olacak bunun için yaşamaya değer.. Her zaman olduğu gibi.. Amaçsızca yaşamayı kendinize amaç edinin gibi tırt bir sözle bitirmektense daha iyisini yapayım. Flashback;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl ilk defa girdiğim derste, uzun zamandır derslerden alakam kesildiğinden ve artık içerisinde şöyle bir proje olur, böyle kazandırır, yok bi de dünyayı ele geçiririz gibi şeyler geçmedikçe ilgimi çekmediğinden zor geliyor. Dinlemiyorum pek zaten. Kimim lan ben? Niye okula geliyorum? ;p Zaten sevmediğim İtü'de zaten sevmediğim Gümüşsuyu'nda; çok sevdiğim, aşık olduğum Ytü'nün ihanetiyle karşı karşıya geldiğim günün öğleden sonrasıydı. Ders ingilizceydi ve ilgisizliğimi birkat daha arttırmıştı. Çünkü bana göre bir ders ingilizce olacaksa o ders en azından kuantum fiziği olmalı ya da parçacık fiziğine giriş filan işte. Ölçü aletleri ile ilgili şıdır bıdır.. diye giderken gördüğüm 25 derecedeki bir sıcaklığı 24 derece ölçen aleti hatası.. şöyledir böyledir. 25 dereceyi 24 derece ölçen alete hatalı diyoruz ama onun gerçekten 25 derece olduğuna nasıl emin olabiliyoruz ki? Sonuçta onu ölçenin de bir hatası var. Hatalı bir değeri hatalı ölçüyor diye neden bu yaygara? Mutlak değerden nasıl emin olabiliyoruz ki? Mutlak hata nedir? Aha! süper dersin gerisini de dinlemezken bana meşgale çıktı :) Ders arasına kadar beni götürür bu.. "Where is my mind?" demek istiyor insan..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-90217122188840293?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/90217122188840293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=90217122188840293' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/90217122188840293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/90217122188840293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/yamur-da-yayor-seller-de-akyor.html' title='Yağmur da yağıyor seller de akıyor..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5901908115265985890</id><published>2008-09-25T01:57:00.003+03:00</published><updated>2008-09-25T02:08:15.496+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Sevdiğim şarkı çalıyor..</title><content type='html'>Kendi kendimi teslim ettiğimin farkındaydım. "Kalbimi kırma duracak birgün nasılsa.." sözünün geçtiği şarkının tekrarlandığı saatlerin ardındandı. Kırılabilen birşey olması kalbin, yumuşak kalpli olmayan insanlara özgü birşey sanırım. Sert cisimler kırılırdı yanlış hatırlamıyorsam. İçim de sıkılıyordu zaten. Bitmek bilmeyen bir listeyi bitmekten başka bir işe yaramayan zaman kavramının birkaç parçası içerisinde bitirmek de gerekti. Hani ne desem bilemiyorum. Böyle sıkılmakla sıkılmamak arasında ama düşünürken de ne kadar güzel birşey olduğunu kırılmak üzere olan kalbim de durmak bilmeden atıyordu. Kırılmasının sebebi bu heyecan olacaktı da haberi yoktu. Kahve ve sigara bu zamanlar için vardı ve bu gibi zamanları az buz yaşamamıştım. Sıradan değil ama sık tekrarlanmasından korkulan zamanlar. Biliyorla bilmiyor arası birşey ama düzeltmekle düzeltememek arasında. Sevdiğim şarkı çalıyor derken benim sevdiğim şarkı oluyordu. Kafaları çekip muhabbet edelim demek için bile uzaktı..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5901908115265985890?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5901908115265985890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5901908115265985890' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5901908115265985890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5901908115265985890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/sevdiim-ark-alyor.html' title='Sevdiğim şarkı çalıyor..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4147545682185938640</id><published>2008-09-24T23:00:00.003+03:00</published><updated>2008-09-24T23:22:53.999+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Geceyarısı Ekspresi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SNqhYN_bjWI/AAAAAAAAAdk/XLe-wcMyW7Y/s1600-h/coffee__1__by_MargoSternschnuppe.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SNqhYN_bjWI/AAAAAAAAAdk/XLe-wcMyW7Y/s200/coffee__1__by_MargoSternschnuppe.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249685753098374498" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tek istediğim sigaranın yanında bir fincan kahveydi ve huyum kurusun ki o fincanları çok severim ve bir başka huyum daha kurusun ki kafama koydum mu illa ki yapmak isterim ve kaderin cilvesi ki fincan onca tabak yığının tam da merkezinde, kurumasını dilediğim huylarımın dürtmesiyle almaya çalıştığım fincanı, tabakların arasından alırken diğer tabak, çanak,.. gibi mutfak eşyalarının hepsinin birden "who let the dogs out? who? who?" şeklinde yerlere saçılmasına ne gerek vardı. Ne gerek vardı onca şangırtı, patırtı, kabumm, abovv,.. gibi gecenin bir yarısı hiç de hoş olmayan hatta günün herhangi bir anında hatta ve hatta hayatın herhangi bir döneminde hoş karşılanmayacak seslere? Neden ben ha? Neden ben?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden böyle gençken zile basıp kaçardık şu anla bir alakası yok ama aklıma geldi işte..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4147545682185938640?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4147545682185938640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4147545682185938640' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4147545682185938640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4147545682185938640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/geceyars-ekspresi.html' title='Geceyarısı Ekspresi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SNqhYN_bjWI/AAAAAAAAAdk/XLe-wcMyW7Y/s72-c/coffee__1__by_MargoSternschnuppe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6477119017438335739</id><published>2008-09-22T20:01:00.004+03:00</published><updated>2008-09-23T21:24:38.257+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="365"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k28uA1Z4cz5IFz1l6Q&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k28uA1Z4cz5IFz1l6Q&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="365" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x6uic_linkin-park-breaking-the-habbit"&gt;Linkin Park - Breaking The Habbit&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Locoterick"&gt;Locoterick&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi'nde bu hafta Linkinpark - Breaking the Habbit bizlerle. Eskiye dair ne varsa plastik torbalara doldurulup atılan zamanlar için ideal şarkılardan biri. Herşeyi raflardan, saklanmış köşelerden indirip, sağa sola saçılan zamanlardan birinde bizlerle. Eski alışkanlıklardan vazgeçip yenilerinin kölesi olmak için ideal bir zaman. Burn baby burn!.. Eskilerden güzel bir vecize veyahut deyim, söz öbeği misali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlıyor musun? Sorusunun cevabında ne kadar gülebiliyorsan bir o kadar da üzülebilmek olması iki tarafında ne kadar birbirinden uzak ve farklı oluşu kafamı karşıtırsa da zaten aklımın ne zaman selim bir halde olduğunu hatırlamak bir hayli zor. 140 farklı şeyle uğraşırken neyi neden yaptığını, nasıl yaptığını iyice karıştırıyor insan. Haklı, haksız, doğru, yanlış, boş, yararlı, güzel, içten, üstünkörü,... ben neden evden çıkıyordum ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun farkına varmak için dışarıdan bir gözle bakmak gerek zira içindeyken anlamak zor oluyor bir anda gökten ışık huzmesinin üstünüze doğması misali bir sahneye ihtiyacınız var. Saatlerce birşeyin üstünde birbirimizi yediğimiz birgündü. Sonra neden biz bu durumdayız, ne yapmaya çalışırken, neyi yapamıyoruz? gibi soruların içerisinde boğulurken. Şeytan ayrıntıda gizlidir felsefesinin en derinlerinde nefesimiz yetinceye kadar dalıp boğulmadan dışarı çıkmaya çalışmak gibi. Basit güzeldir aslında. Fazla düşünmeden olmalı, düşündükçe olasılıklar, etkiler, doğrular, yanlışlar,.. ben ne diyordum yahu? Basitçe devam etmeyi, düşünmeyi nasıl unuttum ki ben? Alışkanlıklarımı değiştirmem gerek. Aslında tam da değiştirmenin eşiğindeydim. Ama o kadar dalmışım ki yine ne yaptığımı unutmuşum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz fazla açık sözlüyüm farkındayım. Ne kaldı ki bilmediğiniz hakkımda. Neden? Sorusunun cevaplarını verebileceğim birçok şeyden sonra şimdi yeni sorular ve yeni cevaplar. Neyi neden yapmam gerektiğinin farkındayım aslında. Neden yazdığımın, neden geceler boyu uykusuz kalmayı, amaçsızca koşturmayı, tükenmeyi, tüketmeyi, farkındayım. Kafam karışık ama hala içine gireceğim savaşları ben seçiyorum. Tekrar soluklandıktan sonra hiç bitmeyen döngüye gireceğimi biliyorum. Başka bir seçeneğim yok. Alışkanlıklarımı değiştirsem de sahibi hep aynı kalıyor. Bu nasıl yaşadığına bağlı aslında. Birgün hepsi bitecek. Ben de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam bittiğinde yeniden sizlerle birlikte olmaya devam edecek.. Haftaya tekrar görüşmek üzere..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6477119017438335739?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6477119017438335739/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6477119017438335739' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6477119017438335739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6477119017438335739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/live-4-it-haftann-klibi_22.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4135641696255707503</id><published>2008-09-15T06:40:00.003+03:00</published><updated>2008-09-17T00:41:38.788+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="297"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k1ZZJg2ib2p3Ekby0V&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k1ZZJg2ib2p3Ekby0V&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="297" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x1mzqh_moby-extreme-ways_music"&gt;Moby - Extreme Ways&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/james54000"&gt;james54000&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta Live 4 it! Haftanın Klibi'nde Moby - Extreme Ways ile bizlerle. Normal yoldan gitmeyi sevmeyen insanı kendime hep yakın hissederim zaten. Bourne serisinde film sonunda çalıp kalbimizi fethederken, eve dönüp dinlendiğinde uzun düşüncelere kapılmak istendiğinde arka fonun vazgeçilmez müziklerinden birisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı birşeyler yapmaya çalışıyorum. Uzun zamandır buna çabalıyorum. Gerçi çabalamak gibi yoğun bir içerik değil belki ama birşeyler var. Çok şey var. Duygusal açıdan çökmüş, herşeyden ümidini kesmiş olarak geçirdiğim gün, gece, hafta sayısı bir hayli fazla. Hata yaptığımı, daha doğrusu hatalar yaptığımı bilip, bunları kabullenince, hah tamam bak bunu ben yanlış yapmışım dediğimde tamam eroy işte buydu artık herşeyi geri alıp kaldığı yerden devam edebilirsin, sana mutluluklar dileriz gibi birşey olmadı hiç. Eroy Harikalar Diyarında diye bir masal olsaydı ancak onun içinde geçebilecek cümleler. Kahramanın ismi aynı ama oynayan oyuncunun değiştiği bir masal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişmek isteyip de herşeyi tamamen farklı kılmaya çalışırken birçok şeyi artık görmezden gelmeliyim derken artık herşeyi görmezden gelmeye başlarken, hatta artık bir körden farksız olup hiçbirşeyi görememek. Hata yapmanın sıradanlaştığı ve doğru birşeyin kar fırtınasının arasında doğan güneş gibi biraz umut vermesi ama bilmeyen şey o güneşin daha çok kar topladığıydı. Her kar tanesinin kocaman buluttan koparak parça parça yere düşmesi gibi giderek azalıyordum. Bulut hiç bitmezken, ben bitiyordum işte. Her kar tanesi farklıyken, benim kopan her tanem neredeyse birbirinin aynısıydı. Yere düşen her tane sonra tekrar buluta geri dönüp tekrar tekrar kopuyordu. Bende de durum farklı değildi aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittiğim yolu değiştirme zamanı değiştirme zamanı gelmişti. Biraz olsun uzaklara gidip gelmek iyi olacaktı. Masaldaki gibi arkada küçük küçük birşeyler bırakarak yollar katederken, kuşlar o taneleri yiyip, geldiğim yolu bana unuttururken günler de geçiyordu. Bunun için miydi peki. Geride bıraktığım parçaları bir daha bulamayacağımı biliyordum, bilmemezlikten geldim, gelmek istedim, ya da isteğimin dışında oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum ki bunların hiç birinden birşey çıkarılabilir gibi değil. Rengarenk bir dünya, kar fırtınasında griye dönüşmüşken, belki de kar taneleri gibi değil de yağmur damlaları gibi görmek gerekir değil mi birbirinin aynısı damlalar. Bakınca kendini görüyorsun. Kopan her parça sensin. Sonrasında düşen damlaları geri toplayan bir güneş ve çocukça umut veren gökkuşağı. Renk körü olmayı seçenler için birşey değişmiyor umut için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama tüm bunları yapmayı seçtikten sonra artık yolun sonundaki Harikalar Diyarı'na başlayan yolculuğun bitip bitmeyeceğini görmek için daha zaman var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4135641696255707503?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4135641696255707503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4135641696255707503' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4135641696255707503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4135641696255707503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/live-4-it-haftann-klibi_15.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6464894930467512290</id><published>2008-09-10T02:35:00.001+03:00</published><updated>2008-09-10T02:37:29.321+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benim Ben'/><title type='text'>Benim ben No.4</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left; font-family: georgia;"&gt;Blogcanlısı bir insanım bu yüzden “blogfriendly” denebilir benim için. Akrabacanlısı bir insan değilim “relativefriendly” değilim yani. “Greenpepperfriendly” hiç değilim. “Coconutfriendly değilim” demek bile içimi kötü yapıyor. Arkadaşcanlısı biriyim “friendfriendly”im açıkçası. “Alcoholfriendly”de zirve yapabilirim. “Cigaretteorgasmfriendly biriyim” demek bile içimi okşuyor. “Lovefriendly” olmak kişiliğimde varolsa gerek. Kendimi kullandırmaktan çekinmediğim için veya engelleyemediğim için kullanıcı dostu yani “userfriendly”de master diplomam vardır da nereye koydum bilemiyorum. “Dağınıklıkfriendly” biriyim ama sadece kendim için geçerli gibi. Kendimi beğenmediğimden “Kendimfriendly” değilim. “Changefriendly”olduğumdan değişime hep açığım. “Comedyfriendly” oldum da mutlu muyum? Mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Moviefriendly”yim film izlemeyi severim. “Penguenfriendly” olduğum için hem penguen hayvanına hem de Penguen Dergisine sevgim sonsuz. İmkanım olsun evde penguen beslemeyen karafatma olsun. “Ninjafriendly”yim ama öyle giyinip sokakta dolaşanları sevmem. “Mimarifriendly” biri olarak mimariye ne kadar önem verdiğimi ben bile tam olarak anlatamam. Freddy canlısıyım bu da “Freddyfriendly” olarak tarihte yerini alsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizcanlısı bir insanım (yani şimdi anlam kargaşasına bak hele, denizcanlısı derken, bir sünger, karides veya mercan resifi değil; denizi seven insan olduğumu açıklama ihtiyacı neden hissediyorum?) “Seafriendly” diyelim. Falcanlısı olduğumdan “Falfriendly” denebilirim. Dağcanlısı (Dağ keçisi veya ayı filan değil herhalde) olarak “Mountianfriendly”yim (ama Brookeback Mountain değil kesinlikle!).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Musicfriendly”yim herşeyi dinlerim (Fantezi arabesk olmasın kafi). “Çizgifilmfriendly” derken animelerden bahsediyorum. “Coyotefriendly” nerde bir kırkurdu dara düşse yardımına koşmak isterim (o roadrunner’ı yakalayıp ellerimle teslim edicem coyote’ye). “Hertürlüolmasadabirçoktürdekuşfriendly” gibi bir titrim var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kedifriendly” olmam en büyük özelliklerimdendir. “Kissfriendly” biri olarak sevgilimle her platformda özgürce öpüşmekten yanayım. “Süperfriendly” derken ne demek istediğimi ben de tam olarak anlayamadım. Zombicanlısı biri olarak yani başka bir deyişle “zombiefriendly”. Hem aynı isimli şarkıyı hem de zombilerin dünyaya saldırmasını istiyorum ki ben de Mad Max tarzı bir dünyada yaşayayım. Dünyada büyük bir felaket olsa da ben de ne kadar “Felaketfriendly” olduğumu gösterebilsem (ama ben bu felaketten kurtulucam başka türlü kabul etmem).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’da yaşayan bir canlı olarak İstanbulcanlısıyım “İstanbulfriendly” olsun bu da. “Vedafriendly” değilim ama burada bitmesi gerekliydi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6464894930467512290?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6464894930467512290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6464894930467512290' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6464894930467512290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6464894930467512290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/david-guetta-chris-willis-tomorrow-can.html' title='Benim ben No.4'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4801779045412618279</id><published>2008-09-08T23:35:00.006+03:00</published><updated>2008-09-10T02:32:35.994+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="257"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/k1jQiwP454WELkDBX5&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/k1jQiwP454WELkDBX5&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="257" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x5mch7_david-guetta-chris-willis-tomorrow_music"&gt;David Guetta &amp;amp; Chris Willis - Tomorrow Can Wait - CLIP (New)&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/wonderful-life1989"&gt;wonderful-life1989&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CERAYBO%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p style="font-family: georgia; text-align: left;" class="MsoNormal"&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi’nden merhaba derken artık yeni bir yayın dönemini açıyoruz (sanki 36 kişi çalışıyor Live 4 it! için. Yok öyle birşey tabii ki). Önce okur kitlesini yeniden biraraya toplamak gibi bir mission impossible’a girişmek gerek. Kocaman bir yaz geçti ve geçmiş yıllara oranla hiç de blog buluşmasıfriendly bir yaz olmadı açık konuşmak gerekirse. Geçmişin zaman olur ki’nin bir tahlilini yapalım önce değil mi? Haftanın klibinde de dediği gibi yarın bekleyebilir. &lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;David Guetta – Tomorrow can wait ile bu hafta haftanın klibi tahtına oturuyor. Her yaptığı şarkıyı sevmemin bunda bir katkısı yok değil ama verdiği mesaj da güzel. (Böyle bir şarkıdan da mesaj çıkarabilen kendimi kutluyorum. Çok kendimfriendly’im aslında.) Gece güzel şey. Zor ama güzel. &lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;Hergün bir öncekinden farklı değilse, yarın biraz beklesin ve onu nasıl değiştirebiliriz diye bir düşünelim. Hayatta herkes bir düzene oturup yarın için endişe etmemenin hesaplarını yaparken, tüm düşünceler yarın içinken dün kaçırdığımız ve bugün kaçırıyor olduklarımızın farkında olmaktan uzağız. Biraz durup düşünmek iyidir. Zaman yavaşlar yarın beklemese bile biraz aheste gelir. &lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;David Guetta’nın her klibinde karşımıza çıkan, büyük ihtimalle CERN’de parçacık hızlandırıcıyı yapan mühendislerce hayata getirildiğine inandığım güzelimiz burada da karşımızda. Eroy! Desin sevinçten ağlarım. İnanın ağlarım. &lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;Sonsuzluk teoride mümkünken, yarın iki dakika geç gelsin. Ama gelicek ve haftaya yeniden Live 4 it! Haftanın Klibi’nde görüşeceğiz. Herkese iyi bir hafta diliyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;   &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4801779045412618279?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4801779045412618279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4801779045412618279' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4801779045412618279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4801779045412618279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/live-4-it-haftann-klibi_08.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5888190322990613579</id><published>2008-09-01T23:46:00.002+03:00</published><updated>2008-09-17T00:42:47.105+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>Bugün 1 Eylül. İnsanları vapur, arabalı vapur gibi seyahat sırasında denizi rahat görebildikleri taşıtlarda durdukları yere göre 3'e ayıran biri olarak bunlardan 3. sü olan arka tarafta geride bırakılan izi ve de suda kayboluşunu izleyen kesimden olduğumdan mıdır nedir. Bunu da yazı tarihini geçtikten sonra yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda İstanbul'a kesin olarak döndüm. Geçen 3 aya yakın sürede çok şey yaşadım, çok şey gördüm, öğrendim,... vs. vs. Hiç birşey bıraktığım gibi değil. Live 4 it! bile kaybolmuş. Bir amaç için yaşamayı savunurken Live 4 it! ile birlikte hepsi kayboldu.. Dün bekliyor hala bugünü yaşarken, yarın ise hiç yok sanki. Geri gelecek hepsi. Biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonbahar başladı. Ben geri geldim. Sonbaharla geri geldim. Üzmek ya da üzülmek için, kazanmak ya da herşeyi kaybetmek için, herşey ya da hiçbirşey için. Bir kez kalbin durduğunda sonraki her atışın ne kadar değerli olduğunu anlamak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neşe, heyecan ve macera dolu olarak geri döndüm. Büyüdüm de geldim. Uzun bir yolculuk sonrasında biraz dinlenmek mi? Hadi beni dışarı çıkar.. Live 4 it! Haftanın Klibi geri döndü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="336"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/kBdgaePoZMt2xX3A5&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/kBdgaePoZMt2xX3A5&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="336" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xamh_franz-ferdinand-take-me-out"&gt;Franz Ferdinand - Take Me Out&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/stevanhogg"&gt;stevanhogg&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5888190322990613579?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5888190322990613579/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5888190322990613579' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5888190322990613579'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5888190322990613579'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/09/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-2233214232399673038</id><published>2008-08-21T18:22:00.003+03:00</published><updated>2008-08-22T01:26:37.304+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Karne Hediyesi</title><content type='html'>Diplomam önümdeki sırada duruyordu. Sigara külünü yere mi atsam yoksa cam kenarında mı içsem diye kendi içimde dalaşmam bittikten sonraydı birden flashback'lerde kaybolmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş kampüsüne ilk geldiğim günü hatırlıyorum. İlk girdiğim sınavdaki romantik komedi tadındaki süprizi, saçmalıkları, sınavları, çift lisansın daha tam olarak ne olduğunu bile bilmeden başlayışımı, bunu da yapmadım demeyeyim diye geçirdiğim günleri, karanlık ve yağmurlu sonbahar gecelerini,  akşamın köründe sınavdan çıkar çıkmaz yandaki boş sınıfa kaçıp pervasızca öpüşmeleri, az kalsın sınıfta kilitli kalışımızı ya da karşı binanın bizi izleyişini.. Kahve molalarını, sigara dumanı kaplı koridorlardan önce rahatsız oluşumu sonra buna katkıda bulunuşumu, herşeyi bildiğimden değil de hiçbirşey bilmediğim için herkes çalışırken sınıfın kapısı önünde duvar önüne yayılıp penguen okuduğum günleri, konser sonrasında yarı sarhoş boş koridorlarda atlayıp zıplamayı, Davutpaşa kampüsünü, hoşlandığım kızla koridorda karşılaşmaya veya derste bir gıdım yakınına oturmaya çalışmayı, hoşlandığın birine yakınlaşmak için harcanan o çabayı ve karşındayken hissettiğin heyecan ve korkuyu, mezuniyete gitme tenezzülünde bile bulunmadan ayrılmayı, son dakikada yetiştirmeye çalıştığım ödevleri, projeleri, birlikte vakit geçirmekten hoşlandığım 2 avuç insanı ama bir türlü fırsat bulamadığım için bunların 1 avuca düşmesini.. daha anlatamadığım hepsini ama hepsini hatırladım bir anda. Lakin hepsini yazarak bitirmek istemedim. Kısa metrajlı ve bitmek bilmeyen bir film gibiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25 ağustosta geçen yıl katıldığımız Hidromobil '07 yarışının yenisi Hidromobil '08 olacak. 26-31 Ağustos arasında İzmir'de yine uyumadan, sınırlarımızı zorlayacak yarış manyaklığımızın içine giricem. 1 Eylül'de tekrar İstanbul'a döneceğim okula ama bu sefer bir üst koridorda devam edecek hayat Yıldız'da ama söylemeyi unutmadan artık İtü'de de okuyorum. -Bir de yorumlara cevap yazmadığım aklımda hepsine cevap yazmak istiyorum ama fırsatım olmuyor işte. Ama gerçekten aklımda hepsine cevap yazsam içim rahatlayacak ama ben bu tedirgin ve kafam dolu halimi pek bir seviyorum. Hah şimdi kaldığım yerden devam edecek olursam..- Yani dur tam açıklayayım. Yıldız elektrik mezunuyum, ama makine okumaya devam ediyorum ve şimdi aynı zamanda İtü'de yüksek lisansa başladım. İtü Maslak Kampüs'ündeki gölette çokça görürsünüz zaten beni gölete taş atıp, etrafında oluşturduğu halkaları izlerken. Yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemeye gerek yok gibi. Ben kendime güveniyorum. Neyi neden yaptığımı bilmiyorum aslında. Sinema tarihinin en iyi filmi olarak kabul ettiğim son Batman filminde yine tarihin en iyi karakteri olduğuna inandığım Joker' in de dediği gibi ben sadece arabaları kovalayan bir köpeğim, benim bir amacım yok. Yok galiba gerçekten. Vakit öldürmek mi ne.. Ben bile ölüyorum da zaman neden ölmesin diyor sanki insan bazen.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-2233214232399673038?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/2233214232399673038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=2233214232399673038' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2233214232399673038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2233214232399673038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/08/karne-hediyesi.html' title='Karne Hediyesi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6431160016489121282</id><published>2008-08-06T00:35:00.008+03:00</published><updated>2008-12-10T15:47:15.475+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benim Ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><title type='text'>Benim ben No.3</title><content type='html'>gece saat tiktaklarından ne kadar rahatsız olsam azdır ki bu yüzden gece aklıma geldikçe gider pilini çıkarırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şöyle birşey var ama cep telefonunun icadından sonra saat taşımanın bir anlamı kalmadı. eskiden saati gösteren bir araçken şimdi aksesuardan başka birşey değil benim için. ilk kez saat takmamaya başladığımda ortaokul çağını yaşıyordum. ortaçağ gibi karanlık bir çağ desem yalan söylemiş olup olmayacağımı bilmiyorum gerçekten. biraz bön insan olduğumdan ya da mükemmeliyetçi diyelim. hatırlamak istemiyorum. hatırlayacağım kadarını hatırladım zaten bu paragrafı yazarken. pişmanım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne diyordum onu unuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dur!.. dur kiiii, üç, dört!.. demek o kadar aptalca ki ama bir o kadar da komik benim için. ilk duyduğumdan bu güne hala komik. olacak o kadar gibi modası geçmedi daha. herhangi bir zorluk anında durup düşünmek gerektiğinde yeri gelir sesli yeri gelir sessiz söylerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeri gelir... yeri gelir..., sözcük öbeğinde giden hiçbirşeyin olmaması o kadar neşe kaynağı ki düşünsene bi, hiç kaybolan birşey yok. bir insanın hayatının en güzel anları gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne diyecektim yine unuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güzel kek yapan kıza aşık olabilirim hemen ben arkadaş! hemen hem de.. güzel kek yapan güzel kıza taparım. kek yapamayan güzel kıza da aşık olurum gerçi. o da hemen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birgün ben de evlenicem ya o kadar merak ediyorum ki o anı. bi de daha çok gelini merak ediyorum ya neyse. lan korktum birden. düğünleri sevmem ki ben. siz gidin düğüne ben evdeyim. sonra görüşürüz. evlenmeyi de hiç istemiyorum. kim icadettiyse..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;futbolcu olsaydım hiç koşmadığım için çok eleştirilen biri olurdum. ama sahaya çıkar golümü de atardım. büyük yalan aslında!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istanbul'a döndüğümde daha önce tanıdığım herkes ile görüşmek istiyorum. 2 yılda listeyi tamamlayıp sonra temelli buralardan gidicem gibi. küba'lı biriyle evlenip ab statüsünde oynamak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mp3 çalarım (çalarım burda birleşik mi yazılıyor diye 10 dk. film arası verdim. bi sigara yakıp uzaklara baktım. çıkardığım sonuç ise, ben benim gibi adama nüfus cüzdanı bile vermem oldu. hayat garip tabii bulaşık deterjanlı çubuğa üflüyosun baloncuk filan çıkıyor. o kadar garip işte.) mp3 çalarımı kene ısırdı. böyle birşey işte hayat. kulaklık kablosunu ısırdı hatta. ayrıntıya girersek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de ben bir yerden eve dönerken "sweet home alabama"yı dinlemezsem eve dönmüş saymam kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vietnam sendromu gibi birşey oluştu bende "edirne sendromu". kepçe, kürek, kum, beyazlı kırmızılı uyarı bandı, buğday-ayçiçek-pirinç tarlası, su borusu, köylü gördüğümde irkiliyorum. rambo'da vardı ya adam bişey yapıyo en basit birşey bile ona işkenceyi hatırlatıyor kafayı sıyırıyor gibi. metallica konseri için istanbula geldiğimde tribünden izlerken yukarı kalkan eller buğday tarlası gibi gelmişti bana kafayı yiyeyazdım. bir de blogda yazdım işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi yolumu çizmek istiyorum diye dünyanın en büyük şirketlerinden birinden rüya gibi teklifi reddettim ya ilerde çöpten kağıt toplarken o anı hep hatırlıycam.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjWUDIMulI/AAAAAAAAAdM/WZ1vyEQr47Q/s1600-h/rise-of-eroy.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjWUDIMulI/AAAAAAAAAdM/WZ1vyEQr47Q/s320/rise-of-eroy.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231166607116253778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;böyle aklı sıra kendi yolunu çizip de "bişeyler yapıcam lan ben!" diye yola çıkmak. ama özlü bir sözde dendiği gibi " o yol bayır aşşaağııı.."&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjWZ7_pP3I/AAAAAAAAAdU/X6FgSqiJDLM/s1600-h/fall-of-eroy.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjWZ7_pP3I/AAAAAAAAAdU/X6FgSqiJDLM/s320/fall-of-eroy.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231166708280541042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"hasss..." diye "der untergang" gibi tepetaklak olmak var.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjWOYTRg9I/AAAAAAAAAdE/rNUnYnEl-sM/s1600-h/eroy-at-the-bottom.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjWOYTRg9I/AAAAAAAAAdE/rNUnYnEl-sM/s320/eroy-at-the-bottom.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231166509720634322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;lakin ne kadar kıç üstü düşersem düşeyim bu eblek gülüşüm var ya hep ağzımı yüzümü kırasım geliyo. fakat ki, en azından denedim. bir kez daha güneşe çok yakın uçtum.. gibi&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjXv0ceGfI/AAAAAAAAAdc/cuOBUk25Cx8/s1600-h/another-path.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjXv0ceGfI/AAAAAAAAAdc/cuOBUk25Cx8/s320/another-path.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231168183722711538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;fakat nihayetinde daima başka bir yol bulunabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de dahi anlamındaki "eroy" ayrı yazılır tabii o da var. bu yazıda geçmiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6431160016489121282?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6431160016489121282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6431160016489121282' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6431160016489121282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6431160016489121282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/08/benim-ben-no3.html' title='Benim ben No.3'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJjWUDIMulI/AAAAAAAAAdM/WZ1vyEQr47Q/s72-c/rise-of-eroy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6732817022932816928</id><published>2008-07-31T02:25:00.004+03:00</published><updated>2008-12-10T15:47:15.758+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>İyi, kötü.. öyle birşey gibi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD60kniSSI/AAAAAAAAAc8/Ta9Dh6ZNSfI/s1600-h/an_abandonned_teddy_bear_by_ethankurgan75.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD60kniSSI/AAAAAAAAAc8/Ta9Dh6ZNSfI/s320/an_abandonned_teddy_bear_by_ethankurgan75.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228954948466788642" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hep birinin bana sahip olmasını istedim ama sıkıldığımızda bir kenara attığımız oyuncaklardan biri olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Aslında hepsini ben hesapladım demiştim ama hata payının bu kadar çok olacağını da düşünmemiştim. Aslında aşkta düşünceye yer yok derken en büyük hatayı burada yaptığımı farkedeli de çok olmuyor. Aşık olmak için görmezden geldiklerim, gördüklerimin yanında ne kadar da fazlaymış. Yakında hava kararacak. Güneş batmadan evde olabilseydim keşke.. Ama evde olabilseydim bitmeyen maceranın ortasında nasıl kalacaktım ki? "Never ending story" gibi birşey bu. Tam da böyle rüzgarda savrulur gibi hem de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD6pEyTDNI/AAAAAAAAAc0/LIV1hYHXnzQ/s1600-h/teddy_bear_by_SDK369.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD6pEyTDNI/AAAAAAAAAc0/LIV1hYHXnzQ/s320/teddy_bear_by_SDK369.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228954750943431890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6732817022932816928?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6732817022932816928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6732817022932816928' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6732817022932816928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6732817022932816928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/07/iyi-kt-yle-birey-gibi.html' title='İyi, kötü.. öyle birşey gibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SJD60kniSSI/AAAAAAAAAc8/Ta9Dh6ZNSfI/s72-c/an_abandonned_teddy_bear_by_ethankurgan75.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-9099145046638496044</id><published>2008-07-25T00:20:00.002+03:00</published><updated>2008-07-25T00:56:36.344+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benim Ben'/><title type='text'>Benim Ben No.2</title><content type='html'>İstanbul da Constantinople da güzel isimler. İstanbul not Constantinople şarkısını veyahut İstanbul pas Constantinople şarkılarını Nevizade'de bir yaz veya bahar akşamı şarap, rakı ya da Türk kahvesi içerken yanında sigaranın eşlik ettiği anlarda dinlemek ne büyük keyiftir. İstanbul'a döneyim hele bir. Aşığım ben ona zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaren eşliğinde beraber Beyoğlu'nu arşınlamayalı ne kadar çok oldu. Bir yarensiz ne kadar çok oldu. Güzel zamanlar... yahu ne kadar çok oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yılanı öldürüp içinden canlı haldeki kurbağa'yı kurtarmak herkesin başına gelmez hayatta herhal. Hele ki, büyük yılandan büyük kurbağayı, küçük yılandan da yavru kurbağaları kurtarmak.. National Geographic ekibinde bile benim yaptığımı yapanı bulamazsın sanırım. İndiana Jones muyum neyim.. Bir anlık "vay ben ne adamım masturbasyonu" işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kotumu ve Mp3 player'ım kulaklık kablosunu kene ısırdı ne yapayım peki? "I can never die.." diye bir şarkı da yok değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Rusya'ya gidip herşeyi, herkesi geride mi bıraksam" dedim. Bilmem ki.. hala teklifi düşünmekle geçiyor geceler.. Bir atasözünde de değinildiği gibi "from russia with love.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aston Martin mi yoksa Maserati mi diye düşüneceğim günler de var aslında. coming soon belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlık tarihinin en büyük icadı kesinlikle fransız öpücüğüdür. Ben bunu her platformda savunurum arkadaş!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben dersem ki "sen bilmiyorsun" sen de "ben bilmiyorum" diyorsan. Hadi beni dışarı çıkar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük büyük yağan yağmur damlaları altında uçsuz bucaksız yeşilliklere, gri bulutlara, şimşek, yıldırım ve gökgürültüsü olaylarına "singing in the rain" ile eşlik edince hayatta huzuru yakalarsın bence. Bir de sesim güzel olaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün gelir de dünyayı ele geçirirsem eğer.. Edirne'yi haritadan sileceğim. Çok şey kattı bana, hayatımı değiştirdi tamam kabul ediyorum ama geride iz bırakmamak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;39 saat yemek yemeden durabileceğimi görünce ben nasıl hala böyle yarım dünya olarak dolaşıyorum anlayamıyorum. Bir anlasam bugün New York yarın tüm dünya!..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-9099145046638496044?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/9099145046638496044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=9099145046638496044' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/9099145046638496044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/9099145046638496044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/07/benim-ben-no2.html' title='Benim Ben No.2'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5149500213649510965</id><published>2008-07-06T23:28:00.007+03:00</published><updated>2008-12-10T15:47:16.607+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><title type='text'>Live 4 it! 'ten sevgilerle..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE3gmhLkOI/AAAAAAAAAcU/fSL11sqKHeY/s1600-h/Rock_virgen_by_Alephunky.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE3gmhLkOI/AAAAAAAAAcU/fSL11sqKHeY/s200/Rock_virgen_by_Alephunky.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220014476334174434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;3 tane buz alayım sadece. Limonlu yoksa vişneli olsun. Bu bardak altlıklarını alıyorum ben şimdiden söyleyeyim. Koleksiyon yapıyorum. 2’şer tane alıyorum diğeri de çok sevdiğim bir arkadaşıma. Ne? (kulağa yaklaşılıp da konuşulur ikinci cümleler. ilk cümlenin sadece %34 ila % 42,35’i anlaşılır.) Grubun müziği güzel ama solistte iş yok. Benim bir arkadaşım var onun sesi çok iyi burdaki de adam mı..&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p  class="MsoNormal" style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Gözlerinin ucuyla bakışmalar.. herbiri biraz daha yakınlaşmak için. Hiç tanımadığın biriyle tanışmak için kaç defa bakışmak gerek ki. Bakış sayısı x Güzellik x İstek = Sabit.&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p  class="MsoNormal" style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yalvardım, ağladım, dizlerine kapanamadım ama eski günlere dönmek için tek bir ekmek kırıntısı büyüklüğünde şans olmaması ne kadar üzücü. Son kez konuşmamızın üzerinden geçen zaman, tanımadığın insanlar, öpüşmeden sevişmeler, sonu gelmeyen saçmalıklar,.. geldiğim son nokta. İki ekmek kırıntısını ucuca eklediğin mesafeden fazla değil. Bulup bulmadığını bile sormaya korkuyorum. Nasıl bu kadar düşmüş olabilirim diye kuyruğunu kovalayan köpek gibi kendi etrafımda çemberler çizerken ne kadar ilerleyebilirdim ki? Harcanan kuvvet x Yol yaklaşık eşit sıfır. Yatay düzlemde hiçbir iş yapmamış oluyorum teorik olarak. Geçen zamanı da hesaba katarsak.. Dediğin gibi birbuçuk yıl olmuş. Büyükten küçüğe; aylar, haftalar, günler, saatler,.. derken yılların da artık zamanı gelmişti.&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p  class="MsoNormal" style="font-family:georgia;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE3qYtSSOI/AAAAAAAAAcc/4TDk59D38CM/s1600-h/absolut_dragon_by_sltMafia.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE3qYtSSOI/AAAAAAAAAcc/4TDk59D38CM/s200/absolut_dragon_by_sltMafia.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220014644425541858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;“Kafana çok takıyorsun..” diyen ismini bildiğim veya bir daha öğrenme şansım olmayacak ne kadar çok insan geçti. Filmlerdeki gökdelenlerin ardından doğup batan güneş gibi, arabaların gidiş yönüne göre sağı kırmızı, solu sarı olan ışık nehri akıp geçti. Akarken ne kadar yavaş görünse de birkez kendini akıntıya bıraktığında nasıl geçtiğini anlamadığın zaman nehri. Mitolojik çağlardan kalmış iki dize gibi. Sonra müzik hızlanır ve iyi şeylerin olacağı zamana kadar geçen zorlu olaylar bir anda akıp geçer.&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p face="georgia" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sonunda yavaş çekimde bir kahraman ortaya çıkar, yavaşça yürürken kendinden emin, korkusuz ve korkulan, hayranlık duyulan ve bunu yaratabilen.. Zavallı yaşantısından kurtulmuş.. “Welcome to my world bitch!” kaba bir söz olsa da kabul edilebilir.&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;        &lt;p face="georgia" class="MsoNormal"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE4QF5BYgI/AAAAAAAAAcs/VKPBj317MNY/s1600-h/Bar_by_Beatstara.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE4QF5BYgI/AAAAAAAAAcs/VKPBj317MNY/s320/Bar_by_Beatstara.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220015292209521154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Uyumayan, dinlenmeyen, pervasız kelimesini tam olarak dolduran umursamazlıkla, esas kızın peşinde koşmadan, senaryoya sadık kalıp esas kızın ona geldiği. Bikaç binyıl önce olsaydı yarı tanrı diyecekleri.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE36AaYbTI/AAAAAAAAAck/Ul2tn_dn1w0/s1600-h/50ml_by_hinco.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE36AaYbTI/AAAAAAAAAck/Ul2tn_dn1w0/s320/50ml_by_hinco.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220014912781708594" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yalnız kaldığında, sadece kendi kalp atışları ile, gözlerinin içindeki o korkusuzluğu, onlarcasının arasındayken de sergileyebilecek. “Eskide kalmıştı o zamanlar” gibi asla söyleyeceği aklına gelmeyen sözleri söyleyecek. Ama birileri bunların hesabını vermeliydi. Bunun ben olması, çok adil olmasa da kabul edilebilir.&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sevgiler eroy.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5149500213649510965?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5149500213649510965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5149500213649510965' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5149500213649510965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5149500213649510965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/07/live-4-it-ten-sevgilerle.html' title='Live 4 it! &apos;ten sevgilerle..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SHE3gmhLkOI/AAAAAAAAAcU/fSL11sqKHeY/s72-c/Rock_virgen_by_Alephunky.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-3090598782322405448</id><published>2008-06-30T00:19:00.004+03:00</published><updated>2008-06-30T00:45:05.243+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benim Ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><title type='text'>Benim Ben No.1</title><content type='html'>Böcek ne kadar büyükse, o kadar korkutucudur. Ne kadar korktucuysa, ısırdığında oluşacak olaylar aynı oranda acı vericidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google Earth'ten evimi bile görebiliyorum lan! Onu bırak burda ova ortasında, hatta git dağ başına görebiliyosun buram buram Anadolu'yu. Google Earth, dünya tarihinde yapılmış buluşlar arasında kesinlikle 19. sırada yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesik yaralara kolonya döküp, dezenfekte edeyim derken ömrümden ömür gidiyor, mikrop kapıp hastalansam, ömrüm o kadar azalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keskin şeyler, çok kesici oluyor. Pamela Spence cinsellik için "güzeller olan herşey gibi bu da artık çok fazla kurcalanmamalı" demişti. Onun bu sözünden ders alıp keskin şeyler fazla kurcalanmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut sıcaklığının üstündeki bir sıcaklığı barındıran herşey sıcaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80-90 derece civarları ise çok sıcaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç haneli sıcaklıklar için artık söylenecek bir söz kaldı mı bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan  derisi hemen yanıyor yahu. Bi gıdım mukavemet yok. Aynı şekilde hemen de kesiliyor. Saha çalışmasında olduğumdan, hergün bir yerim kesiliyor. Ben mi dikkatsizim bu kadar yoksa dünya giderek daha mı tehlikeli bir yer oluyor her geçen gün arada kaldım. Alet, edavat ve sıcak şeyler asla benim kontrolüme verilmemeli gibi sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hergün pick up kullanmaktan, iyice sanayi mahallesi insanı havasına büründüm. Arkadaki kompresörle herkese de hava atıyoruz. -Duyduğun en geyik espri mi? Evet-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradaki ortam, gittiğimiz yerler ve hatun kişiler ne kadar güzel olursa olsun, arkada kompresörü olan bir araçla şansın sıfır. Şimdiden söyleyeyim de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pamela Spence bugün evlenelim desin, sabahı beklemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı şekilde Avril Lavigne de olur yani. Efes ponpon kızlarının bir tanesi hariç hepsinde ve daha ismini vermek istemediğim daha niceleri ;p&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşlenip yandıktan sonra, derin soyulur ya ne kadar garip değil mi, kendinden parçalar kopuyor, giderek parçalanıyorsun gibi. Hiç sevmediğim Teoman'ın dediği gibi paramparça.. O değil de yılan gibi deri değiştiriyosun resmen. Bunu bana ne kadar garip geliyor anlatamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce kolonya için ne dediysem aynısı yarabandı için de geçerli. Yarabandını çıkarırken ömrümden ömür gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün mesaj yazarken üzerime devrilen şemsiyeyi tek elimle tuttum, hiç bozuntuya vermeden de  bi yandan yazmaya devam ettim. Etrafta ne kadar insan varsa hayranlık duydu bana, vay ne adam bakışları arasında süper kahraman muamelesi görürken, bir anda dünyanın en yüzeysel adamının hisleriyle "vay ben ne adamım!" moduna giriyorsun..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-3090598782322405448?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/3090598782322405448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=3090598782322405448' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3090598782322405448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3090598782322405448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/06/benim-ben-no1.html' title='Benim Ben No.1'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4126199503864064109</id><published>2008-06-29T22:43:00.007+03:00</published><updated>2008-12-10T15:47:17.275+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ben Çocukken'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><title type='text'>Ben Çocukken No.6</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf4JSyGq5I/AAAAAAAAAcE/zj1NQKS0z7k/s1600-h/The_Golden_VHS_by_Borednesstakesover.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf4JSyGq5I/AAAAAAAAAcE/zj1NQKS0z7k/s320/The_Golden_VHS_by_Borednesstakesover.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217411531876510610" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ben çocukken video kasetçalarımız vardı. Şimdiki VCD ve DVD player'ların babası diyebileceğimiz VHS player'lar evlerin olmazsa olmazı gibiydi. Yani o zamanlar çok küçük olduğumdan gerçekten ne kadar yaygın olduğu konusunda ileri geri konuşmakta zorlanıyorum. Ama şimdiki korsan cd'cilerin yerine kaset kiraladığımız yerler var idi. Bir de hatırlayamadığım şeylerden biri de bu kasetleri neden kiralıyorduk da satın almıyorduk. Bir arşivleme hevesi yok mu idi o zamanlar yine bu da tam hatırlayamadığım şeylerin arasında yer alıyor. Kaset fiyatlarını da hatırlamıyorum ve gidip de anneme babama sormaya üşeniyorum ki zaten gidip soramam zira artık ben çocuk olmadığımdan ve çalıştığım için şehir dışında sürtmek gibi bir zorunlulukla karşı karşıya olmanın verdiği gariplikle sadece telefon açıp sormaya bakar ki ben çocukluktan beridir hep biraz üşengeç olmuşumdur yer yer. Burası da tam o yer yerlerden birisi. Ama yine de 9-15 arası sayıda kasedim vardı bunların çoğunluğu ninja kaplumbağalar, red kit,.. gibi çizgifilmler ve Hababam Sınıfı gibi Türk Filmlerinden ibaretti. Şimdiki gibi gepgeniş bir arşiv yapma şansımız yoktu elbette. Bir de kasetler yer kaplıyordu, bozuluyordu, vs. uzun hikaye.. değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf4YRwp2-I/AAAAAAAAAcM/S9LgXHgOOsk/s1600-h/VHS_by_Cerises_Du_Jardin.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf4YRwp2-I/AAAAAAAAAcM/S9LgXHgOOsk/s200/VHS_by_Cerises_Du_Jardin.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217411789300030434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir kaset kiralamak için kaset dükkanına giderken hissettiğim heyecanı nasıl anlatabilirim ki. Şu an Avril Lavigne'i görsem aynı heyecan. Gittiğimiz dükkandaki film afişleri, sıra sıra kasetler,.. herşey sanki başka bir dünyadan gelmiş gibi. Benim küçücük dünyamın sınırlarının çok ötesinde bambaşka bir galaksideki bir dünya gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kez sinemaya gidişimi hatırlıyorum. Hayalet Avcıları 2'ye gitmiştik. Babam, ben ve dayım beraber gitmiştik. O yaştaki bir çocuk için garip bir seçim tabii ki hayalet avcıları. Trenin adamın içinden geçiş sahnesinde gözlerimi ellerimle kapatıp, parmaklarımın arasından izleme çabam da takdir edilmeli bence. Lakin izlediğim filmler arasında hiçbiri "Child's Play 1 - Çocuk Oyunu 1" kadar beni etkisi altına alamadı. İlk kez izlediğimde  10'lu yaşların henüz çok başındaydım sanırım ya da tek haneli yaşların çok sonlarında. "Caki" diye yıllarca filmin adını sayıkladım durdum. Buna sebep aslında filmi izlediğimizin ertesi günü annemin işten gelirken elinde aynı bebekle içeri girmesiydi. Aklım yerinden oynadı resmen. O yaşta çocuğa yapılır mıydı bu yahu? Yıllarca aynı odada beraber kaldık ki ben onun arada ev içerisinde dolaştığına, beni izlediğine inanıyordum. Lan aynı bebekti ya!.. Ödüm kopuyordu. Çok uzun bir süre, gerçekten fobimdi caki. Bugün de hiçbir oyuncak bebeği sevmem zaten. İnsan figürlü bebeklerden hem korkarım hem de nefret ederim. Bu ne korkudur Allahım. Ağaç yaşken eğilir diye boşuna dememişler.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf39k_oAPI/AAAAAAAAAb8/fsai23o2O4E/s1600-h/childs-play-movie-poster.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf39k_oAPI/AAAAAAAAAb8/fsai23o2O4E/s320/childs-play-movie-poster.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217411330606629106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her yıl tam da okul açılacağı sıralar okul alışverişi yapardık. Yahu ne kadar da heyecan dolu, nasıl bir çocukça mutlulukla dolu bir şekilde giderdim. Alışveriş merkezinin içerisine adım attıktan sonraki her an, yeni birşey gördüğüm ve aldığım her an ayrı bir mutluluktu. Raflardakş herşey o an için dünyanın en güzel nesnesiydi. İçerisinde binbir özellik olan kalemlikler, renkli kalemler, silgiler, kalemtıraşlar,.. ne kadar çocukça yahu.. Okul başladıktan bir ay sonra çoğu kırılacak, kaybolacaktı ama yine de ilk günü yaşamak için ne büyük bir telaştı bu..&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf3zWH_bWI/AAAAAAAAAb0/13t30Al2d_4/s1600-h/Dusty_Pencil_Box__by_EveninDeath2113.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf3zWH_bWI/AAAAAAAAAb0/13t30Al2d_4/s320/Dusty_Pencil_Box__by_EveninDeath2113.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217411154816494946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şimdi ise, günler geceye dönüştü. Hissedilen heyecanlar olsa da sebepleri değişti. Değişti herşey, ben de, sen de, değişmeyen ne kaldı ki diye üzülmekle sevinmek birbirine karışıyor şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer Ben Çocukken olan diğer olaylar için bulunmaz kaynak &lt;a href="http://www.live4it.org/search/label/Ben%20%C3%87ocukken"&gt;burada.&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4126199503864064109?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4126199503864064109/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4126199503864064109' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4126199503864064109'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4126199503864064109'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/06/ben-ocukken-no6.html' title='Ben Çocukken No.6'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SGf4JSyGq5I/AAAAAAAAAcE/zj1NQKS0z7k/s72-c/The_Golden_VHS_by_Borednesstakesover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-2091291040833533649</id><published>2008-06-23T23:49:00.003+03:00</published><updated>2008-06-25T00:39:40.907+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Greatest Hits'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object height="336" width="420"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xmfp3&amp;amp;related=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xmfp3&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="336" width="420"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xmfp3_metallica-mama-said_music"&gt;Metallica - Mama Said&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Uploaded by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/lars-attack"&gt;lars-attack&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Live 4 The Greatest Vol.1 Metallica - Mama Said ile açılıyor. Uzakta olmanın verdiği o dayanılmaz kendini ve hayatı sorgulama dürtüsüne uygun bir şarkı seçmek istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ciddi ciddi kız-erkek ilişkilerini sorgularken aslında ilişkilerin ne kadar temelsiz ve boş olmalarını görmekten sıkılsam da bunu değiştirmek gibi bir şansım olmadığından diğer örnekler hakkında, toplumsal tespitten bir adım öteye gidemeyen yazılı ve sözlü eserler bırakıyorum sadece geriye. Bunun sebebi de tabii ki burada bulunduğum ortamdan kaynaklanıyor. İlginç geldiği için bunlar üzerine düşünmek, bir kenarda insanları izliyorum bazen, bir yandan yanımdakilerin benim deli olduğunu sanmamaları için birkaç kelime ederken. Üzülüyorum aslında düşünürken. Çok mu fazla düşünüyorum, çok fazla romantizme kapılıyorum kendi içimde sanırım. Bunları bir kenara bırakıp tekrar normal hayat dönerken, normalden farklı şeylerle karşılaşıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben küçükken, nasıl desem çok böyle bön, salak, aptal ve birçok türevi sıfatı barındıran biriyken, ha şimdi çok mu değiştim hayır ama daha duygusal zayıflığın dışında pek bir problemim yok sanırım, şimdi giderek büyümek, sonrasında bu dur durak bilmeyen büyümeye kendini kaptırmak, doğal sınırların ölüm olduğu bir hayatta doğal sınırlarına ulaşana kadar büyümek, hergün yeni bir günken, eskileri de beraberinde getirmek, eskilerin yenilere, yenilerin eskilere karışması, sürekli hata, sürekli ders almak ya da almamak belki de alamamak veya almak istememek, sonsuz bir döngüde kaybolup gitmek, bazen o döngüye dahi giremeden kaybolup gitmek.. Hepsi ayrı ayrı ve bir bütün olarak garip.. Daha sayamadığım ve saymak istemediğim belki de garipliklerin de olması var tabii..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir çocuğa bakarken, kendinizi onun yerine koyduğunuz zamanlar olur bazen. Düşünsene, hiçbirşey bilmeden dünyaya geliyorsun, elin ayağın tutmuyor, ne yemeğini yiyebiliyor ne de tuvaletini kendi başına yapamıyor. Geldiği dünyada tamamen bağımlı bir varlık olarak doğuyorsun ama geldiğin dünya kendi etrafında birkaç kez 365 tur döndükten sonra onun hakimi belki de sen olabilirsin. Taa ki birkaç 365 tur sonra "bu dünyanın bir de öteki tarafı var" denilen zamana kadar. Ben de bilmiyorum var mı. Var diyolar inanıyorum. Bakalım sonucuna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 yaşımdan beri okula gidiyorum. İlkokul 3. sınıftan lise 3. sınıfa kadar aralıksız hem de aynı dershanede okuyup sonra dershane kariyerime son verdim.Burdan sonrası işte ikili ilişkiler başlarken, benim gibi konsantrasyonu çabuk dağılan biri nasıl olur da üniversitede 2 bölüm okur, yüksek lisans yapar, tenis oynuyorum, atlıyorum, zıplıyorum, fotoğraf, araba yapıyorum, yarışlar, çılgınım, manyağım, romantiğim falan filan.. işte sadece karşı cinsi etkilemeye çalışmak için birkaç şey gibi saçını iki dakika daha uğraşıp biraz düzgün tarasan aynı durum gibi ki aynı durum. Anlatınca komik geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana, mezara kadar götüreceğim yokluğunu verdin de nasıl bir sözdür ki insanı düşünmeye iter, canını sıkar. Yanında götüreceğin şeyler o kadar çoğalmaya başlar ki bir süre sonra taşıyamazsın onları ve bir yerde çöker kalırsın gitmek istediğin yere gidemeden yol bitmiş olur. geride bıraktıkların da seni bulmak isteyenlere bir iz kalır. Hansel ve Gratel'de küçük ekmek parçalarını kuşların yemesi gibi ya da çöldeki ayak izlerinin bir rüzgarda silinmesi gibi kaybolur gider. Bazen de milyonlarca yıl sonra bulunan fosil ayak izleri gibi baki kalır. Ama bunca garipliğin içinde en garip olanı da aile kavramı olsa gerek. Belki de sevgili ama sonunda o da aileye katılacağından aslında bir alt küme belki de. Matematiksel ispatı bana düşmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç öfke ile "Kendi yolumu çizmeye karar verdim ben!" diye birçok kez tekrarlanan bu anlamsız ya da en anlamlı sözün verdiği garip düşüncelere dalarken, kendi dağınıklığımı taşıdığım otel odasında, tatil mi yapıyorum yoksa çalışıyor muyum diye yorgun ve kararsız kaldığım günler geçerken, aileni 200 çarpı bilmemkaç çözünürlükte bir pencereden görmenin verdiği gariplik bir de kalbinin kırıklığıyla ne de güzel gider değil mi uyku.. Demek istediğim de buydu yoksa, o sarışın kız gerçekten bana bakıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta diliyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-2091291040833533649?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/2091291040833533649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=2091291040833533649' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2091291040833533649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/2091291040833533649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/06/live-4-it-haftann-klibi_23.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5963009546696612593</id><published>2008-06-23T23:44:00.003+03:00</published><updated>2008-06-24T00:30:36.739+03:00</updated><title type='text'>Live 4 it! The Greatest Hits</title><content type='html'>Uzun süren bir ayrılığın ardından tekrar Live 4 it! yayın hayatına geri dönüyor. Edirne'ye çalışmak için gittiğimden beridir benden pek haber alamadınız. Bazı okurlarım beni özledi, bazıları oh be gitti de kurtulduk dedi, bazıları ne dese bilemedi,.. Gittiğim her yere "Eroy ve Talihsiz Serüvenler Dizisi" adlı hikayemi de götürdüğümden burada da birşeylerin ters gitmemiş olması düşünülemez tabii ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ben burda gayet mutluyum. Her dalda Oscar'a aday olacak yazılarla "Live 4 it! The Greatest Hits" albümü tüm seçkin bloglarda ve yetkili mercilerde..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5963009546696612593?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5963009546696612593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5963009546696612593' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5963009546696612593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5963009546696612593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/06/live-4-it-greatest-hits.html' title='Live 4 it! The Greatest Hits'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4856659311028779334</id><published>2008-06-12T09:41:00.005+03:00</published><updated>2008-12-10T15:47:18.119+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><title type='text'>Welcome to the real world eroy..</title><content type='html'>Gün geldi ve ben artık çalışıyorum... Another Brick in the Wall misali.. İlginç geliyor kulağa. Edirne'ye gideceğim önümüzdeki 2 ay boyunca gurbet ellerden sizlere sesleneceğim. Gerçi gurbet eli olmuyor zira babamın memleketi olmasından ötürü. Neyse. Değişmek gerekliydi bu da iyi bir başlangıç.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SFDmUGpkwpI/AAAAAAAAAbs/FfZhdOKmN8E/s1600-h/330.full.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SFDmUGpkwpI/AAAAAAAAAbs/FfZhdOKmN8E/s320/330.full.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210918001924424338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hiç gerçekle, gerçek olmayanı birbirine karıştırdığınız oldu mu? Elbette olmuştur. Dünden beridir bir şizofren havaya bürünmüş gibi aslında öyle demek yanlış olur. Neyin gerçek neyin hayal olduğunu karıştırdığınızı düşünün. Aslında hiç düşünmeyin sanırım kafayı yemek deyimini gerçek kıldım. Gerçekten ama Matrix'e bağlanmak mı yoksa Matrix'ten çıkmak mı ne desem bilmiyorum ama gerçekle hayali gerçekten birbirine karıştırıp, ikisi arasında seçim yapamadığımı görmek garip. Delirmiş olabilir miyim bilmiyorum :) Akli dengemi kaybetmiş olabilir miyim bilmiyorum ama gerçekten çok ilginç bir deneyim. Bir an tüm aklınızın sıfırlanması... Neyse bunu da yaşamadım demeyeyim. Gözümü kapatıp açsam .. welcome to the real world eroy!.. diyeceklerdi sanki. Tam anlatamıyorum ama ilginç bir deneyimdi. Neyse sistem normal haline geliyor gibi şimdilik. Tünelin sonudaki ışığı görüp geri geldim ama :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SFDmExe30NI/AAAAAAAAAbk/9nFp4ylk3kY/s1600-h/the"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SFDmExe30NI/AAAAAAAAAbk/9nFp4ylk3kY/s320/the" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210917738544353490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Karıştııımm.. Değiştiiimm... Çok içtiiimm.. Geliyoruuumm..  Aslında gidiyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4856659311028779334?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4856659311028779334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4856659311028779334' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4856659311028779334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4856659311028779334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/06/welcome-to-real-world-eroy.html' title='Welcome to the real world eroy..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SFDmUGpkwpI/AAAAAAAAAbs/FfZhdOKmN8E/s72-c/330.full.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7858242159736105909</id><published>2008-06-10T02:06:00.002+03:00</published><updated>2008-06-10T02:13:14.687+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="336"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x1tug5&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x1tug5&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="336" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x1tug5_christina-aguilera-fighter_music"&gt;Christina Aguilera - Fighter&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Uploaded by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/xtinaweborg"&gt;xtinaweborg&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi'nde bu hafta.. Christina Aguilera ( İmla klavuzuna bakmadan yazdım umarım doğru yazıyorumdur.) Fighter ile bizlerle birlikte. Savaşçı yapıyor hayat eninde sonunda ayakta kalabilmek için ona uyum sağlamalısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Rohirrim'i toplayıp kuzeye cephesine gidiyorum. Dönebilirsem, yarın  akşam güzel bir sohbet yapabiliriz. Christina'nın da dediği gibi. Thanks for making me fighter..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta diliyorum..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7858242159736105909?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7858242159736105909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7858242159736105909' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7858242159736105909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7858242159736105909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/06/live-4-it-haftann-klibi_10.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-4259356647404694348</id><published>2008-06-02T23:55:00.004+03:00</published><updated>2008-06-03T01:24:27.362+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="365"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x3332n&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x3332n&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="365" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x3332n_nightwish-bye-bye-beautiful_music"&gt;Nightwish - Bye Bye Beautiful !&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Uploaded by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Dread-animation"&gt;Dread-animation&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi yayın hayatına devam etmeye çalışırken, blogun sadece klipten, arada bir çocukluk hatıralarından başka birşeyden ibaret olmamaya başladığını göreli çok olmuştu. Neyse, hiçbir şey sonsuza kadar sürmez zaten. Nightwish - Bye Bye Beautiful ile bizlerle beraber bu hafta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana söylediklerimi duydun mu? Sana yazdıklarımı da okumadın. Beni görmedin bile. Seçmediğin yolun sonunda uzunca bir süre beklediğimi de bilmiyorsun zaten.. Bye bye beautiful... Die die beautiful.. Böylesine bir şeyi duymak için ne yapmış olmak gerek ki? Kaybedecek çok şeyi olmasına rağmen sevmeye devam etmenin bir bedeli olsa gerek. Kumar gibi.. Kendisinin olmayan herşeyi kaybettiği bir kumar. Gerçekten bak aklıma yattı yazarken. Aşk diyelim, karşılıklı sevgi var, sen sevmeye çalışıyorsun başta ne karşılık olacağını bilmeden, ona karşı onun sevgisini ortaya koyuyorsun. Kaybettiğin zaman senin olmayan birşeyi kaybettiğin için üzülüyorsun. Bunu göremeyecek kadar da körsün.. Kör değilsin biliyorum. Görmek istemiyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bye bye beautiful.. Die die beautiful.. İşte başlıyor.. How blind can't you see?.. Aynı anda atıyoruz. Büyük atan başlasın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi haftalar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-4259356647404694348?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/4259356647404694348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=4259356647404694348' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4259356647404694348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/4259356647404694348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/06/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5229891209573036976</id><published>2008-05-26T14:16:00.004+03:00</published><updated>2008-06-03T01:25:29.387+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="301"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x4wbz8&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x4wbz8&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="301" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x4wbz8_2008-turkey-mor-ve-otesi-videoclip_music"&gt;2008 Turkey - Mor ve Otesi (Videoclip)&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Uploaded by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Galiza"&gt;Galiza&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aranıyor.. Sahibi ruhumun. Ruhunu başka birine teslim etmek isteyen birinin de aklı selim biri olması beklenemez herhalde. Beklenir mi? Ben beklemezdim. Ben, benden birçok şeyi beklemezdim de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Eurovizyon'u daha geride bıraktık millet olarak. Avrupa'da bu işe bizden daha çok değer veren kaç ülke var bilmiyorum ama oylama sırasında verilen puanlara yorumları dinledikten sonra eline bayrağı meydanlara çıkarak, "Kahrolsun Avrupa! Türkün Türk'ten başka dostu yok! bizi AB'ye almazlar arkadaş!.. Santrayla beraber omuz omuza!.." moduna girebilir insan. Her oy bir stres kardeşim. Neyse politik olaylardan sıyrılalım. Müziğin evrensel birleştiriciliğine dönelim. Mor ve Ötesi - Deli ile bizlerle birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni büyütüyor zaten. Sahte bile olsa düşler güzel. Ne hata yapıyorsam bu faili meçhul tutkumdan. Herkes akıllı bir ben deli.. Hala ama hala ruhuma bir sahip arıyor olmak da   bunu gösteriyor. Ders almaz, uslanmaz. Ben buraya kadar nasıl geldim. O da benim sırrım aslında. Delilik ve dahilik arasındaki ince çizginin diğer tarafına da geçmiyor değilim orda ne var diye bakmak için arada. Ama aranırken ne bulacağını tahmin etmek güç bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klipteki gibi kuklalara hapsolmaktansa deli kalmak daha iyi. Kalıplaşıp öylece kalakalmak. "Sen delisin" dediğiniz sürece hala yaşamak güzel.. Sahibi ruhumun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta diliyorum. Mor ve Ötesi 12 puan!.. ;p&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5229891209573036976?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5229891209573036976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5229891209573036976' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5229891209573036976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5229891209573036976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/live-4-it-haftann-klibi_26.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-137107441698038066</id><published>2008-05-24T14:14:00.009+03:00</published><updated>2008-12-10T15:47:18.778+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ben Çocukken'/><title type='text'>Ben Çocukken No.5</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgc3a29dGI/AAAAAAAAAbU/E2otJFWPIz0/s1600-h/title.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgc3a29dGI/AAAAAAAAAbU/E2otJFWPIz0/s200/title.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203941107854832738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ben bayağı bir küçükken bir yere misafirliğe gittiğimizde banyolarında gördüğüm küçük sabunları görünce avrupalı beyaz insan görmüş hintli misali bir sempati, leyla görmüş mecnun gibi bir sevgi ve elde etme hissi duydum. Beyin bir anda kendini açtı kapadı gibi denebilir. Anneeee... ne kadar güzel bunlar.. Bunlardan biz de alalıımmm lütfeeenn enneee gibi Fırat gibi çocuk olmuştum. Allahım ama o kadar güzellerdi ki. Kafayı yiycem bu sabunlar için.. İşte o günden sonra bende küçük, renkli ve şekilli o sabunlara karşı bir sevgi doğdu. Sonra gördüm ki tüm renkli kalıp sabunları seven bir insanmışım ben. Hele bir de hafif bir şeffaflık taşıyan, güzel kokulu, anam anam ben dayanamam gider alırım evde biriktiririm kullanmaya da kıyamam. Çeyizlik gibi birşey bu :) Ben çocukken o küçük sabunlar hep aklımda kaldı. Onları ne zaman görsem ben bir zamanlar veledin biriydim diyorum. Eski zamanlara dönüyor, bu zamana nasıl geldim diyorum. Bu küçük sabunlar beni mutlu mu ediyor yoksa üzüyor mu karar veremiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgaVXzuBzI/AAAAAAAAAbM/EY0aiCzs4Uk/s1600-h/sekerciamcaod3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgaVXzuBzI/AAAAAAAAAbM/EY0aiCzs4Uk/s320/sekerciamcaod3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203938323897124658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Okulun önüne pamuk şeker satan adamlar gelirdi. Bu pamuk şekerciler uzun bir sopaya bir ağacın dalları misali yerleştirirdi pamuk şekerlerini ve uzaktan bakınca sanki pembe küçük bir ağacı yüklenmiş geliyordu. Bu ağaç sanki cennet bahçesinden dünyaya inmişti. Ağacın üst dalları pamuk şekerindendi, altlara indikçe ağaca tutturulmuş bir sürü oyuncak olurdu. O kadar güzeller ki hepsini almak istemeyen bir çocuk olamaz. Su fışkırtan yüzükler sanki Yüzüklerin Efendisi'ndeki güç yüzükleri gibi her biri sana bir özellik katıyor. Üstündeki en dandik ve hatta kanser yapıcı maddelerden imal edilmiş elmas şekilli şeffaf plastik aklını başından alıyor. Küçük poşette kolonyalar vardı. Böyle sıkınca patlıyor, arada gözümüze kaçıyor ama olsun o kadar güzel renkleri var ki. Küçük poşetlerinde bir avuç dolusu aldığında sanki elinde bir avuç zümrüt taşıyormuşsun gibi hissediyorsun. Solo testler, çatapatlar, torpiller, en dandik şaka malzemeleri, oyuncak tabancalar, herşey o kadar güzel ki.. Tenefüs hiç bitmesin de o ağacın başından hiç ayrılmayalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz küçükken hiç thundercats'i izlediniz mi? Deli olurdum ben o çizgifilme. Thunder! Thunder! Thunder! Thundercat'ler hooovv! diye bir özdeyişi vardı ki. O sırada normalde taşıdığı ufak boydaki kılıcı her thunder deyişinde biraz daha büyürdü. Bu kılıcın ortasında thundercat'lerin amblemi vardı ve bir nevi Batman'i çağırma gibi o sembol kılıçtan gökyüzüne yansırdı. Bu kahramanlar kedigil insan karışımıydılar ve benim kedigil sevgime de katkıları olmuştur. Zaten bir kedinin duruşundaki asaleti ve zekayı görebilen birinin kedileri sevmemesi mümkün mü :) Göremiyorsanız bence görmek istemediğinizdendir. Neyse bu kılıçtan benim de vardı. Ama en dandik, en plastik ve en Çin malı cinsinden. Ne güzel oynardık kardeşimle. Bugün bir Aragorn, bir Darth Vader, Usta Windu, Dartanyan veya Çizmeli Kedi'den iyi kılıç kullanabiliyorsam, bu plastik kılıçlar sayesindedir ;p&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgZryvRcZI/AAAAAAAAAa8/wIwha0oosVQ/s1600-h/thundercats1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgZryvRcZI/AAAAAAAAAa8/wIwha0oosVQ/s320/thundercats1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203937609571725714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu kılıçlar arada kırılırdı ve benim içim yanardı. Ben bir de bu kılıçlarla uzay gemisiymiş gibi oynardım ki "nasıl bir manyakmışsın sen!.." diyebilirsiniz. Ama yine de en karizmatik kılıçla atraksiyonu He-Man yapardı. "Gölgelerin gücü adına!.. Güüüç bende artııık!.." Bu konuda üstüne kahraman tanımam. Ama thundercat'lerin o kılıçlı atraksiyonu iki çeşitti birisi aşağıdaki videoda göreceğiniz diğeri de kılıcı He-Man misali yukarı tutarak yaptığı ki benim favorim 1.si'dir. Aslında bir daha izleyince He-Man'inki ile rahat kapışır thundercat'in olayı :) Nihayetinde, He-Man ve She-Ra'ya daha sonra değineceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="336"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x3bb2p&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x3bb2p&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="336" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x3bb2p_thundercats-intro_shortfilms"&gt;Thundercats intro&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Uploaded by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/zain73"&gt;zain73&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Anaokuluna ilk gittiğimde 5 yaşındaydım. O zamandan beri kendi ayaklarım üstündeyim aslında. Ben küçükken çok akrabada kaldım. Anne ve babam çalıştığından anaokulundan önce gündüzleri birçok akrabama bırakıyorlardı beni. En son durak anneannemler oldu. ben nasıl desem belli bir yaşa kadar evde değil anneannemlerde kaldım. Kendi evime çıkmış gibi okula gitmek için. O zamanlar ki anaokulu zamanından bahsediyorum. Öğle yemeklerinde çayı metal bardaklarda içerdik. Cam olmamasının sebebi kırıp bir yerlerimize batırmamamız içindi. Bu metal bardaklara çayı yarısına kadar koyarlardı. Metal olduğundan çabuk soğurdu çay. Hayatım boyunca asla çay bana kadar tatlı ve güzel gelemedi. Oradaki çayı birdaha asla içemem zaten. Orayı yıkıp alışveriş merkezi yaptılar üstüne. Ben çok küçüktüm. Hafta başında, içinde çarşafı, yastığı ve yorganını koyduğu büyük torbasıyla ikinci evine giden, diğer arkadaşlarına taşımak için yardım ederken çizgifilmi kaçıran ben.. Yanyana ranzalarda yatarken uyumak yerine sevdiği kızla konuştuğu için hocanın hep kızdığı ben.. şimdi eroy olan küçük eba hala içimde yaşıyor.. Bir kez daha fafa için neler vermezdim. fafa'yı sonra anlatırım artık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgh3ud3l5I/AAAAAAAAAbc/D3t6MOl8TP8/s1600-h/bunk_bed_by_kewmzek.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgh3ud3l5I/AAAAAAAAAbc/D3t6MOl8TP8/s320/bunk_bed_by_kewmzek.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203946610676438930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Diğer Ben Çocukken'ler de &lt;a href="http://www.live4it.org/search/label/Ben%20%C3%87ocukken"&gt;burada&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-137107441698038066?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/137107441698038066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=137107441698038066' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/137107441698038066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/137107441698038066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/ben-ocukken-no5.html' title='Ben Çocukken No.5'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SDgc3a29dGI/AAAAAAAAAbU/E2otJFWPIz0/s72-c/title.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-3281889080948866893</id><published>2008-05-22T07:50:00.004+03:00</published><updated>2008-06-03T01:29:35.858+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><title type='text'>Johnny be good..</title><content type='html'>Herkese günaydın.. Burnum akıyo gibi o yüzden sesim biraz garip kusura bakmayın. Son günler o kadar yoğun ki yani vay anam vay.. işte. Aslında vay eroy vay.. Aynı gün içerisinde gireceğiniz iki sınav arasında 10 saat fark olur mu yahu! Yazık ama bi yerden sonra.. Tüm gün teknik resim çizdiğimden kesin gözlerim 0.25'ten az olmamak üzere hasara uğramıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları bir kenara bırakırsak, Yıldız'da şenlikler başladı ve benim hergün sınavım, yetiştirmem gereken projeler, lan delirecem :) Bunalıma girdim resmen. Yani tüm bir dönemi bir kenara bırakıp sadece eğlencelere katılmak istiyorum. Tabii ki herkes ne güzel sevgililerini alıp gelmiş, insanlar içsin eğlensin.. Kıskandım ama :) ki böyle bir huyum yoktur. Nice zaman ola ki ben böyle hissetmemiştim. Bu satırları yazarken telefonumun alarmı çalıyor bu da demek oluyor ki evden çıkmam gerek artık ama ben daha pijamalarımı bile çıkarmadım ki. İçtiğim kahve uyku mahmurluğumu üstümden atmama yardım etse de boynumun ağrısını, burnumun akmasını, nefes alamamamı, uyandığımdan beri normalde aldığım nefesin ancak yüzde kırkını almama sebep olan bu ciğer yanmasını filan hiçbirini alıp götürmüyor. Vücut isyan ediyor ki ben vücudumun yerinde olsam beni bi döverdim, bi döverdim iki ay ayağa kalkamazdım o zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka bir yana sıkıldım. Bu şenliklerden uzak olmak, bir sürü seçim yapmak zorunda olmak, bir sürü sorudan tam puan almak zorunda olmak, bu kadar olmak fiilinin yanında sevdicek birinin olmaması da ayrı bir ironi :) Ama hakkatten dün çok sıkıldım. Ah bi de yanıma geliversen, hani bi de beni fark edebilsen.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün iki sınavım var ve ikisi de aynı anda başlıyor. İkisi de önemliden de öte. Ben ne yapayım.. Off.. sıkıldım diyim ki aslında ben çok nadiren böyle sınav konusunda sıkılırım. Bu gibi durumları ilerde anlatılacak anı olarak görmek benim içimden gelen bir olgu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam sınavlarım biter bitmez. Ben çıkarım gider şenlikte Pentagram dinlerim.. Ertesi güne yapılacak manyak otoparkın canı cehenneme ;p ehehe.. yok öyle demiyorum. Hadi bu sefer de demeyeyim. Ama ya millet ne güzel oturmuş, eğleniyor, bir de okulda sigara içmek yasak ama heryerde içki içiliyordu dün :) bu da ne enteresan memleket.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenlik, aşk, eğlence, müzik,.. uzak geliyor bugün. Yarın çok mu yakın olacak? Hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de Betül'ün dediği içimde yer etti :) Ben yorumlara cevap yazıyorum ama böyle sıcağı sıcağına olmuyor evet haklısınız :) bazen aklıma geliyor tekrar okuyup hatırlıyorum öyle cevap yazıyorum. Saçma bişey evet :) Birgün gelecek blogda herşey güzel işleyecek. Ben göremem o günleri belki ama olur birgün :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenlikler.. off.. Run eroy run!.. Neyse ben de Tony Stark gibi adamım yahu :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-3281889080948866893?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/3281889080948866893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=3281889080948866893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3281889080948866893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3281889080948866893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/johnny-be-good.html' title='Johnny be good..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7587964224966014379</id><published>2008-05-19T02:56:00.005+03:00</published><updated>2008-06-03T01:39:44.261+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="263"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x8ex1&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x8ex1&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="263" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x8ex1_ozlem-tekin-cinayet_music"&gt;Ozlem Tekin - Cinayet&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Uploaded by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/sayit"&gt;sayit&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;Arasıra bu tarafa bakıversen, hani bi de beni  farkedebilsen...  yeteeer... Bir dokunuş yeter... Özlem Tekin - Cinayet klibi ile bizimle beraber. Özlem Tekin ki Şebnem Ferah'ın yerine koyabileceğim tek insanlardan birisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah ben cinayet sebebiyim biliyorum. Bu kadar da megalomanlığın sınırı zorlanırken nasıl olur da hayata küsmenin en alt sınırında dolaşılır? Tabii ki bu da beni ben yapan birkaç milyon şeyden birisi. Ama bir öpücük herşeye yeter.. Hem neden tevazu göstermeyeyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama benim kadar sen de var.. Elini atıp beni alıversen.. Bir bakışın yeter :) Yaz da geldiği için pek bir mutluluk saçılır gibi etrafa. Lakin şimdi herkes eğlenirken ben bu fani şeylere vermek zorundayım kendimi. Zamanında başka fani şeylere verirsen kendini sonra böyle olursun iştee.. diye bir tez konusu daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tevazu göstermek gerek.. Herkese iyi bir hafta diliyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7587964224966014379?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7587964224966014379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7587964224966014379' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7587964224966014379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7587964224966014379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/live-4-it-haftann-klibi_19.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-5807860183796731512</id><published>2008-05-16T12:44:00.007+03:00</published><updated>2008-12-10T15:47:19.434+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konser'/><title type='text'>Live  @ Boğaziçi 2008</title><content type='html'>Bir zamanlar çocuk olduğuma ben de inanamıyorum evet. Şöyle düşünün siz de çocuktunuz. Laann!.. Şu kadarcıkmışım ben.. Düşünemiyorum. Kafam almıyor şimdi beynim yanmadan bu konuyu geçelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vodafone sınırsız mesajlaşma kampanyası çok güzel birşey gibi görünüyor. Zira sevgililer için ideal bir kampanya. Benim gibi profili single olanlar için pek gerekli olmayan bir kampanya. Profile single yazan adamı da hiç sevmem :) Neyse ne diyordum ben.. Ben çok dikkatsizim yahu. Dikkatim hemen dağılıyor. Çok fazla şeyi aynı anda düşünürken aslında hiçbirini düşünmüyorum ama bunu kendime gel de anlat. Neyse zaten ben de olsam beni hiç dinlemezdim. Emir Beyleri dinlerdim. Onların sesi ve yorumu daha güzel ;) Kendilerini dinlemeye gittik geçtiğimiz cumartesi Boğaziçi'ne çok güzel bir gündü. Çayır çimen hoş icat vesselam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SC1bACDKKhI/AAAAAAAAAas/AwyRJilnc7I/s1600-h/emir-beyler-konserde.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SC1bACDKKhI/AAAAAAAAAas/AwyRJilnc7I/s320/emir-beyler-konserde.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200913200791038482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SC1bZSDKKiI/AAAAAAAAAa0/ZawoYnbOEvU/s1600-h/toplu-foto.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SC1bZSDKKiI/AAAAAAAAAa0/ZawoYnbOEvU/s320/toplu-foto.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200913634582735394" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben, deli mine, eysean, aşkar ve püstüklü mama ve emir bey'in toplu fotoğrafından da alınan pozitif enerji titreşimlerini siz de farketmişinizdir sanırım. Öyle güçlü titreşimler ki fotoğraf titrek çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SC1aviDKKgI/AAAAAAAAAak/nPMb_uxK0aQ/s1600-h/Resimlerim.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SC1aviDKKgI/AAAAAAAAAak/nPMb_uxK0aQ/s320/Resimlerim.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5200912917323196930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tam bir halk kahramanı edamdan geçilmiyor. Recep İvedik halt etmiş yanımda. Ne kadar bön bir çocuğum ben yahu.. Ben de olsam beni terkederdim zaten. Boşver..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-5807860183796731512?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/5807860183796731512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=5807860183796731512' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5807860183796731512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/5807860183796731512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/live-boazii-2008.html' title='Live  @ Boğaziçi 2008'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SC1bACDKKhI/AAAAAAAAAas/AwyRJilnc7I/s72-c/emir-beyler-konserde.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-7602497380741129134</id><published>2008-05-12T23:30:00.001+03:00</published><updated>2008-05-13T15:58:33.173+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="365"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x3nkg&amp;amp;v3=1&amp;amp;colors=background:DDDDDD;glow:FFFFFF;foreground:333333;special:FFC300;&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x3nkg&amp;amp;v3=1&amp;amp;colors=background:DDDDDD;glow:FFFFFF;foreground:333333;special:FFC300;&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="365" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x3nkg_survivor-burning-heart_events"&gt;Survivor - Burning Heart &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Uploaded by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Rocky_Balboa"&gt;Rocky_Balboa&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi'nden herkese merhaba!.. Back to 80's yapalım bu hafta. El Classico kıvamında Rocky IV' ten bir soundtrack sunalım. Daha son bu filmden haftanın klibi yapıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Survivor - Burning Hearth ile bizlerle birlikte. Hayat bazen kısa bir film şeridi gibi gözümüzün önünden akar gider ya o zaman demek ki hayatı bir filme benzetebiliriz. o zaman, hayatımızın da bir soundtrack'i olmalı. Ben zaten bunu her hafta yapıyorum. Her anının bir şarkısı var. Her anın bir sözü, müziği hatta klibi var. En sevdiğiniz şarkılar, en sevdiğiniz insanlar, en sevdiğiniz ya da en sevmediğiniz herşey var bu albümde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbinizin tutkuyla dolu olduğu zamanlar gelir. Birşeyleri yapmak, birşeyleri düzeltmek, yıkmak, yakmak, sevmek, nefret etmek,..  hissedebileceğimiz her duygu veya yapabileceğimiz herşey için tutkumuz zirveye çıkar. "Kazanmak neye yarar kaybeden olduğunda" sözü bize bir anlam ifade etmeyebilir o zamanlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaşmak, tutkuyla düşmanın üstüne gitmek. Sevdiğin insan için, bitirmek istediğin okul için, seni küçük gören insanların üstüne gitmek ya da amaçsızsa saldırmak hayata.. İstersen profesyonel bir yönetici ol, istersen bir öğrenci ya da öylesine, aklına gelebilecek herhangi biri. Tutkuyla birşeylere sarılırız. O zaman daha öncesinde ne olduğumuz değil, neye dönüştüğümüz önem kazanır. İstediğimize, sevdiğimize, kendimizi tatmin etmek için sayısız şeye tutkuyla bağlanırız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarıya sevindiğimiz kadar başarısızlığın bizi üzmesi de bir o kadar fazla olur. Hiçbir hatayı hoşgöremeyiz. Bizim hayattaki o an için tek amacımız hata affetmez.. Biz niye edelim.. Teslim olmak yok. Bugün veya yıllar sonra. Sen kendine karşı savaşıyorsan belki de bir ömür boyu... Uykusuz, huzursuz, duygusuz, ruhsuzlaşıncaya kadar gider bazen amacımızdan saparız. Ne için savaştığını bilmeyen bir halde, amaçsızca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olursa olsun bundan pişmanlık duymadan, bu tutkunun esiri olmayı bile göze alarak.. Senin için, aslında benim için.. ya da aslında sadece olmasını istediğimiz için.. di.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta diliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-7602497380741129134?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/7602497380741129134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=7602497380741129134' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7602497380741129134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/7602497380741129134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/live-4-it-haftann-klibi_12.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1606184656748497336</id><published>2008-05-05T23:39:00.002+03:00</published><updated>2008-05-09T14:08:18.545+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;object width="340" height="320" allowfullscreen="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="linktarget=_blank&amp;amp;embedded=1&amp;amp;xmlsrc=http://www.pikniktube.com/getxmle.asp?q=dc0d34dc36b9f3183219e2752853d270&amp;amp;a=1&amp;amp;c=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.pikniktube.com/player/videoplayer2.swf"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="xmlsrc" value="http://www.pikniktube.com/getxmle.asp?q=dc0d34dc36b9f3183219e2752853d270&amp;amp;a=1&amp;amp;c=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.pikniktube.com/player/videoplayer2.swf" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="340" height="320" flashvars ="linktarget=_blank&amp;amp;embedded=1&amp;amp;xmlsrc=http://www.pikniktube.com/getxmle.asp?q=dc0d34dc36b9f3183219e2752853d270&amp;amp;a=1&amp;amp;c=0"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;Live 4 it! Haftanın Klibi'nde bu hafta en büyük aşkım Şebnem Ferah - Can Kırıkları ile bizlerle. Ona benzerdi sevdiğim ama sevdiğimi bilemedin.. Kişisel iletiler işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben canım kırıldı gerçekten. Tekrar birleştirmek zordu. Birleştirirken birkaç kez daha kırdım. Elimde tutamadım. Çatlakları görünmesin diye elimden geldiğince özenli çalıştım. Kırışıklık giderici kremler, ya da saçların kırıklarını aldırmak gibi kalp kırıklarını yokeden bir yol, yöntem olsa. Sevince bir anda yenileniyor ama kalp o bir mucize işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm sorunların, işin, sorumluluğun, geçmişin, şu anın, geleceğin herşeyin arasında gerçekten tek başıma kaldım. Yanına gitmek istediğim ya da yanıma gelmesini istediğim.. hepsi ama hepsi birer hayal kırıklığından öte gitmiyor. Ama benim belki de gizli bir bildiğim var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl içimdeki o deniz.. Kırılmış can parçalarından bir deniz.. İçinde yüzerken her yerini kesen, acıtan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi haftalar..   &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1606184656748497336?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1606184656748497336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1606184656748497336' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1606184656748497336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1606184656748497336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/live-4-it-haftann-klibi.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-6963202714608996204</id><published>2008-05-02T20:24:00.003+03:00</published><updated>2008-12-10T15:47:19.833+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Takıntılar'/><title type='text'>Zamana karşı omuz omuza..</title><content type='html'>Şimdi diyelim ki yarın sabah 11'de buluşacağız. Hemen yüksek anatiliğe sahip olduğu Loreal Paris Laboratuarlarında deneylerle kanıtlanmış zihnimin içinde sanki hani Milka reklamlarında küçük böyle ne olduğu konusunda fikir buhranına girdiğim şeylerin çalıştığı atölyede mesai başlıyor. ( Bi de onlar hakkaten nedir yahu? Sincap, rakun, porsuk, kunduz ve isviçre çakısı ;p arasında gidip geliyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SBtlMZDqItI/AAAAAAAAAac/W6YGW8oFTxI/s1600-h/Time_by_DianaCretu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SBtlMZDqItI/AAAAAAAAAac/W6YGW8oFTxI/s400/Time_by_DianaCretu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195857858661065426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şimdi saate bakalım.. Saat 20:47 . Şimdi benim yarına hazırlamam gereken rapor, afiş, sponsorluk faaliyetleri dosyası gibi türlü türlü şey var. Salı gününe İmal Usulleri ödevi var ki şu an Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde okuyan ve bu dersi alan herkes tam bir İmal Usulleri Ödevi Çılgınlığı yaşıyor. Herkeste bir telaş. Ben daha hiçbirşey yapmadığım için bir bohem ve tedirginlik birlikteliği birarada. Hadi yapayım dedim. Pense denk gelmiş bana. Nasıl imal edilir, malzemesi vs. şeyler yazmam gerek. Türkiye ve dünyada pense üreten firma avına çıktım. "Yahu nasıl yapıyorsunuz şunu bi söyleyin gözünüzü seveyim.." diye mailler attım. Lan Çin'e bile mail attım ya. Numunelik davranışlarım var benim :) Şirket sırrıdır diye vermeyen oldu. Sanki kendime pense fabrikası açıp rakip olucam yahu. Ne yapıyosunuz yaparken. Hatta o da değil yani bu pensenin ilk böyle parça demirken filan dövülüyor filan fişmekan işlerini ismini sordum. İlerde ben öğrencilere hep destek çıkıcam böyle olmıycam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ödevi yap yap bitmez zaten. Pazartesi sınav haftası başlıyor. Al eline kuponu ara Nalkaponu!.. Salı günü tarihimin en önemli günlerinden biri olacak zira artık iş hayatına giriş yapıyorum. Çok acayip gelişmelerin olmasının yanısıra büyük hayalkırıklığı da olabilir. Neyse farketmez gibi kasa hep kazanır çünkü :) Şaka bir yana çok önemli. Çok o kadar önemli ki anlatamıyorum çünkü ticari sır :p&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlardan kurtulursam Haftasonunda ehliyet sınavına gireceğim ki bugün ilk kez sürdüğüm arabayı GTA oynar gibi kullanınca yanımdaki hoca sana hayatta ehliyet vermezler dedi. Bugün şunu öğrendim ki araba kullanmak, araba yapmaktan zor. Kısmet işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte neyse çok iş var bunları geçelim daha fazla kafa karıştırmayalım. Yarın 11'di değil mi. Şimdi ben gece 5'te yatsam 4 saatlik uyku periyodunu tamamlamak gerek çünkü. Yalan ama ben kendimi kandırıyorum neyse. 9'da kalkarım önce elimi yüzümü yıkamaya gitmeden bilgisayarı açarım ki elimde kahveyle döneceğim için hazır olsun herşey. Gerçi yatmadan önce baktığım yerler ben uyanana kadar ne kadar değişmiştir orası ayrı. Duş, giyinme derken şimdi saati düşünelim. Taksim'de buluşacaksak. Yarım saatte giderim.10:30 iyi ama evden metroya yürümek 4 dakika desek geriye 26 dakika kalır. Ha Galatasaray Lisesi önünde buluşacaksak bu zaman yeterli. Ya iki dakika erken çık illa nedir bu tam zamanında gitme sevdası. Biliyorum bak ben gidicem metro istasyonuna orda bi sigara içeyim diycem nasılolsa çabuk geçiyor derken en bir metro kaçırıcam. Aksaray'dan otobüsle değil de dolmuşla gelirim süper hızlı olur. en iyisi 10'da çıkayım ben. Yarım saat erken gidersem danışmanda otururum (Emir Beyim sağolsun ;)) öyle geçer. Bak geç kalıcam zamanı düşünürken çık evden. Laaann yarım saat daha mı uyusam :) bak eveet. ne güzel olur ha. 9:30'da hatta 9:45'te kalkarsam zaman yeter. Yeter yeter.. Hmm.. Tamam oldu. 10'da kalkıyım ben yarım saatte hazırlanır çıkarım. Yeter tabii ya. Kahve içmesem zaman kalır. Hatta dur 5 dakikada duş alsam herşeye zaman kalır. Eureka! Hakkatten tamamdır bu iş. Ya da 12 gibi yatayım sabah 6'da kalkayım hem yarım saat koşarım, sonra da işlerimi yaparım. Hmm zor lan.. Yok en iyisi 10:20'de kalkıyim 5 dakika duş 5 dakika da hazırlanır çıkarım. Aha düşünürken uykum geldi. Hemen yatayım yarın döndükten sonra yaparım işleri hem dinlenmiş hem de stres atmış olurum ooh mis gibi. Beynim yandı ya düşünürken. Bu kadar da olmaz ki bi insan kendi üstüne bu kadar gelmez ;p&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SBtjcZDqIsI/AAAAAAAAAaU/iy1OCV-Wnck/s1600-h/looking_for_you_by_naughtydreadss.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SBtjcZDqIsI/AAAAAAAAAaU/iy1OCV-Wnck/s400/looking_for_you_by_naughtydreadss.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195855934515716802" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tamam ben hiç yormayayım kendimi ne zaman uykum gelirse yatayım ama çok yoğun yahu. Yoruluyorum ben de insanım. Gerçi yine de hiç birşey yapmıyorum gibi ama dur neyse kafam karıştı. Sağlıklı düşünemiyorum. Zaten yarın 11'de biriyle buluşmayacağım. Yok öyle biri işte.. Olmasını istesen de olmuyor.. off dur yine kafam bulandı. Lost'un 10. Bölümü çıktı değil mi? Önce onu izleyeyim sonra oturup çalışırım. Zaten Sabah 9'da gidip yaptığımız arabayı alıp başka biryere götüreceğim sonrası yine yoğun. Ne güzel ama yoğun ama hergün ayrı bir heyecan :) hoşuma gidiyor. Boş boş oturmaktan iyidir. önümüzdeki 10 yıl içerisinde Forbes'a çıkacağım lan!.. ehehe olacak bu :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-6963202714608996204?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/6963202714608996204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=6963202714608996204' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6963202714608996204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/6963202714608996204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/zamana-kar-omuz-omuza.html' title='Zamana karşı omuz omuza..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_alCsML1LN-A/SBtlMZDqItI/AAAAAAAAAac/W6YGW8oFTxI/s72-c/Time_by_DianaCretu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-1624836053935901445</id><published>2008-05-01T11:10:00.003+03:00</published><updated>2008-05-01T12:08:42.629+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Takıntılar'/><title type='text'>1 Mayıs! Neşe doluyor insan..</title><content type='html'>Venceremos! Venceremos! diyip meydanlarda dolaşmak da enteresan olurdu da. Kavga dövüşten ve bu tür eylemlerden hep uzak oldum ben. Evde oturur Inti İllimani dinlerim, Buena Vista Social Club'ın hastasıyım ama bu teorik çalışmaları pratiğe dökmeye hiç niyetim yok zira yarın öbür gün dev bir şirket kurup viva la capitalism! diyecek olduğumdan ;p kendimi yalancı çıkarmayayım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulun yarısı bitiyor. Yarısı dediğimden kasıt bir bölüm bitiyor sonunda. Geçmiş zaman olur ki'de yaptığım hatalardan mütevellit (ya da mütevazi mi olacaktı yoksa ;p) bir türlü kıramadığım kısır döngüyü sonunda kırdım. Bundan sonrasında herşey daha zor olacak orası kesin. İşe gitmediğinde mesela bugün işlediğiniz konuları senden fotokopi çektiririm yok artık. Bu arada bu kadar fotokopi manyağı olmadan önce mesela 1. sınıfın güz döneminde ben çok iyi not tutardım. Allahı var şimdi de istediğimde iyi not tutarım Bu konuda ilk 4'e girer finalfour oynarım. Sonra ikinci dönem fotokopinin icadıyla bıraktım artık. Yarı tutar yarı tutmaz oldum. Şimdilerde yine gerektiğinde elim kaleme gidiyor ama sadece gerektiğinde. Zaten son an gelip de gerekmedikçe olmaz hiçbirşey şans yaver gider heryer bağ bahçe olur. Eski bir çin atasözü de der ki şans hazırlıklı olanın yanındadır. Bir de merak ettiğim birşey var ki o da hiç yeni çin atasözünün olup olmadığı. Yani çin tarihinin bir döneminde söylenmiş bunlar öyle kalmış. Romalılar zamanında filan da acaba eski bir çin atasözü der ki.. diyalogları geçer miydi. En güzel sözleri söylemede ilk 3'e rahatlıkla girebilecek olan Romalıların sözlerini güzel kılan şeylerden biri de acaba latince söylenmiş olmaları mı bilmiyorum ama hem içerik hem fonetik olarak güzel. Bir de "in vino veritas" var ki "gerçek şarapta yatar" der. Doğrudur sever sayarım. Bunun üstüne ortaokul veya lisede olsaydık ben de Türkçe öğretmeni olsaydım kompozisyon yazdırırdım. Ertesi gün de soruşturma açılırdı hakkımda kovulurdum. Aman yaa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Those were the days.. diyip geriye bakmıyorum. Çünkü geçmiş zaman öyle birşey ki unutup, ders almazsan şimdiki zamanı, geleceği yokedebiliyor. Çok da hatırlarsan yine aynısını yapıyor. Yok buna izin vermem ben. Şimdiki zamanda çok sevdiğin birini geçmişten gelen karanlık yüzünden ulaşamamak, o karanlık onun ışığının seni aydınlatamaması ne kadar acı vericidir. Yok uzun zamandır ben master of depression modundan çok uzaktayım ama fani dünyanın diğer problemleri çok kendimi veremiyorum hepsine. Sonra dün konuştuğum ki beni hayatında ilk defa gören bir insan kendini çok dağıtmışsın böyle gidersen birkaç yılda tükenirsin koparsın hepsinden dedi. Nereye gideceğine neyi yapacağına karar vermediğin için bu kararsızlık seni yer dedi. Doğru dedi. Ben de biliyorum. Aslında çözümünü bilmediğim hiçbir problemim yok benim de. Çözmemek işime geliyor sanırım ;p&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen hiç şizofren oldun mu? Sorusuna "az kalsın dün sabah oluyordum" yanıtını veririm. Sabahın 6'sında uyanmak zor. Tabii 3:30'da yattıktan sonra daha da zor oluyor. Uyandığımda hiçbirşey yok, alışılmışın aksine dinç de kalkmışken ya biraz daha yat sen sesi kulaklarım da. Sonra uyanıyorum  biraz daha iyidir. Tekrar yat.. Nereye kadar? Benim bir manyaklığım zamanla ilgili de onu sonra yazayım size. Mesela yarın. Banyodayken artık ya kim girecek duşa ne güzel yatsana düşüncesinden sonra "Ne oluyor bana yahu!" diyip sanki bir bohemden uyandım :) Az kalsın Fight Club'daki Tyler Durden gibi oluyordum da zor kurtuldum. Şimdi bu cümleyi yazarken keşke kurtulmasa mıydım da diyorum :) Hayata bakışımız aynı da işte benim bi hayali arkadaşım eksik o kadar ;p in tyler veritas..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. Biz daha öğrenciyiz ne işimiz var dedim. Ha okulu bitirin işe girin hele bi işçi emekçi olun ondan sonra gidin ne yaparsanız yapın :) Barbaros'un aşağısına ineni polis, yukarı çıkanı da göstericiler dövüyordu geçen yıl. Beşiktaş'ta kalmakla akıllık ettim yoksa yolumun üstü savaş alanı olacaktı sabah. Ben kesin Beşiktaş'a taşınmalıyım diye de yine içimdeki tyler durden dürtüyor. Hele bi işe girelim bakarız artık. Ne güzel güzel aşağıya inip sahile inip gemileri saysaydık. Hayat ne garip vapurlar filan diyip gülseydik.. "-dik" i çıkar -sek koy. Şimdiki zamana, gelecek zamana bakıyoruz artık ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-1624836053935901445?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/1624836053935901445/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=1624836053935901445' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1624836053935901445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/1624836053935901445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/05/1-mays-nee-doluyor-insan.html' title='1 Mayıs! Neşe doluyor insan..'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-13931168.post-3375912056136721173</id><published>2008-04-28T20:59:00.004+03:00</published><updated>2008-06-03T01:30:43.561+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haftanın Klibi'/><title type='text'>Live 4 it! Haftanın Klibi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="420" height="365"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x5loux&amp;amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x5loux&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="365" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x5loux_sarp-tek-basina-by-aluxton_music"&gt;Sarp - Tek Basina by Aluxton&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Uploaded by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Aluxton69"&gt;Aluxton69&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Nevizade her zamanki gibiydi zaten. Haftasonu dışarı çıkan insanların %78 yeni bir sevgili bulmak için dışarı çıkıyor biliyor musunuz. Hatta garip olanı da ki bence değil aslında bu yüzde yetmişsekizlik kesimin %92'si gece sonunda yine eski sevgilisini arıyor. İstatistik bilimi hoş şey vesselam. Tabii böyle bir amacım yoktu benim, sınavlar sonrasında güzel olur nevizade.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözümün yaşarması sigara dumanından olmasa gerek. sigarayı mı yoksa telefonu mu sağ elinde tutma konusunda kendimi yerken hangisi daha önemliydi. Nasıl olsa açmayacaktı. Beyhude çırpınıştı sadece. Dar sarmal merdivenler... İnip çıkan insanlar, sevgililer, elindeki siparişi götürenler.. ve bir merdiven köşesine yaslanıp önünden geçenleri izlemek.. Tam kendinde olmadığını sen de biliyorsun. Numaraları hatırlamakta güçlük çekiyorsun. Karşına telesekreter çıkıyor. Afallamak böyle birşey işte..Hiç olmamıştı.. Meşgul tonları ya da ardı ardına gelen aynı çalma seslerinin sonunda telefonun artık cevap yok demesi. Yanlış çevirdiğini sonradan anladığın numaranın telesekreterine dökmek içini.. Bilmeden, hiç tanımadığın birine daha kendini rezil etmek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar da hızlı geçti zaman, ne kadar da değişti herşey, neler yaptım bilmiyorsun. Söyle diyorum.. Ne kadar da zayıfmışım böyle diyorum. Kabuğun altı ne kadar da boşmuş. Yine de devam ederken böyle... Tek başına.. Anlamaları zordu. Ben de anlatmadım zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarp - Tek Başına bu hafta Haftanın Klibi'nde bizlerle. Bu şarkıyı her dinlediğimde, kim söylerse söylesin. İçime sonbaharı getiriyor ya da yazın serin akşamlarını, sonbaharda kahve içerken sonrasında alkolün verdiği başka hiçbirşeyde olmayan öyle sarhoş olsam ki havası.. Ne yaparsan yap olmayacak diye bir tokat.. "Seni ben seviyorum.. o değil! Sense, kimseyi değil sadece duyguları seviyorsun!.." diyen yaşlı gözler. Yüzüne gelen darbe kalbini acıtıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta diliyorum. Belki karşılaşırız birgün..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13931168-3375912056136721173?l=livefourit.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://livefourit.blogspot.com/feeds/3375912056136721173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=13931168&amp;postID=3375912056136721173' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3375912056136721173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/13931168/posts/default/3375912056136721173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://livefourit.blogspot.com/2008/04/live-4-it-haftann-klibi_28.html' title='Live 4 it! Haftanın Klibi'/><author><name>eroy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14213809696620422930</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://static.flickr.com/1/130323892_5661c513a7.jpg?v=0'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
